Categories
Rehber Web Geliştirme

Mobil Uyumlu Web Sitesi Nasıl Oluşturulur? & Responsive Tasarım

Günümüzde akıllı telefonların kullanımının artması, alışveriş platformlarının ve diğer uygulamaların mobil uyumlu web sitesi tasarımı ile etkileşimi ve kullanımı yaygınlaştıkça, kullanıcı deneyimini kolaylaştıran tasarımların da önemi daha etkili hale geldi.

Responsive tasarım, web sayfalarının akıllı telefonlar, tabletler, dizüstü bilgisayarlar ve masaüstü bilgisayarlar dahil olmak üzere pek çok cihazda uygun boyutlarda görüntülenmesini sağlayan bir web tasarım türüdür.

Mobil uyumlu web sitesi oluşturma hakkında yeterli tecrübeniz veya bilgi birikiminiz yoksa, FastnTech olarak alanında uzman tasarımcı ve geliştirici ekibimizle sizlere yardımcı olabiliriz.

 

responsive tasarım illüstrasyon dizüstü bilgisayar masaüstü bilgisayar telefon alışveriş sepeti çizimleri var

Mobil Uyumlu Web Sitesinde Responsive Tasarım Nasıl Çalışır?

Responsive bir web sitesi, kullanıcıların eriştiği cihazın türünü tanımlar ve daha sonra siteyi, bu cihazların ekranına mümkün olduğunca uygun bir şekilde sığdırarak, en iyi görünümü elde edecek şekilde yapılandırır.

Bu yapı genellikle, sitedeki içeriğin herhangi boyuttaki bir cihazın ekranına en etkili görünümü ve düzeni baz alarak  kutular şeklinde, sitedeki içeriğe en etkili ve kolay erişimi sağlayarak tamamlar.

Neden Responsive Tasarım?

fastntech responsive tasarım web site mock-up

Dünya genelinde akıllı mobil cihaz kullanım oranı %67 iken, Türkiye’de bu oran %89’dur. Masaüstü ve dizüstü bilgisayar gibi cihazlarda ekran büyüklüğü ve görüntü açısının genişliği, web sitesinin kolay ve rahat bir şekilde görüntülenmesini sağlar.

Fakat mobil cihazlarda ve tabletlerde ekran boyutu küçüldüğü için, site tasarımını kullanıcıya dikey ekranda en etkili ve kolay bir şekilde sunmak gerekir.

Mobil uyumlu web sitesi için bütün bu etkenler göz önünde bulundurulduğunda, bütün cihazlar için uygun tasarımı oluşturmak ve görünümü en iyi şekilde optimize etmek, web sitesinin kalitesini ve uyumluluğunu önemli ölçüde artırır.

Sorunsuz Bir Alışveriş Deneyimi Sağlamak

Son yıllarda mobil cihazlar üzerinden yapılan alışveriş sayısı önemli ölçüde artmaktadır. Buna bağlı olarak insanların mobil cihaz üzerinden yaptığı gezinme ve etkileşimler, kullanıcı deneyimi açısından önemli bir hale gelmiştir.

Bu deneyimin sağladığı kolaylık, tek seferlik site ziyaretlerinin önüne geçerek, alışveriş yapılan web sitesindeki müşterileri de elde tutma olasılığını da arttırır.

Böylece responsive tasarımın oluşturduğu mobil uyumlu web sitesi, müşterilere tam anlamıyla alışveriş deneyimi sunmayı da sağlar.

Responsive Tasarım Yaparken Düşünülmesi Gerekenler

Kullanıcı deneyimi bizim için anahtar niteliğindedir. Responsive tasarım, bir masaüstü web sitesini mobil uyumlu yapmaktan daha fazlası olmalıdır. Çünkü bir mobil cihaz kullanılırken kullanıcının deneyimini, etkileşimini ve gerçekte aradığı en temel içeriği dikkate alarak, tasarım bu etkenlere göre yapılmalıdır.

Responsive tasarım için uygun fotoğraflar kullanmak, web sitesi yapısı ve görüntüsü için en önemli etkenlerden biridir. Fotoğrafların mobil uyumlu web sitesi ekranlarında nasıl ölçekleneceğini ve yerleşeceğini düşünmemiz gerekir.

Çünkü kısıtlı alanı olan mobil cihazlarda, kullanıcılara fotoğrafları ve içerikleri en net ve göze hitap edecek şekilde göstermek hem web sitesinin sürekliliğini hem de ziyaret süresini uzatır.

Responsive tasarımda, mobil uyumlu web sitesi menü görünümü büyük önem taşır.

Masaüstü ekranlar için tasarlanan menülerin genişliği mobil cihazlara sığmadığı için, küçük ekranlarda hamburger menü kullanılır. Bu menü geniş olan menü kısmını dikey olarak yerleştirir. Böylece kullanıcı rahat bir şekilde erişim sağlarken, web sitesinin de kullanılabilirliği artar.

Adaptive Tasarım ve Responsive Tasarım Arasındaki Farklar

Adaptive tasarımlar genelde sabit genişlikteki cihazlar için kullanılır. Örneğin genişliği 16:9 oranında olan bir masaüstü bilgisayar ekranı için güzel görünüme sahip olan bir web sitesi, 4:9 – 8:9 gibi orana sahip olan cihazlarda kaymalara, taşmalara ve görüntüde eksilmelere neden olur.

Responsive tasarım ise Adaptive tasarımın aksine, görüntülendiği her cihaza uyacak şekilde tasarlanır. Bu durum, sitede uygulanan temanın daha farklı boyutta cihazlara hitap etmesini sağlar.

Fakat kodlaması ve tasarımı, Adaptive tasarıma göre daha uzun olsa da, web sitesinde sürekliliği ve görünümü her zaman en üst noktaya taşır.

Günlük kullanımlarda en az 2 farklı cihaz kullanıldığını düşündüğümüzde, mobil uyumlu web sitesi için responsive tasarımın kullanıcılara daha tutarlı ve göze hitap eden bir görünüm sunduğunu söyleyebiliriz.

 

Categories
Rehber Web Geliştirme

Rekabetin Gerisinde Kalmayın: Web Site Hızlandırma Yolları

Web sitenizin iyi veya kötü performans gösterdiğini nasıl anlarsınız? Bu performansı ölçmek için hangi araçları veya metrikleri kullanıyorsunuz?

Bu sorulara cevap veremiyorsanız, iş dünyasında yalnız değilsiniz. Pek çok işletme, hiçbir fikre sahip değil veya bu konunun çok karmaşık olduğunu düşünüyor.

Tasarım ve içerik olarak ne kadar dolu bir siteniz olsa da sitenizin hızı düşük ise ziyaretçilerinizin %80’ini kaybediyorsunuz demektir.

Web site trafiğinizin artmasını ve ziyaretçilerinizin sitenizde daha fazla vakit geçirmesini sağlamak istiyorsanız, web sitenizin yavaş olmaması gerekir.

Ayrıca Google’un sıralama algoritmaları arasında 200’ün üzerinde farklı madde mevcuttur. Bunlar arasında ilk üç maddede sayfa açılış hızı yer alır.

Web Site Hızı Nasıl Ölçülür?

PageSpeed Insights

google page speed insights sayfa hızı ölçme aracı web sayfası ekran görüntüsü
Google ekibi her zaman web performansı optimizasyonu ve araçlarının ön saflarında yer almıştır. PageSpeed Insights sayfalarınızı analiz eder, daha sonra onları daha hızlı hale getirmek için öneriler oluşturur.

GT Metrix

gt metrix sayfa hızı ölçme aracı web sayfası ekran görüntüsü

PageSpeed Insights’a alternatif olarak kullanabileceğiniz, Google Page Speed ​​ve YSlow kullanarak sayfanızın hız performansını analiz eden ücretsiz bir araçtır.

Web sitemizin hızını nasıl ölçeceğimizi öğrendiğimize göre, 2 adımda web site hızlandırma yolları tavsiyelerimizi detaylandırmaya başlayalım.

1. Gzip Sıkıştırma

Gzip (GNU zip) bir dosya formatı ve dosya sıkıştırma ve açma için kullanılan yazılımdır. Gzip sıkıştırması sunucu tarafında çalışır ve html, css ve JavaScript gibi metin dosyalarınızın boyutunda azalma sağlar. Bu sayede sayfa açılış hızınızda fayda sağlamış olursunuz.

Gzip sıkıştırmayı etkinleştirmek için .htaccess dosyanıza erişmeniz gerekmektedir.

Aşağıdaki kodu .htaccess dosyanıza ekleyip, mod_deflate (önerilen) methoduyla gzip sıkıştırmasını başlatabilirsiniz.


<IfModule mod_deflate.c>
AddOutputFilterByType DEFLATE text/html
AddOutputFilterByType DEFLATE text/css
AddOutputFilterByType DEFLATE text/javascript
AddOutputFilterByType DEFLATE text/xml
AddOutputFilterByType DEFLATE text/plain
AddOutputFilterByType DEFLATE image/x-icon
AddOutputFilterByType DEFLATE image/svg+xml
AddOutputFilterByType DEFLATE application/rss+xml
AddOutputFilterByType DEFLATE application/javascript
AddOutputFilterByType DEFLATE application/x-javascript
AddOutputFilterByType DEFLATE application/xml
AddOutputFilterByType DEFLATE application/xhtml+xml
AddOutputFilterByType DEFLATE application/x-font
AddOutputFilterByType DEFLATE application/x-font-truetype
AddOutputFilterByType DEFLATE application/x-font-ttf
AddOutputFilterByType DEFLATE application/x-font-otf
AddOutputFilterByType DEFLATE application/x-font-opentype
AddOutputFilterByType DEFLATE application/vnd.ms-fontobject
AddOutputFilterByType DEFLATE font/ttf
AddOutputFilterByType DEFLATE font/otf
AddOutputFilterByType DEFLATE font/opentype

# For Older Browsers Which Can't Handle Compression
BrowserMatch ^Mozilla/4 gzip-only-text/html
BrowserMatch ^Mozilla/4\.0[678] no-gzip
BrowserMatch \bMSIE !no-gzip !gzip-only-text/html
</IfModule>

 

Kullandığınız sunucu mod_deflate’yi desteklemiyorsa mod_gzip uygulayabilirsiniz.

 


<ifModule mod_gzip.c>
mod_gzip_on Yes
mod_gzip_dechunk Yes
mod_gzip_item_include file \.(html?|txt|css|js|php|pl)$
mod_gzip_item_include mime ^application/x-javascript.*
mod_gzip_item_include mime ^text/.*
mod_gzip_item_exclude rspheader ^Content-Encoding:.*gzip.*
mod_gzip_item_exclude mime ^image/.*
mod_gzip_item_include handler ^cgi-script$
</ifModule>

Eğer WordPress kullanıyorsanız;  GZip Ninja Speed Compression eklentisini kurup gzip sıkıştırmayı etkinleştirebilirsiniz.

Joomla kullanıyorsanız; yönetici panelinin Sistem > Genel Yapılandırma > Sunucu bölümünden gzip sıkıştırmasını etkinleştirebilirsiniz.

2. Görsel Optimizasyonu

görsel optimizasyon örneği

Kalite ve Boyut Dengesi

Web sitenizde genellikle kullanıcılara kaliteli görseller sunmak istersiniz. Fakat kaliteli görseller, dolayısıyla yüksek boyuta sahip olacak ve web sayfanızın açılış hızını en çok etkileyecek faktörlerin başında gelecektir. Bu nedenle web sayfanıza yüklenecek tüm görselleri öncesinde mutlaka optimize etmeli ve kaliteden olabildiğince ödün vermeyerek küçültmelisiniz. Görsellerinizi optimize edebileceğiniz bir çok ücretli ve ücretsiz araç bulunmaktadır.

Ertelemeli Görsel Gösterimi (Lazy Load)

Geç yüklemenin temel fikri, görüntüleri yalnızca kullanıcıların bunları görüntülemesi gerektiğinde yüklemektir. Kullanıcılar sayfadaki tüm öğelerin yüklenmesini beklemek zorunda kalmazlar ve bu nedenle web sayfasını daha erken kullanmaya başlayabilirler.

Bu, sayfalarınızın yalnızca ekranın üst kısmındaki resimleri göstereceği anlamına gelir; geri kalanı, kullanıcı sayfayı kaydırır kaydırmaz gelecektir.

Teknik olarak konuşursak, Lazy Load ziyaretçilerinizin mevcut görüntü alanını kontrol eden ve yalnızca ekranın üst kısmındaki görüntüleri, yani onlar tarafından görülebilen görüntüleri yükleyen bir JavaScript’tir.

Lazy Load Nasıl Kullanılır?

  •  Pure Javascript

HTML:


<img class="lazy" data-src="Görselin Adresi veya Sitedeki Yolu" />

CSS:


.lazy{
display:block;
width:100%;
}

.text-area{
margin:30px 0;
}

JQuery:


$(document).ready(function () {
  $(window).scroll(function () {
    $(".lazy").each(function () {
      if (
        $(this).offset().top <
        $(window).scrollTop() + $(window).height() + 100
      ) {
        $(this).attr("src", $(this).attr("data-src"));
      }
    });
  });
});
  • 3. Parti Uygulamalar

Jquery Lazy Load

Vanilla Lazy Load

Dosya Formatı Seçimi

En çok kullanılan dosya formatları JPEG ve PNG dışında çok bilinmeyen WebP dosya formatını seçmek site hızımız açısından çok uygun olacaktır. Google tarafından JPEG formatının yerini almasını amaçlayarak geliştirilen WebP formatı, kaliteden ödün vermeden resim dosya boyutlarını küçültmek amacıyla son yıllarda oldukça yaygınlaşmıştır.

WebP’nin diğer formatlara göre birçok avantajı vardır.

  • Dosya boyutları çok daha küçüktür.
  • Boyutları küçük olmasına rağmen kaliteleri bozulmaz.
  • Her türlü görsel formatı WebP’ye dönüştürülebilir.
  • Diğer formatlara göre daha fazla sıkıştırılma özelliğine sahiptir.
  • Diğer formatlara göre daha hızlı yüklenen görsel formatıdır.
  • Kaynak tüketimini minimum seviyede tutar.

WebP’nin dezavantajları ise, formatı yaygın olarak desteklenmiyor. Adobe Photoshop gibi yaygın kullanılan görüntü işleme programları WebP’ dosya formatını desteklemiyor. ImageMagick, Pixelmator, XnConvert ve Leptonica WebP uzantısını destekleyen az sayıdaki uygulamalar arasında sayılabilir.

PNG ve JPEG dosyalarınızı WebP’ye dönüştürebileceğiniz web siteleri:

Web sitenizi hızlandırmak veya diğer hizmetlerimizle profesyonel yardım almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Categories
Dijital Pazarlama Rehber SEO

Evergreen İçerik Nedir? Nasıl Oluşturulur?

Sektörel anahtar kelimeler bakımından zengin, yoğun bir şekilde organik trafik alan ve çokça geri bağlantıya sahip bir web sitesi oluşturmanın sırrını bilmek ister misiniz? Evergreen içerik oluşturmak.

Anahtar kelime nedir?

Bu makalede, evergreen içerik nedir, neden önemlidir ve evergreen içeriği içerik pazarlama stratejilerinizde nasıl kullanabileceğinize değineceğiz.

Evergreen içerik, güncelliğini hiçbir zaman yitirmeyen içerik türüdür. Güncel haberler ve mevsimsel olarak ilgi seviyesinin değişebileceği içeriklerden ziyade, okuyucuların her daim ilgisini çekebilecek içeriklerdir.

evergreen içerik nedir kapak fotoğrafı yeşillik içindeki tabelada evergreen içerik nedir yazıyor

Evergreen terimi, yıl boyunca yeşil yapraklarını dökmeyen bitkilerden esinlenerek ortaya çıkmıştır. Mantıklı bir adlandırma değil mi? Ancak, tanıma daha yakından bakacak olursanız, iki önemli konuya değinildiğini fark edeceksiniz: İçerik ve konusu.

 Evergreen İçerik Konu Örnekleri

Evergreen içerik, her zaman içinde tutarlı bir ilgi barındıran ve aranma hacmi her daim yüksek olan konularda yazılmaktadır.

Örneğin,

“Nasıl kilo verilir?” arama sorgusuna oluşturulacak bir içerik, bugün olduğu gibi, 50 yıl sonrasında da okuyucuların dikkatini çekecektir.

“Patlıcan yemeği tarifleri” hakkında yazılacak bir içerik, yemek pişiren kişileri her daim ilgilendirecek konuda olacaktır.

Öte yandan, yalnızca belirli bir dönem boyunca okuyucuların ilgisini çekecek konulardaki içerikler, evergreen olmayan içerik kabul edilmektedir.

Örneğin,

“COVID-19 PCR Testi” anahtar kelimesinde yazılan bir içeriğin, pandemi dönemi bittikten sonra aranma hacmi düşeceği için organik trafiğinin düşmesi beklenmektedir.

“Olimpiyatlar” ile ilgili üretilecek bir içerik, yalnızca yılda iki dönem boyunca okuyuculara hitap edecektir.

Evergreen içerik nedir sorusunun cevabı şudur: hiçbir zaman güncelliğini yitirmeyen, asla eskimeyen bir konuyla ilgili içeriktir.

Dün oynanan futbol maçı skorları hakkında bir yazı yazarsanız, konuya devam eden ilgiye rağmen, bir hafta geçmeden okuyucu ilgisinin düşmesi sebebiyle yüksek bir yatırım getirisi elde edemezsiniz.

Evergreen olmayan içerikleri yönetme yollarıyla ilgili daha detaylı bilgi almak istiyorsanız, okumaya devam edebilirsiniz!

Evergreen İçerik Neden Önemlidir?

2016’da Donald Trump seçimi kazandığında, New York Times kendi web sitesi üzerinden konuyla ilgili bir içerik yayınladı.

Konuyla ilgili içerik üreten ilk birkaç web sitesinden biri oldukları için, sitelerinin organik trafiğinde büyük bir artış gözlemlendi.

new york times dergisinin kendi web sitesinde yayınladığı donald trump seçimi kazandı yazısının aldığı organik trafiğin zaman içindeki grafiği

Ancak, bu ilgi yalnızca birkaç ay sürdü. Amerikan halkı, Donald Trump’ın iktidarda olmasına alıştıkça, “Donald Trump’ın seçimi kazanması” konusuna ilgilerini kaybettiler.

Bu nedenle, ilgili konunun bulunduğu web sayfasına gelen trafik hızla düştü.

Evergreen olmayan, ancak güncel dönemde ilgi çekebilecek bir konuda içerik yayınladığınızda, büyük ölçüde bir organik trafik patlaması yaşarsınız. Buna, “spike of hope” adı verilir. Zamanla, ilgi azaldıkça, aynı hızla düşen trafiğe ise “flatline of hope” denir.

Evergreen olmayan içerikler yazmanız gerekiyorsa, web sitenize düzenli olarak içerik girişi yapmanız gerekir. Aksi halde, durgun olduğunuz dönemlerde trafiğiniz hızla düşecektir.

İşte tam da bu yüzden, evergreen içerik nedir sorusunun yanıtını çok iyi biliyor olmalısınız.

Evergreen İçerik Yazmanın Avantajları Nelerdir?

Daha az iş.
Yayınladığınız evergreen içeriği sık sık güncellemeniz gerekmez. Bu da, farklı konularda içerik yazmanıza zaman yaratmak anlamına gelmektedir.

Düzenli organik trafik.
Google, web kullanıcılarının arama sorgularıyla en ilişkilendirilebilir sayfaları göstermektedir. İçeriğiniz güncel değilse, arama motoru sonuç sıralamasında yükselmek oldukça zordur.

Web sayfalarınızı iki ayda bir güncelleyecek iş gücünüz bulunmuyorsa, tek çareniz evergreen içerik üretmektir.

Gelecek hafta insanların ilgisini kaybedeceği haberleri içeriğinizde işlemeyin. Yalnızca eskimeyen konuları hedefleyin!

Nasıl mı? İki aşamalı bir süreçle;

1. Adım: Evergreen Konu Araştırması

Hiçbir zaman eskimeyecek konuları bulmak, trendlere göre değişebilecek konulardan uzak durmak, tutarlı arama trafiği olabilecek konulara odaklanmakla ilgilidir.

Bunu yapmak için öncelikle evergreen içeriğiniz için konu araştırması yapmalısınız.

Anahtar kelime araştırması ve içerik üretme gibi SEO çalışmalarına ayıracak vaktiniz yoksa veya yeterli bilgi birikiminiz olmadığını düşünüyorsanız, bizimle iletişime geçebilirsiniz!

Aranma Hacmi Yüksek Anahtar Kelimeler Bulun

Web sitenizde sunmak istediğiniz birkaç konu üzerinde beyin fırtınası yaparak işe başlayabilirsiniz.

Evergreen içeriğimiz için belirlediğimiz anahtar kelime “sağlıklı kilo verme” olsun.

sağlıklı kilo verme anahtar kelimesi ahrefs aranma hacmi gösterimi

Kelimenin aranma hacmine bakın: 1.800

Anahtar kelimenin yeterli organik trafik çekme potansiyeli var mı? Yoksa, insanlar konuyla ilgili satın alma gibi farklı bir eğilimde mi?

Durumun bu olmadığına emin olmak için, arama sorgusunu Google’a yazın ve çıkan sayfalarda bahsedilen konuları inceleyin.

Son olarak, arama motoru sonuç sıralamasında ilk 10’da yer alan web sayfalarının aldıkları trafiği kontrol edin, eğer rakam yüksekse, belirlediğimiz anahtar kelime evergreen içerik üretmede kullanılabilir.

sağlıklı kilo verme yazıldığında google ın gösterdiği sonuçlar ve bu web sayfalarının aldığı trafik ahrefs görünümü

Kullanıcı İlgisinin Zaman İçindeki Değişimini İnceleyin

Belirlediğiniz anahtar kelimenin yüksek aranma hacmi olabilir. Ancak, konuya olan ilginin zaman içinde nasıl değiştiğine emin olmalısınız.

Google Trends ücretsiz aracıyla, konunun zaman içindeki popülerliğini inceleyebilirsiniz.

“Sağlıklı kilo verme” anahtar kelimesinin trendine bir bakalım;

google trends sağlıklı kilo verme arama trendi zaman içindeki değişim evergreen içerik nedir

Şimdi de, “yılbaşı” anahtar kelimesi için kullanıcı trendini inceleyelim;

yılbaşı arama sorgusu google trends evergreen olmayan içerik

Gördüğünüz gibi, mevsimsel olarak yükselen ve yılın kalan aylarında düşen bir kullanıcı trendi söz konusudur.

Yukarıda verdiğimiz iki örnekten de anlayabileceğiniz gibi, “yılbaşı” anahtar kelimesi hedeflenerek yazılacak içerik, evergreen olmayan içeriktir. “Sağlıklı kilo verme” anahtar kelimesi hedeflenerek yazılan bir içerik ise, evergreen içeriktir.

Kullanıcı Eğiliminin Tutarlı Olduğuna Emin Olun

Arama yapan kişinin Google’a bir arama sorgusu yazarkenki amacına kullanıcı eğilimi denir.

Kullanıcı eğilimi net olmayan bir anahtar kelime için içerik üretildiğinde, arama motoru sonuç sıralaması grafiğinizde dalgalanma olacaktır.

Bu durumda, içeriğiniz teknik olarak “güncel” bile olsa, Google kullanıcı eğilimine göre sıralama yapacağı için içeriğiniz ilk sayfada çıkmayacaktır.

Tek yapmanız gereken, Google’a anahtar kelimenizi yazmak ve çıkan ilk 10 sonucu incelemek! Eğer arama motoru sonuçlarında çıkan sayfalar blog yazılarından oluşuyorsa, kullanıcı eğilimi konusunda endişe etmenize gerek yoktur.

2. Evergreen İçerik Yazmak

Evergreen içerik oluşturmak işin en kolay kısmıdır. Arama motorlarının gözünde evergreen olmayı sürdürmek ise işin zor yanıdır.

Peki, bunu nasıl başarabilirsiniz?

10X İçerikler Üretin

Google’ın amacı, arama sorgusu yapan kullanıcılara en ilişkilendirilebilir sonuçlar sunmaktır.

En iyi sonuç sıralamasında olmak için ise, yüksek kaliteli içerikler yazmanız gerekmektedir. Çünkü, düşük kalitede içerikler herkes tarafından üretilebilir.

Belirlediğiniz konu hakkında üstünüze olmadığını göstermeniz gerekiyor. Dijital pazarlama dünyasında bu stratejiye 10x içerik denmektedir.

İçeriğiniz diğer web sayfalarındaki gibi 1X ise, web sitenizle rekabet etmek oldukça kolaydır. Rakiplerinizin sayfalarında yer alan 2X içerikten daha yüksek kelime sayısına sahip bir içerik üretebiliyorsanız, şansınız daha yüksek olur.

Özellikle aranma hacmi yüksek ve rekabetin çok olduğu bir anahtar kelimede yazdığınız içeriğin gösterim elde etmesini istiyorsanız, 10X içerik stratejisinden başka çareniz yoktur.

10X içerik stratejisinin bir diğer artısı, uzun vadede ilk sayfa sıralamanızı koruma şansınızın daha yüksek olmasıdır.

İçeriğinizi oluşturduktan sonra, aşağıdaki kontrol listesinin üstünden geçmenizi tavsiye ederiz;

Kalite.
Web sayfanızın tasarımınız kullanıcı dostu mu? İçeriğinizin okunması kolay mı? İçerik dili eğleceli ve faydalı mı?

Özgünlük.
İçeriğinizi oluşturduktan sonra, mutlaka özgünlük kontrolü yapmalısınız. 100% özgün yazılan içerikler, kullanıcılar ve arama motoru botları tarafından alanında uzman kabul edilmenize yardımcı olur.

Yazdığınız içeriğin özgünlük oranını, aşağıdaki ücretsiz araçlar üzerinden kontrol edebilirsiniz:

İçeriğinizin Ömrünü Kısaltacak Konulara Değinmeyin

Bazı içerik pazarlamacılar, makalelerinde popüler kültüre atıfta bulunmayı sever. Ancak, evergreen olmasını hedeflediğiniz içerikte, popüler dizi karakterlerinden veya güncel olaylara değinmek, uzun vadede yatırım getirinizi düşürebilir.

john snow içerik pazarlamasını öğretiyor makalesinin zaman içindeki organik trafiği

İçerik pazarlamacıların bunu yapmasının asıl nedeni, okuyucuların ilgisini artırmaktır. Bu strateji, kısa vadede organik trafik miktarında bir artışa neden olsa da, evergreen içerik oluşturma yöntemlerinden biri olarak kabul edilmemektedir.

İçeriğinizin Ömrünü Kısaltacak Bir Dil Kullanmayın

Mümkünse, evergreen içerik oluştururken aşağıdaki ifadeleri kullanmaktan kaçının:

  • Geçen ay,
  • Dün,
  • 201X.

Çünkü bu tür kelime grupları, içeriğinizin belirli bir tarihten sonra eskimiş olduğu izlenmini verecektir.

Öte yandan, meta başlığa yıl eklemek, içeriğinizin güncel bir içerik olduğu izlenimi dolayısıyla okuyucuların tıklama oranını artıracaktır. Bu durumda da, sayfanızın meta başlığını her yıl güncellemeniz gerekecektir.

Jeff Bezos’un da dediği gibi “değişmeyen şeylere odaklanın.”

Yazdığınız içeriklerin sürdürülebilir organik trafik almasını istiyorsanız, haftada on makale yayınlamaya olan ihtiyacınızın ortadan kalkmasını hedefliyorsanız, evergreen içerik tam sizin için!

Evergreen içerik nedir konusuna değinerek oluşturduğumuz içeriğin sonuna geldik. Düşüncelerinizi yorumlar üzerinden bizimle paylaşabilirsiniz!

 

Categories
E-Ticaret Sözlük

E-Ticaret Nedir? Avantajları Nelerdir? Nasıl Uygulanır?

E-ticaret COVID-19 salgınıyla beraber hayatımızda daha çok yer edinmiştir. Peki bu e-ticaret nedir?

E-ticaret, diğer bir adıyla elektronik ticaret, çevrim içi gerçekleştirilen alım satım işlemi olarak tanımlanabilir.

Kişiler ihtiyaç duyduğu ürünleri, farklı ekonomik maliyetler karşılığında e-ticaret ortamında satın alabilirler.

E-Ticaret Nasıl Ortaya Çıktı?

E-ticaret nedir sorusuna yanıt olarak online mağaza kullanarak ürün satın alan bir kadın ve içi ürün dolu market arabası maketi.

İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte ilk e-ticaret işlemi 11 Ağustos 1994 yılında gerçekleşmiştir. Her ne kadar farklı hikayeler anlatılıyor olsa da Dan Kohn’un kurucuları arasında olduğu NetMarket ağı üzerinden bu işlem gerçekleşmiştir.

Dan Kohn, NetMarket’ten 12.48 dolarlık bir Sting CD’si satarak ilk e-ticaret işleminin gerçekleştirmiştir.

E-Ticaret Nasıl Uygulanır?

“E-ticaret nedir?” konusu aydınlattıktan sonra cevap bekleyen diğer bir konu da e-ticaretin nasıl uygulanacağıdır. E-ticaret ağını kurarken dikkat edilmesi gereken noktalar vardır.

Etkili Bir Domain Belirlemek

Öncelikli olarak yapılması gereken bir domain satın almaktır. Seçtiğiniz domain, akılda kalıcı, kısa, okunması kolay ve ürettiğiniz marka ile ilgili olmalıdır. Bu şekilde, arama motorlarında markanızın aranması daha kolay olacaktır.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, patent araştırılması yapılmasıdır. Çünkü almak istenilen domainin patenti başka bir markaya ait olabilir. Bu da markaya zarar verebilir, reklam ve kurulum maliyetlerini artırabilir.

Ödeme Yöntemlerini Belirlemek

E-ticaret sisteminde, müşteriler ödeme yöntemini seçebilmek ister. Bu nedenle, aşağıdaki seçenekleri onlara sunmanız gerekir.

  • Sanal pos ile ödeme
  • Havale ile ödeme
  • Kapıda ödeme
  • Ortak ödeme merkezleri (Paynet, Payu, Paypal, iPara vb.)
  • Mobil ödeme

Web Tasarımı Oluşturmak

e-ticaret web sitesinden alışveriş yapan bir kadın.

Sitenizi diğer e-ticaret sitelerinden ayırabilecek en önemli özelliklerden biri web tasarımıdır. Web sitesi oluşturma işlemini yaparken kullanıcıların rahatlıkla kullanabileceği, son trendlere uygun ve markanızı doğru yansıtabilecek olmasına dikkat edilmelidir.

Piyasada var olan tasarımlar yerine, daha özel ve güvenli tasarımlar oluşturmak daha doğru bir yöntemdir. Web tasarımı için alanında uzman bir ekibiniz yoksa, FastnTech olarak sunduğumuz UI & UX hizmetinden faydalanabilirsiniz.

E-Ticaret Yazılımı Oluşturmak

Bir diğer önemli nokta da e-ticaret yazılımı araştırmasıdır. E-ticaret yazılımının alt yapısının güçlü, SEO uyumlu, geliştirilebilir ve yönetim paneli kolaylığı olması gereklidir.

Şimdi ve markanız geliştikçe tüm ihtiyaçları karşılayabilecek bir e-ticaret yazılım altyapısı olmalıdır.

Güvenlik Sertifikası

Alışveriş güvenliği için web sitesi geliştirme işlemi yaparken güvenlik sertifikası (SSL) mutlaka bulunmalıdır.

E-Ticaret Modelleri

“E-ticaret nedir?” sorusuna yanıt verdikten sonra, e-ticaret modellerine bir göz atalım. Dört farklı e-ticaret modeli vardır. Bu modeller şu şekilde sıralanır;

B2B E-ticaret

B2B e-ticaret, İngilizce “Business to Business” kelimesinin kısaltmasıdır. Bu model, bir işletmenin başka bir işletmeye bir ürünü ya da hizmeti toptan satması olarak tanımlanabilir.

B2C E-ticaret

B2C e-ticaret, çoğu insanın e-ticaret olarak tanımladığı modeldir. İşletmenin tüketiciye bir ürünü ya da hizmeti satması olarak tanımlanabilir.

C2C E-ticaret

C2C e-ticaret, üreticiden ürünü satın alan bir tüketicinin başka bir tüketiciye bu ürünü ya da hizmeti satması olarak tanımlanabilir. Bu modele örnek olarak Dolap gösterilebilir.

C2B E-ticaret

C2B e-ticaret, bir tüketicinin bir işletmeye bir ürünü ya da hizmeti satması olarak tanımlanabilir. Freelance bir web tasarımcının bir şirkete web tasarımı hizmeti sunması örnek olarak gösterilebilir.

E-Ticaret Avantajları ve Dezavantajları

E-ticaret nedir sorusuna yanıt olarak online dükkan görünümlü telefon.

Avantajları

Satıcı açısından;

  • Her zaman ulaşılabilecek bir şube olanağı sağlar.
  • Ürünleri hakkında daha detaylı bilgi sunulabilir.
  • Maliyet tasarrufu sağlar.
  • Ürünlerin reklamı daha kolay ve az maliyetli bir şekilde yapılabilir.
  • Müşteri ağı genişletilebilir.
  • İletişim masraflarında azaltma sağlar.
  • Kurulum maliyeti düşüktür.
  • Firmanın bilinirliğini arttırma imkanı sağlar.

Tüketici açısından;

  • Alışverişin hızlı bir şekilde yapılmasını sağlar.
  • Fiyat araştırması daha kolay bir şekilde yapılır.
  • Ürünlerin kıyaslanabilmesi için olanak sağlar.
  • Ürün çeşitliliği ve fiyat çeşitliliği daha fazladır.
  • Ürünü daha önce satın alan tüketicilerin yorumlarına anlık olarak ulaşılabilir.
  • İndirim ve kampanyalara ulaşım kolaylığı sağlar.
  • Gün içinde istenildiği zaman alışveriş yapma olanağı sağlar.

Dezavantajları

  • Tüketici ve satıcının yüz yüze görüşme olanağının olmaması,
  • Tüketicinin satın almak istediği ürünü canlı görebilme ve deneyebilme olanağının olmaması,
  • Alınana ürünün hemen elden alınamaması, kargonun beklenmesi,
  • Web sitesinde güvenlik açıklarının bulunabilmesi ve saldırıların olabilir olması,
  • Alınan ürünün iade edilme süreleri bire bir alışverişlerden daha uzun sürmesi,
  • Sanal ortamda yapılan alışverişlerde genellikle kredi kartının kullanılması ve tüketicinin güven beklentisi nedeniyle e-ticaret platformunda yer edinmenin biraz zaman alması,
  • Ürünler arasında kıyas yapma imkanının fazla olması nedeniyle rekabet ortamının çok olması.

 

Categories
Dijital Pazarlama E-Ticaret Rehber

Yeni Normalde E-Ticaret Uyarlamaları

Covid-19 küresel salgınının hayatlarımızda değişiklikler yapmamıza neden olduğu tartışılamaz bir gerçek. Çalışma hayatı, sosyal mesafe kuralları, toplu taşımalarda yeni düzenlemeler gibi birçok alanda düzenlemeler yapıldı.

Bu düzenlemeler arasında e-ticarette yerini aldı. Yaşadığımız yeni normal döneminde tüketicinin e-ticaret davranışlarında değişiklikler gözlemlense de kalıcı değişiklikler bu dönem sonrasında olacak gibi gözükmektedir.

Peki yeni normalde e-ticaret dünyasına işletmeler nasıl uyum sağlayacak? Aşağıda, yeni normalde e-ticarete uyum sağlamak için gereken bazı uyarlamaları inceleyeceğiz.

Yeni Normalde E-Ticaret İçin Bazı Uyarlamalar

E-ticaret ögeleri ve telefon tutan bir kadın eli.

Çevrim İçi Alışveriş Görsel Olarak Ayrıntılı Olmalıdır

Dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca insan artık evden çalıştığı veya eğitim gördüğü için çevrim içi alışveriş yapmak motivasyonu öncekine göre daha yüksektir.

Bu durum dikkate alındığında, tüketicinin dijitale geçişi hijyen veya sağlık nedenlerinden dolayı uzun ömürlü olabilir. Hatta insanlar çevrim içi alışverişi yeni rutinlerin olarak benimseyebilirler.

Bir tüketicinin ürününüz ile ilgili sahip olabileceği tek deneyim, ürün ayrıntıları sayfalarınızda (PDP’ler) sağladığınız görsellerdir. Yeni dönem öncesinde çevrim içi alışveriş için basit görüntüler işe yarıyordu. Ancak, yeni dönemde tüketicinin ilk deneyiminin çevrim içi olduğundan dolayı bu artık yeterli olmayacaktır. PDP’lerinizi zengin video ve artırılmış görsel deneyimlerle modernize etmenizi öneririz.

Doğrudan ve Daha Çevik Olmanız Gerekiyor

Zorluklar karşısında, tüketicilerin ürünlere olan ihtiyaçları ve harcama yetenekleri bir gecede değişebilir. Yeni normalde e-ticaret düzeninde, ilk başta tuvalet kağıdı, el dezenfektanı ve bakkaliye gibi temel ürünler akla gelirken, sonunda kısıtlı yaşam aşamasında odak nokta kıyafetler, çocuklar için eğitim yardımcıları, sanat araç gereçleri ve elektronik cihazlara geçti.

Ekonomik belirsizlikler çoğumuzu vururken, talep, arz ve fiyatlandırma dinamik olarak değişiyor. Doğrudan tüketiciye yönelik kanalınızın çevik olması ve yeni ürünleri satmak, ürünleri yeniden fiyatlandırmak ve tüketici hassasiyetlerine uyum sağlamak için sisteminizin hazır olması gerekir. Şirketler, e-ticaret ağının üstün iş çevikliği sağlayacak kadar esnek olmasını sağlamalıdır.

Güven ve Sadakat Kazanmak İçin Organik Bağlantılar Oluşturmalısınız

Bu yeni normalde e-ticaret ortamında, markaların sadık tüketicilerle organik bir bağlantı sağlamak gerekmektedir. Bunu sağlarken, kullanıcı tarafından oluşturulan görüntüleri ve videoları etkinleştirerek tüketicilerin ilgisine sunmak fayda sağlayacaktır.

Bu sosyal kanıt, mağaza içi sosyal alışveriş ziyareti için değerli bir araç olabilir. Elbette bu; denetleme, görüntü ve video otomatik kırpma ve görsel çekicilik için iyileştirmeye yardımcı olacak bir tür otomasyonun yanı sıra yükleme ve teslim performansı dahil olmak üzere daha birçok dijital husus gerektirecektir. Ancak bunların hepsi uzun vadede karşılığını alacak teknoloji yatırımlarıdır.

Yeni normalde e-ticaret İçin Ekip Ruhunu Kaybetmemek Gerekir

Bir firmanın e-ticret ekibi.

Oluşan bu yeni normalde pazarlama, yaratıcılık ve geliştirme ekipleri artık aynı yerde bulunmuyor. Hepsi evden çalışma hayatına alışmaya çalışmaktadır. Ancak çocuklar ya da evcil hayvanlar çalışma hayatını sekteye uğratabilmektedir.

Hepimiz bir süre sonra ofislere döneceğiz, ama bir şeyler sonsuza dek değişime uğramış olacak. Bu süre zarfında dağılmış ekibin işbirliğini mümkün kılan ve daha verimli iş akışları sağlamak için yeni düzenlemeler yapmak gerekir.

Yeni Normalde E-Ticaret İçin Sonuç Olarak

Covid-19 ile yaşamanın yeni gerçekliğine adım atarken, teknoloji hem tüketiciler hem de işletmeler için ileriye doğru bir yoldur. Bugün e-ticaret yetkinliklerine yatırım yapan ve yeni deneyimler sunan markalar, tüketicilerle bağlantı kurmaya daha iyi hazırlanmış olacaktır.

 

 

Categories
Dijital Pazarlama E-Ticaret Rehber

COVID-19 Krizini Dijital Pazarlama İle Fırsata Çevirin

dijital platformları kullanan bir kadın

 

Yenilenen dünya düzeninde sektör fark etmeksizin tüm şirketler ve işletmeler, internet dünyasında da varlığını koruyabilmeli, boy gösterebilmeliler. Ve tüm iş dünyası adına, şimdi ve gelecekteki en güvenilir dayanağın web siteleri, yani etkili bir arama motoru optimizasyonu olduğunu aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor.

Daha önce dijital dönüşümün gücünü sektörün yönlendirmeleri arttırırken, bugün Covid-19’un etkilerinin dönüşümü daha da hızlandırdığına, bireylerin talep ve beklentilerinin bu dönüşümü zorunlu hale getirdiğine şahit oluyoruz.

Covid-19 Tüketicileri Online Ticarete Yönlendirdi

Günlük hayatla birlikte iş hayatını da olumuz etkileyen Covid-19 virüsü, yaşamımızdaki pek çok şeyi kısa sürede zorunlu ve hızlı bir şekilde değiştirdi. Ezberlerin bozulduğu, alışkanlıklarımızın değiştiği ve yeni normallerin su yüzeyine çıktığı bu dönemde etki yaratmanın ve sürdürülebilirliğin yolu teknolojiden geçiyor.

Tüketicilerin karantina döneminde evde vakit geçirme zorunluluğu, onların tüketim alışkanlıklarına da yansımaktadır. Bu durum çok sayıda tüketiciyi e-ticaret platformları ve online marketleri kullanmaya yönlendiriyor ve dünyadaki dijitalleşmeyle birlikte perakende ticaret,    e-ticarete dönüşüyor.

Sizin hala bir e-ticaret web siteniz yok mu?

Ticaret Bakanlığı’nın açıkladığı verilerde, 2020 yılının e-ticaret ivmesini ele alan istatistiklerini görebiliyoruz. Bu verileri göz önünde bulundurduğumuzda Türkiye’deki e-ticaret hacmi, geçtiğimiz yılın ilk yarısında 83,3 milyar TL’yi gösterirken, 2020’nin ilk yarısında 91,7 milyar TL’ye yükselerek geçtiğimiz yılın aynı zaman dilimine oranla %19’luk bir artış gerçekleştirdiğini söyleyebiliriz.

Dünya genelinde perakende satışlardaki e-ticaret payı, 2015 yılında %7,4’lük bir oran gösterirken, geçtiğimiz yıl bu rakam %14,1’e kadar yükselmiştir.

Küresel perakende satışlarındaki e-ticaretin payının ise, 2023 yılında %22 oranına yükseleceği öngörülmektedir.

tablet kullanımında kullanılan örnekler eski bir adam

Dijital Dünyada Rekabet

Pandeminin yarattığı salgın ile mücadele ederken doğru bir strateji ile uzun vadede oldukça karlı çıkmak mümkün. Günümüzde yenilikçi dönüşüm yaşayarak dijital pazarda var olmak isteyen firmalar, burada artık dijital pazarlama alanında da rekabet etmek durumundalar. Bu da doğal olarak, dijital platformlardaki rekabeti de ciddi anlamda kızıştırmaktadır.

Dijital dünyanın avantajlarını fark eden işletme yöneticileri krizin ekonomik boyutu ile ilgili alınabilecek önlemler ve var olan krizi fırsata çevirebilme yolunda çalışmalarını sürdürmektedir. Bu toplumsal dönüşümde, tüketicilerin değişen alışkanlıklarını baz alan işletmelerin, kendilerini dijital pazarda konumlandırma girişimleri ve  ticarete bakış açıları ile yeni bir dünya düzenine geçeceğini göstermektedir.

Dijital Pazarlamada Başarılı Olmak İçin Nasıl Bir Yol İzlenmeli

İnternet dünyasında varlık gösterebilmeniz için, ihtiyaçlarınızı doğru şekilde karşılayabilecek, hedef kitlenize ulaşarak sadık bir müşteri kitlesi yaratabilecek, dijital dünyadaki güncel gelişmeleri  ve global kaynakları düzenli takip ederek, kullanıcılarınıza doğru pazarlama stratejileriyle ulaşabilmenize yardımcı olacak bir dijital reklam ajansına ihtiyacınız olacaktır.

Hedefleriniz doğrultusunda etkili bir analiz yapmak ve stratejilerinizi bu analizlere göre oluşturup, geliştirmek sizi her daim ön saflarda tutan unsurlardan olacaktır. Dijital reklam ajansları ise size bu konuda ışık tutarken, sonuç odaklı çözümler sunacak,  yaratıcı düşünce gücüne sahip yeni ve eşsiz içerikler üreteceklerdir.

Yapacağınız bu hamleler markanızı dijital pazarda tanıtmak, rakiplerinizden bir adım önde olmak ve başarı elde etmek için en önemli unsurlardır.

Trendleri takip edip, güncel durumlardan haberdar olarak, markanızı potansiyel müşterilerinize en iyi şekilde aktarabilecek bir ekip, sizi sektörünüzde üst seviyelere taşıyacaktır.

Klavyenin üzerinde içi sosyal medya platformlarıyla dolu bir alışveriş sepeti var.

Pandeminin Sosyal Medyaya Etkisi

Pandemi nedeniyle alınan önlemler, kullanıcıların evden çıkamamasına neden olmuş, tüm günlük faaliyetleri evden sürdürmeyi  zorunlu hale getirmiştir. Bu nedenle  bilgi almak, eğitim ve iş hayatındaki çalışmaları sürdürebilmek için dijital ortamlara duyulan ihtiyaç, her zamankinden daha fazla hissedilmeye başlandı.

Boş zamanları değerlendirmek, sanal toplantılar düzenlemek, alışveriş yapmak, yani tüm ihtiyaçları karşılayabilmek için sosyal medya kullanımı hayatımızın vazgeçilmezi haline gelmiştir. Bu sürecin etkisi, mobil kullanımlarda son derece yüksek artışlar yaşandığını göstermektedir.

Görünen o ki,  Covid-19 virüsünün yaratmış olduğu karantina süreci, sosyal mesafemizi uzatsa da dijital platformlarla yakınlığımızı artırmıştır. Böylece uzun yıllar sürmesi beklenen “dijital göç” çok daha kısa sürede kendini göstermiştir.

 

Categories
Rehber SEO

Günümüz Dünyasında Önemli Bir Araç: İçerik Pazarlama

İşletmenizin etkili bir şekilde tanıtıldığından nasıl emin olursunuz?  Tabii ki pazarlama stratejilerinizi güncel tutarak! Hala Facebook’a reklam vermemiş işletmelerden olmayın.

Dijital dünyada verimli ve etkili kalabilmek için, pazarlama operasyonlarınızı en ileri düzeyde tutmalısınız. Günümüz dünyasında, en etkili pazarlama biçimlerinden biri olan içerik pazarlama yöntemini kullanarak başlayabilirsiniz.

İçerik pazarlama neden önemlidir? İçeriğin devamını okuyarak hemen öğrenebilirsiniz.

İçerik Pazarlama Nedir?

İçerik pazarlama ögelerini bulmaca şeklinde gösteren bir tasarım.

Farklı 10 içerik pazarlama uzmanlarından yaptıkları işi tanımlamaları istenirse, muhtemelen 10 benzersiz birçok tanımla karşılaşırsınız. Ancak, hepsinin de aynı ana konsepte geri döndüğünü görürsünüz.

İçerik pazarlama, işinize yeni trafik ve dolayısıyla yeni müşteriler getirmek için içeriğin oluşturulması, yayınlanması ve hedef kitleye dağıtılması etrafında dönen bir pazarlama stratejisidir.

İçerik pazarlama, neredeyse her zaman çevrim içi olarak, sosyal medya, blog, video, e-kitap ve markanızı ideal hedef kitleniz ile buluşturabilecek diğer indirilebilir veya etkileşimli araçlar kullanılarak yapılır.

Hedef kitle nedir?

İçerik Pazarlama Örneği

Bir spor eğitmeni olduğunuzu ve işletmenizin son bir yıl içinde durgunlaştığını varsayalım. Hala müşteri tabanınızı büyütmek istiyorsunuz.

Bir blog başlatıp her hafta nasıl fit olunacağı, doğru beslenme ve kilo verme yöntemlerini açıklayan anahtar kelimeler ile optimize edilmiş 2 ya da 3 gönderi yazıyorsunuz.

Bu gönderiler zamanla arama motorlarında sıralanmaya başlıyor. Bahar geldiğinde, insanlar plaj sezonu için forma girmenin yollarını internette aratırlarken, blogunuzla karşılaşıyorlar.

Uzman yazılarınızı okuyor ve her hafta sizden bir şeyler öğrenmek için geri gelmeye devam ediyorlar. Bu web site ziyaretçilerinden bazıları kendi başlarına değişiklik yapmayı seçerken, bazıları ise bir uzmana güvenmeleri gerektiğine karar veriyorlar.

Bu noktada, sizi danışmanlık için arıyorlar ve sonunda eğitim programlarınızdan birine kaydoluyorlar.

Yukarıda özetlenen örnekte olduğu gibi, içerik pazarlama, neredeyse her işletmeye potansiyel müşteri yönlendirmenin en etkili yollarından biridir.

İçerik Pazarlama İçin 10 Mükemmel İpucu

1. Ziyaretçilerinizle Aranızda Güven Oluşturun

Yukarıdaki örnekte olduğu gibi spor eğitmeni, içerik pazarlama yöntemini hedef kitlesinin güvenini kazanmak ve uzmanlığını aktarmak için kullandı.

Ne kadar çok ilgi çekici içerik oluşturup paylaşırsanız, alanınızda otorite olduğunuzu o kadar yansıtabilirsiniz. İnsanlar, alanında uzman kişilere güvenirler ve sorunları çözmek için onlardan yardım alırlar.

2. Marka Bilinirliği Oluşturun

Daha fazla insanın işletmenizden haberdar olması için içerik pazarlamayı doğru kullanmak gerekir. Doğru şekilde yapılırsa, sitenize gelen trafiği önemli ölçüde artırabilirsiniz.

İçerik pazarlama doğru kullanıldığında sitenize tutarlı ve kaliteli trafik çekebilir, marka bilinirliği oluşturabilirsiniz. İçeriğiniz aracılığıyla işletmeniz için daha fazla farkındalık yaratabilir, potansiyel müşteri bulabilir ve uzmanlığınızı göstererek devamlılığı sağlayabilirsiniz.

3. SEO: Organik Aranma İçin Harika Bir Yol

Seo ögelerini gösteren bir görsel.

Google’a bir anahtar kelime veya kelime öbeği yazdığınızda, arama motorları, arama sorgunuzla ilgili en alakalı sayfaları gösterir. İdeal hedef kitleniz ile yararlı ve değerli bilgiler paylaşmak adına uzman içeriği oluştururken SEO kurallarını kullanmak en iyi sonucu verecektir.

SEO ile içerik üretildiğinde; Google, içeriğinizin yararlı olduğunu fark eder ve arayan kişilere yanıt verir. Bu şekilde işletmeniz arama sonuçlarında daha üst sıralarda yer alacaktır.

Arama motoru algoritmaları her zaman değişiyor olsa da içeriğinizi doğru kurallarla, anahtar kelime kullanarak, sürekli ve güncel tuttuğunuzda, bilgilendirici olduğunuzda işletmeniz arama motorlarında daha yüksek sırada yer alacaktır.

Anahtar kelime nedir?

4. İşletmeniz İçin Olası Satışlar Oluşturun

Oluşturduğunuz web sitesine, belirlediğiniz hedef kitlenizi çekmek ve sonunda ürünlerinizin satın alınmasını sağlamak hedefiniz olmalıdır.

İçerik pazarlama yöntemi, potansiyel müşterilerinize yararlı ve bilgilendirici içerikler sunarak müşterilerinizin sizi bulmasını sağlar. Bu alanda daha da etkili olmak için sitenizde, e-kitap gibi premium içerik imkanları sunabilirsiniz.

Satış yapmak için potansiyel müşterilere ihtiyacınız vardır ve içerik pazarlama onlara ulaşabileceğiniz en etkili yollardan biridir.

5. İçerik Pazarlama ile İdeal Potansiyel Müşterilerinizi Çekin

Potansiyel müşterilere ulaşmak elbette harika olacaktır, ancak çok sayıda niteliksiz müşteri adayı olduğunu da unutmamak lazım. Bu tarz müşteriler sizi hiçbir yere götüremez.

İdeal alıcıları çekmeniz gerekir, yoksa satış ekibinizin zamanını boşa harcamış olursunuz. İçerik pazarlama yönteminin güzelliği işte buradan başlıyor.

Hem siz uzmanlığınızın kanıtını ortaya koyarsınız, hem de yalnızca sizinle  gerçekten ilgilenen kişileri çekersiniz. Yalnızca uzmanlık alanınızla ilgilenen kişiler blogunuz hakkında arama yapacaklardır.

Böylelikle size fayda sağlamayacak potansiyel müşterileri filtrelemiş olursunuz. Satış ekibiniz ise yalnızca ideal hedef kitlenize satış yapacaktır. Yani daha az zaman, enerji ve para harcamış olacaksınız.

6. Daha Fazla Web Site Ziyaretçinizi Müşteriye Dönüştürün

İçerik pazarlama metodundan yararlanarak, zamanınızı boşa harcamamış olursunuz. Bu strateji ile diğer dijital pazarlama ögelerini birlikte kullanarak, potansiyel müşterilerinizin dönüşüm yolculuğunu olası satışlar ile tamamlayabilirsiniz.

Potansiyel müşterilerin dönüşüm yolculuğu 3 ana aşamadan oluşur: farkındalık, değerlendirme ve karar verme. Doğru adımlar atarsanız, bu yolculuğun sonunda satış dönüşümü gerçekleşir.

7. Müşterilerinizin Kendi Sosyal Ağlarında İçeriklerinizi Paylaşmalarını Sağlayın

Sosyal medya beğenilerini ve yorumları kontrol eden bir kişi.

Alanınızda uzmansınız ve uzmanı olduğunuz alanda birçok kişinin bilmediği şeyleri biliyor olmalısınız. İçeriğiniz, yaygın bir sorunu benzersiz bir şekilde nasıl çözüleceğini aktarıyorsa ve önemli bir bilgiyi içeriyorsa, insanların kendilerine yardımcı olacak bu içeriği paylaşması oldukça muhtemeldir.

Günümüzde sosyal medya, içeriğin tüketicilere ulaşmasının en iyi yolu olarak, arama motorlarını hızla yakalıyor. Bu nedenle, içerik pazarlamasında sosyal medya pazarlamasını da kullanmak faydalıdır.

Elbette insanların okumak isteyeceği yararlı içerikler oluşturmayı hedeflemelisiniz; ancak, bu içerikleri oluştururken insanların paylaşabileceği içerikler olmasına da dikkat etmelisiniz.

Yani, hem insanlara faydalı hem de kullandığınız platformlara uygun içerikler üretmelisiniz. Oyunu bu şekilde oynarsanız, rakiplerinizden çok ileride olma şansını yakalarsınız.

İçeriğiniz ne kadar çok kişiye ulaşırsa, o kadar iyidir.

Günümüz “dijital, mobil ve viral olma” çağı! Heyecan verici ve ilgi çekici bir içerik, sizi hayal ettiğinizden çok daha fazla insana ulaştıracaktır.

8. Ziyaretçilerinize Geri Dönüş İçin Neden Verin

Viromed‘i ve haftalık web site içeriklerini ele alalım. Her hafta, hedef kitlelerine yararlı, ilgi çekici içerikler sunarak okuyucuların güncel bilgilere erişmek için sitelerine geri gelmesini sağlamaktadır.

İçeriğiniz etrafında bir topluluk oluşturmayı hedeflemelisiniz. Hedef kitlenizle ne kadar çok etkileşim kurarsanız o kadar iyi olacağını unutmamalısınız.

9. Marka Otoritesi Oluşturun

Oluşturduğunuz içerik, uzmanı olduğunuz işi diğerlerinden daha iyi yapma yeteneğinizi göstermektedir. Hedef kitleniz, sorularına sizden yanıt alabiliyor ve kendilerine özel problemlerinin çözümünü sağlayacak kişinin siz olduğa inanıyorsa, yeterlidir.

Bu bağlamda, içerik pazarlama ögeleri; blog yazısı, video, e-kitap gibi içeriklerle sektör uzmanı olarak rolünüzü güçlendirebilirsiniz. Böylece, markanızdan daha önce hiç satın almayanlar bile, oluşturduğunuz içeriğe göre sizi alanınızdaki otorite olarak görebilir.

10. Geri Bağlantı Edinin

Yaptığınız işin uzmanı olarak, güvenilir içerik oluşturduğunuzda, diğer web siteleri sizin içeriğinize incelemek isteyecek ziyaretçileri için geri bağlantı verecektir.

Web sitenize yönlendirme yapılması, hedef kitlenize erişiminizi 2, 5 ve hatta 100 kat artabilir.

Buradaki bir fayda, bu geri bağlantının, arama motorlarının sitenizi sıralamak için kullandığı kriterlerden biri olmasıdır. Diğer web siteleri sizinkine geri bağlantı verirse ve bu bağlantılar aracılığıyla sitenizi daha fazla kişi ziyaret ederse, sayfanızın otoritesi de artacaktır.

İşletmeniz için içerik pazarlama yöntemini kullanmanız için nedenler listesi uzayıp gidecektir. Açıkçası, içerik pazarlamasını kullanmanız için asıl sebep; “işe yaraması, günümüzde markanız hakkında farkındalık oluşturmanın ve gelecek olası satışları artırmanın en iyi yollarından biri” olmasıdır.

İçerik pazarlama stratejisi hakkında yeterli bilgi birikiminiz olmadığını düşünüyorsanız, FastnTech dijital pazarlama ajansı olarak sizlere yardımcı olabiliriz.

Categories
Dijital Pazarlama Sözlük

Hedef Kitle Nedir? Nasıl Belirlenir?

Hedef kitle, dijital pazarlamanın hız kazanmasıyla birlikte kullanılmaya başlayan bir kavram oldu. Bu yazımızda hedef kitlenin ne olduğuna, nasıl belirlendiğine dair bilgiler aktaracağız. Bu konularla birlikte, dijital pazarlamada kitleyi belirlemenin dijital pazarlama için faydalarını da inceleyeceğiz.

Hedef Kitle Nedir?

Hedef kitleyi belirlerken tüm faktörleri göz önünde bulundurmalıyız.

Hedef kitle, pazarlaması yapılacak olan ürün ya da ürünlerin kim tarafından, ne için satın alınacağına yönelik oluşturulan istatistiki çalışmalar olarak tanımlanabilir. Dijital pazarlamanın en önemli unsurudur ve dijital dünyaya girecek olan herkesin öncelikle satacağı ürünler doğrultusunda bir kitle araştırması yapması gerekir. Hedef kitleyi belirlerken atılacak doğru adımlar markanızın bilinirliği açısından çok önemlidir.

Hedef Kitle Nasıl Belirlenir?

Dijital pazarlama dünyasında yer almak istiyorsanız öncelikle hedef kitle araştırmasının yapılması gerektiğinden bahsettik.  Şimdi bu araştırmanın nasıl uygulanacağına dair bilgilerden bahsedelim.

  • Öncelikle markanızı rakiplerinizden ayıran özellikleri belirlemelisiniz.
  • İnsanların ürününüzü ne için satın alacağını göz önünde bulundurmalısınız.
  • Ürününüzü satın alacak olan kişilerin kimler olduğunu belirlemek de oldukça önemlidir.
  • Ürününüzü satacağınız kişileri belirlerken öncelikle genel bir profil oluşturmalısınız.
  • Genel profili oluştururken cinsiyet, yaş, eğitim, yaşanılan yer, ekonomik gelir gibi faktörleri filtrelemek gerekir. Daha sonra özelleştirmeniz gerekmektedir.
  • Belirlediğiniz hedef kitlenizde ki kişilerin günlük hayatını ve ürününüzün onların hayatında hangi konumda olduğunu düşünerek özelleştirebilirsiniz.
  • Hangi kanalları kullanarak pazarlama ve reklam yapacağınız önemlidir. Her kanalın farklı dinamikleri vardır. Bu bağlamda hedef kitlenizin daha çok hangi kanalı kullandığını belirlemek de önemlidir.
  • Bu kanalları belirlemek için  Google Analytics, Facebook Analytics ya da Instagram reklamları uygulamalarını kullanabilirsiniz.
  • Hedef kitlenizi belirledikten sonra pazarlama stratejileri geliştirmelisiniz.

Hedef Kitleyi Etkileyen Faktörler

Hedef kitleyi belirlerken belirli gruplar vardır.

Bu kitle belirlemesini yaparken bir çok faktörü göz önünde bulundurmak gereklidir.

  • Bireysel Faktörler
  • Grupsal Faktörler
  • Davranış Modelleri

Bireysel Faktörler

Demografik Faktörler

  • Yaş
  • Cinsiyet
  • Eğitim durumu
  • Medeni Durum
  • Meslek
  • Coğrafi yerleşim

Psikolojik Faktörler

  • Gereksinim ve güdülenme
  • Öğrenme
  • Kişilik
  • Algılama
  • Tutum ve inançlar

Grupsal Faktörler

1.Kültür

2.Sosyal Statü / Sınıf

3.Grup Etkileri

  • Bağlantılı gruplar
  • Özenilen gruplar
  • Reddedilen gruplar
  • Kaçınılan gruplar
  • Aile
  • Danışma grupları

Davranış Modelleri

Ekonomik Modeller

  • Mikroekonomik Modeller
  • Psiko-ekonomik Modeller
  • Sosyo-ekonomik Modeller

Davranışsal Modeller

  • Öğrenme Modeli
  • Psiko-analitik Model
  • Sosyo-psikolojik Model

Geniş Değişken Modeller

Hedef Kitle Belirlenmesinin Amaçları

Hedef kitlenin belirlemesinde ki amaçlar şu şekilde sıralanabilir;

  • Ürününüzün ya da hizmetinizin doğru kişilere ulaşmasını sağlayabilmek.
  • Sadık müşterileriniz oluşturarak müşterilerin bağlılığını sağlamak.
  • Reklam bütçenizin kontrollü kullanılmasını sağlamak.
  • Rakiplerinizin farkında olmak ve bir adım ötesine geçmek.

Hedef Kitle Yanlış Belirlenirse Ne Olur?

  • Bütçenizin yanlış ve kontrolsüz kullanılmasına yol açar.
  • Ürünlerle ilgili geri dönüşü doğru alamazsınız ve gelişim sağlanamaz.
  • Zaman ve ürünler etkin bir şekilde kullanılamamasına sebep olur.
  • Güvenilirlik bakımından sıkıntılar yaşanabilir.
  • Markanız istenilen konuma ulaşamaz.

Dijital pazarlamada yerinizi almak, doğru hedef kitlesine ulaşmak ve marka bilinilirliğini kaliteli bir biçimde arttırmak için FastnTech ile iletişim kurmalısınız. 

Categories
Dijital Pazarlama Dijital Reklamcılık Rehber SEO

Hemen Çıkma Oranı Nasıl Düşürülür? Network Gücünüzü Keşfedin

Fotoğrafın arka planında beş tane insan silüeti var. Dördü erkek silüeti ve biri kadın silüetidir. Fotoğrafın sol ortasında sarı ışık patlaması ve sağ alt ortada mavi ışık patlaması bulunuyor. Silüetlerin üstüne mevi ağ şeması yerleştirilmiş

Kitleniz için en uygun içeriği verdiğinizi düşünüyor ancak sayfada kalma oranını yüksek görüyorsanız; hemen çıkma oranı nasıl düşürülür sorusu, sizi doğru cevaba sürüklemiş olabilir. Ulaşılabilirliğinizi büyük oranda yükseltecek planlamaları, misyonunuza yerleştirmekte kararlıysanız; okumaya devam edin.

Ziyaretçilerinizi, network diziliminde stabil tutmak web sitenizin rekabet gücünü artırır. Hemen çıkma oranı metriğini, sitenizde birden fazla fonksiyonla ilgilenen kitlenizin (kaydolmak, arattığı konu dışında konulara tıklamak, zaman geçirdiği süre) istatiğini tutmak gibi düşünebiliriz.

Hemen çıkma oranı (Bounce Rate); tekelinizde bulunan web sitenizi, network bağlamında geliştirmek için yararlanabileceğiniz en iyi metrik sistem denebilir.

Farklı Araçlardan Da Yardım Alın

Bounce Rate ile kazanabildiğiniz planlamalar; verdiği bilgilerle SEO çalışmalarınıza detay katmak ve Google Analytics üzerinden edindiğiniz istatikle web sitenize bir mantalite çizmek olacaktır.

Kullanıcı grubunuz, siteniz üzerinden salt ilgilendikleri konu hakkında kısaca kalıp, gezintiye girmiyorsa, belirli bir kitlenizin oluşması zor gözükebilir. Bu da web sitenizin bounce rate metriği için olumsuz şekilleniyor.

Hemen çıkma oranı nasıl düşürülür?” araştırması; doğru orantılı ilerleyerek, web siteniz ve ziyaretçileriniz için detaylı istatiği edinmenizde fayda sağlıyor.

Google Analytics, mevcut olan toplam oturum sayısını tek bir sayfa oturumlara bölerek metriği sunar. Örneğin; hemen çıkma oranı şiddetinin yüksek olması yahut artış yolunda ilerlemesi, web sitenizde birkaç güncelleme ve kontrol gerektiğinin alarmını veriyor olabilir.

Hemen Çıkma Oranı Neden Önemlidir?

Dijital pazarlama aplikasyonlarınız üzerinden edineceğiniz bilgi, çoğu zaman tıklama oranı ile karıştırılmaktadır. Bu metriği ilk duyduğunuzda aklınıza, arama motorlarında “hemen çıkma” gelebilir. Ancak anlam; hemen çıkma oranı nasıl düşürülür sorusu, sitenize ulaşan ziyaretçinizin hiçbir etkileşim yapmadan çıkmasını engellemektir. Dijital pazarlama ile imece olarak ilerleyen bounce rate, en sade haliyle ziyaretçilerinizin, açılış sayfasından başka hiçbir sayfaya geçmeden ya da etkileşim kurmadan yukarıdaki kapat tuşuna basması olarak bahsedilebilir.

Hemen çıkma oranı nasıl düşürülür?” sorusunun sonucuna gelmeden önce, web sitenizin algoritması hakkında detaylı bilgiye sahip olmanız gerekmektedir. Öncelikle sorunun hangi alandan kaynaklandığını tespit etmelisiniz. Genellikle “yüksek hemen çıkma oranı” kötü tasarlanmış sayfalarda görülüyor. Ziyaretçiniz bir kaostan çok; birincil sıraya estetik görselliği sonrasında ise bilgi kazanımını yerleştirir. Örneğin; kullanıcı dakikalarca beklediği fotoğrafları ve düzgün göremediği web site şemasını fark ettiyse, web siteniz fosilleşemeye yüz tutabilir. Salt görsellik değil; doğru anahtar kelime kullanımı da network oluşturmanız açısından son derece önemlidir. Mesela; “karnıyarık nasıl yapılır” diye aratan bir kullanıcıya, patlıcanın faydalarından bahsederseniz yine hemen çıkma oranı artacaktır.

Fotoğrafta soldan gözüken bir el vardır. El parmaklarını aralamış. Parmak uçlarında dünya yuvarlak şekilde ağ şeması duruyor. Yuvarlağın sağına gittikçe insan bedeni figürü illüstrasyonları bulunuyor. Şema ve insan figürleri mavi renkte. Fotoğrafın arka planı lacivert temaya sahiptir.

Ağınızı Genişletirken Doğru Metodu İzliyor Musunuz?

Hemen çıkma oranınızı düşürmek için en birincil mantaliteniz; ziyaretçileri olabildiğinde sayfa ağınız içerisinde kalmasını ve etkileşime geçmesini sağlamaktır. Olabilecek en uzun süre web siteniz üzerinde kalmalarını sağlamaktır. Bu oranı merak ediyor musunuz? Üç web site teması baz alınarak;

Üye Olma Siteleri: %30-50
İçerik Siteleri: %40-60
E-ticaret platformları: %20-40 oranları iyi ölçüde olumludur.

Hemen çıkma oranı nasıl hesaplanıyor diye merak ediyorsanız, Fastntech sözlüğümüzdeki “Hemen Çıkma Oranı Nedir?” içeriğine göz atabilirsiniz.

İnteraktif bir dijital pazarlama stratejisi sağlayarak, ziyaretçilerinizin web siteniz üzerinden ikinci sayfaya geçmesini temenni etmeden de bounce rate büyük ölçüde düşürülebilir.

  • Sağlayabileceğiniz en etkili adımlardan biri; Google Ads aracından etkinlik olarak tanımlayabileceğiniz video ve şema gibi görsel bilgiler olabilir. Böylece sayfa albenisi artacak, hatta sürekli etkileşime giren niş kullanıcı ağına sahip olabileceksiniz.
  • İlgi çekici konular hakkında, sayfa içinden linkler verebilirsiniz.
  • Kullanıcıların , aradıkları bilgiyi tek bir sayfada bulmasını engelleyin. Değinilen konu hakkında merak uyandırıcı sorular sormak, bu sorulara linkleme sağlamak bounce rate yüksekliğinizi düşürecektir.
  • Web sitenizin açılma hızını artırabilir böylece kullanıcılarınızı anında ağınıza yakalayabilirsiniz.

Fotoğraf tarayıcı çubuğunun makro çekimi yapılmasından oluşmuştur. Fotoğrafta arama çubuğunda, http://www. yazısı yer alıyor.

5 Güçlü Strateji İle Hemen Çıkma Oranınızı Düşürün

Okunabilir Başlıklar ve Keyifli İçerikler Yazın

Aradığı konuya anında ulaşmak ziyaretçi ağı için önemli düzeyde ihtiyaç görülen bir olgudur. Anahtar kelimenizin de yer aldığı can alıcı bir title, arama motorları sonuçlarında sizi öne taşıyacaktır. Belirlediğiniz bir içeriğe ek olarak merak uyandırabilecek soruları da web sitenize kazandırabilirsiniz.

Örnek verilirse; “badem yağı sütü” diye aratan bir kullanıcıya sunmuş olduğunuz yazı, şüphesiz estetik görsellerle sunulmuş badem yağı sütü anlatımı olacaktır. Site içinde gezinmeyi teşvik edecek bir içerik gelmeli aklınıza.

“Badem yağı sütü maskeleri” üzerinden bir title açarak konularınız arası seyahate yöneltebilirsiniz. Böylece hem bilgilendirici hem yararlı hem de ulaşılabilir bir tarayıcı keyfi sunmuş olursunuz. Bu da hemen çıkma oranı düşmesini sağlar.

Responsive Tasarım Uyumunu Yakalayın

Responsive tasarım; mobil, bilgisayar ve tablet olarak üç farklı algoritmaya göre kodlanmaktadır. Bilgisayarda harcanan grafik yoğunluğu; mobil ve tablet cihazlarda desteklenmediği için üç formata özgü bir tasarım oluşturuluyor.

Böylece kullanıcı, internet sitesine girdiği cihazda uyumluluğun keyfini çıkarıyor. Site arası menü, içerik, görsel ve videolar kaliteli bir şekilde akıyor.

Ziyaretçinin daha keyifli gezinmesi için, mobil platformda önemi daha düşük olan elementler gizlenerek, sayfanın en estetik hali verilmeye çalışılır.

İçerikleriniz Kullanıcıların Merakını Tatmin Etmeli

Web sitenize işlediğiniz içerikler kullanıcıyı aradığı bilgiye doğrudan ulaştırıyor mu? Hangi anahtar kelimeler aranmış ve hangi ilgili sitelerde gezinilmiş? Toplam kaç tıklanma almış? İçerik üzerine kullanıcılar ne kadar zaman ayırmış? Tüm bu sorular dijital platformlarda, “hemen çıkma oranı nasıl düşürülür?” olgusuna dair sizi başarıya ulaştırabilir.

Anahtar kelimeleri gelişigüzel kullanmak yerine, aratılan title’lara göre oluşturmanız, sağlıklı bir network trafiği sağlar.

Eğer bir title girmiş, ancak tıklanma ve vakit geçirme oranı beklediğinizin çok altındaysa;

  • Yanlış anahtar kelimeleri ve yanlış içeriği birleştirmiş olabilirsiniz.
  • Salt yazıdan oluşan sıkıcı bir metin yayınlamış olabilirsiniz.
  • İçerik diliniz uygun ve tatmin edici olmayabilir (konuyu, en çok merak edilen detayından bahsederek ve blog ya da makale üslubunu edinerek güçlendirebilirsiniz.

İçeriklerinizde Bağlantı Vermek Sağlamlığınızı Gösterir

Aradığı konu hakkında tatminliğini sağlamış bir ziyaretçi, farklı bir gönderi okuyamadığında web sitenizi terk edecektir. Bu sebeple ilgili olan kategori ve kelimelere bağlantı oluşturmak hemen çıkma oranı düşüşünüzde yardımcı olacaktır.

Başlığınızı ve İçeriğinizi Çekici Kılın

Tarayıcı üzerinde başlık ve açıklamalarınızla, bir nevi reklamınız yapıldığı için, ulaşılabilirliğinizi artırmayı sağlamalısınız. Farklı ve ilgi çekici başlıklarla başlayabilirsiniz. Unutmamak gerekir ki, insanların aradığı içerik hakkında tam bilgi sağlamış olsanız bile düşünceye hoş gelen başlığa göre tıklanma alacaksınızdır.

Tüm bu stratejiler eşliğinde “hemen çıkma nasıl düşürülür?” sorusu aydınlanmış bir yol çizmenizi sağlayabilir.

 

 

 

Categories
Dijital Pazarlama Email Pazarlama Rehber

Niş Kitleniz İçin Etkili Strateji: Doğrudan Pazarlama

Potansiyel müşterilerinize ulaşma ve genişleyen bir iş sahasına sahip olma planınızda, doğrudan pazarlama (direct marketing) odaklı stratejileri biliyor musunuz? Müşteri ile iletişime geçmek için outbound marketing yöntemini (dışarıda ürünü tanıtmak), yayımlanan dergi ve gazeteleri ve hatta billboardları unutun.

Doğrudan pazarlama, hizmetinize uygun gördüğünüz hedef kitleye, en hızlı şekilde ulaşabileceğiniz özgür bir metoddur.

Ürününüzü yahut hizmetinizi tanıtırken; saha alanında yapacağınız çalışmalar sayesinde müşterilerinizin istekleriyle yakından ilgilenebilir, aynı zamanda tüketici hareketlerini de doğrudan analiz ederek tatmin edici bir hizmet sunabilirsiniz.

Doğrudan Pazarlama İle Müşterilerinizi Doğrudan Kazanın

Fotoğrafta siyah takım elbisesi ve kravat giymiş bir adam var. Adamın avuç içleri birbirine bakıyor. Avuç içleri hafifçe aralık duruyor. Adamın avuç içinde insan silüeti illüstrasyonları var. Bu fotoğraf doğrudan pazarlama ile oluşabilecek hedef müşteri kitlesi avantajını anlatıyor.

Müşterilerin tüketim alışkanlıklarına göre olumlu beklentileri; satıcı ile samimi bir kişisel iletişime ve ihtiyaçları karşılayabilme oranıyla doğru orantılı olarak ilerlemektedir. Potansiyel kitleniz ile uygulayacağınız doğrudan pazarlama stratejisinden önce, müşterinizi iyi tanımak, arz-talep istatiğini saha alanında gözlemlemeniz gerekmektedir. Böylece hizmetinize uygun kitleye ulaşırken, sadık müşteriler kazanabilir, aynı zamanda kaybolan müşterileriniz ile yeniden iletişime geçebilirsiniz.

Bir zaman sonra dönüş sağlayan müşterilerinizin neden şirketinizle çalışmaya devam etmek istediğini görebilir, tüketici-satıcı ilişkilerinizi nasıl yeniden güçlendirebileceğinize dair öngörü kazanabilirsiniz.

Doğrudan Pazarlama Araçlarını Misyonunuzla Harmanlayın

1940’lı yıllarda televizyon kadar mucizevi bir cihazdan çıkan kelimeler, görseller sizce ne derece hayran bırakıcıydı? Herkeste olmayan bu cihazdan çıkan pazarlama reklamının oluşturabileceği dalgalanmayı hayal edebiliyor musunuz?

75 yıl önce sansasyon yaratan Bulova saat markasını takdim edeyim. NBC’de yayınlanan bir beyzbol maçı sırasında insanların televizyona büyük bir heyecanla kitlendiği an; çıkan reklamın, marka alıcılığını şiddetli bir yükselişe sokacağı beklenen bir olgudur. 1941 yılında yayınlanan bu 10 saniyelik reklamdan sonra sokak şıklığı Bulova saat olmuştur.

Bir pazarlama tipinin olmazsa olmaz iki faktörünün müşteriyi ikna edici güç ve inandırıcılık olduğunu hatırlarsak, Bulova’nın tam olarak nokta atışı yapmış olduğunu da görebiliriz. Bir Bulova fabrikası sahibi olmasanız da, onların fikirlerine sahipsiniz.

Hatta ki, o dönemin şartlarından çok daha fazla doğrudan pazarlama enstürmanına sahipsiniz. Bu bir internet sitesi olabilir, bir elektronik posta, promosyon mektubu yahut evlere gönderilen ürün tanıtım broşürü bile olabilir. Yüz yüze tanıtım, kiosk pazarlama, telemarketing olabilir.

Özelleştirilebilir Pazarlama Yöntemleri Müşteri Sadakatini Artırır

Doğrudan pazarlama yöntemleri ile perakendeci sistemleri arkanızda bırakırsanız. Hizmet tanıtımınızın interaktif olarak sonuçlara yakın olma ve sonuçları önceden kestirebilme avantajlarına sahip olursunuz. Tamamen özgür hissedebileceğiniz bir platform olan bu pazarlama tipinde, kendinizi en iyi şekilde ifade edebileceğiniz birçok yöntem bulunmaktadır.

 

Fotoğraf mavi bir zemin üzerine yerleştirmiş şehir illüstrasyonundan oluşuyor. Şehir fotoğrafı alt ve üst olmak üzere yansımalı perspektif oluşturmuş. Takım elbisesi giymiş bir adamın sadece kolu gözüküyor ve kolu fotoğrafın sol alt köşesinden uzanıyor. Avuç içi açılmış ellerin üzerinde şeffaf bir dünya illüstrasyonu bulunuyor. Dünyanın altında mavi ışık oluşmuş. Şehir fotoğrafı boyunca uzanan saydam ağ bağlantıları ışıkları yerleştirilmiş. Bu fotoğraf doğrudan pazarlama yöntemi ile güçlenen müşteri ağını sembolize ediyor.

Potansiyel kitlenize ulaşma yolunda bütçe planlamasını ve makul oranda satış hedeflerini ayarlayabileceğiniz birçok yol bulunurken; kişiselleştirebileceğiniz reklamlarla, tüketicilere yakından bağ da kurabilirsiniz

İşte sizlere, okuyup kendinizi tartabileceğiniz en etkili doğrudan pazarlama yöntemleri arasından birkaçını sunalım.

E-mail Pazarlama Yöntemi

Yaygın internet kullanımıyla oluşan ”çabuk elde etme” güdüsüne sahibizdir. Araştırmalar sonucunda, insanların internetten alışveriş yaparken para harcama ve zahmet gibi olumsuz düşüncelerden uzak olduğunu düşünürsek; potansiyel müşterilerinize ulaşmak için, e-mail pazarlama stratejilerilerini uygulamak verimli bir yöntem olabilir.

Hedef Odaklı Doğru Reklamlar İle İlgiyi Toplayın

İnternet kullanımının doğurduğu bir diğer etkili yöntem ise web reklamlardır. Ağ üzerinde araştırma yapılan, beğenilen, çok tıklanan her konu ve site kaydediliyor. İnternet reklamcılığı üzerinde sunacağınız reklam, sadece ilgili kitleye ulaşacağı için emek ve bütçe tasarrufunu da sağlamış olursunuz.

İnsanların bir konu üzerinde ne kadar tıklama düzeyi gerçekleştirdiği, en çok hangi sayfada vakit geçirdiği gibi birçok faktör baz alınarak robot bir zeka aracına kaydediliyor. Böylece her ülke veya şehirden ilgili müşterilerinize ulaşabilir, onlara kişiselleştirilmiş reklam deneyimiyle kendinize çekebilirsiniz.

Telemarketing Pazarlama Yöntemi

İlgili müşterilerinize doğrudan ulaşarak ürün hakkında tanıtım yapmak ve samimiyeti geliştirmek açısından en uygun yöntemlerden biridir.

Müşterilerin satıcı-alıcı ilişkisinden çok; dost-alışveriş kavramına göre daha ilgili olduğunu hatırlatırım. Müşterilerinizle yapacağınız sempatik ve doğrudan ihtiyaçları tatmin edici pazarlama yöntemi şansınızı oldukça artıracaktır.

Tüketiciyi ikna etme yolunda telemarketing pazarlama yöntemi, oldukça etkili ve masrafsız bir yöntemdir.

Kiosk Pazarlama ve İnteraktif İletişim Gücü

Şirketinizin ya da ürününüzün halka açılmasını, hem fiili hem de psikolojik olarak gerçekleştirebileceğiniz bir kiosk pazarlama yöntemi, saha alanında en başarılı olan stratejilerden biridir. İnteraktif bir tanıtımla beden dilinizi de güçlendirerek müşterilerinize doğru mesajları ulaştırabilirsiniz. Oldukça eğlenceli olan bu yöntemde kalabalık ortamlar ağlarınız olabilir.

Tüketicileri anketler, ürün tanıtım standları, ücretsiz mini tanıtım fuarı gibi alanlarda satın almaya çekebilir ve markalaşmanızı büyütebilirsiniz. Ayrıca saha alanında olmanın getirdiği avantajla tüketici davranışlarını gözlemlemek, ihtiyaç ve istekleri teyit etmek ve müşteriyi tanımak gibi birçok analize sahip olabilirsiniz.

Yüz Yüze Pazarlama İle Müşterinizin İsteklerini Önceden Sezin

Yüz yüze gerçekleştirdiğiniz doğrudan pazarlama süreci içerisinde; markanız hakkında pazarlamayı, seçtiğiniz alana dağıtabilirsiniz. Müşteriyi tanımak ve ihtiyaç-tatmin analizini edinmek için keyifli bir yöntemdir.

Yüz yüze pazarlama stratejisinde var olan en güçlü psikolojik sistem, tüm duyu organlarının aynı anda aktif olmasıyla artan ikna olma ve hizmete ilgi duyma düzeyinin büyük oranda değişmesidir.

Yüz yüze pazarlama yönteminde dikkat etmeniz gereken bir diğer unsur ise; her ne kadar ürün veya hizmet tanıtım odaklı olsanız da, aslında bunun pek de etkili bir strateji olmadığıdır.

Müşterilerinizin ”tüketiyorum” algısından çok; ”kendime değer kattım” düşüncesini benimsemeleri uzun soluklu müşteri ağınızı oluşturur.

Pazarlama Stratejileriyle İlgi Çeken Markalaşmanız Hayal Değil!

Klasik bir pazarlama sisteminden çok daha kitlesel ve sistematik bir yöntem var elimizde.

Doğrudan pazarlama ile müşterinin satın alım davranışlarını inceleyebileceğiniz benzersiz bir saha alanına sahip olabilirsiniz. Salt marketing değil; ihtiyaç-marketing-güçlü satış sirkülasyonunu da hedef kitleniz üzerinde analiz edebilirsiniz.

Klasik pazarlama yöntemlerinde kullanılan kitle iletişim araçları, hangi müşteriye hitap edileceği belirlenmeden gelişigüzel sunulurken; doğrudan pazarlama stratejileri ile, ürünle muhatabı olan tüketicileri belirleyerek ulaşıyor ve tüketiciyi kısa sürede eyleme geçirebiliyorsunuz.

Günümüzün ünlü şirketlerinden olan IKEA’nın başlangıçta düşük ücretlerle sadece kurşun kalem, cüzdan, masa örtüsü ve çerçeve, yerli mobilya ile çalıştığını unutmayın. Hala sayfalarını çevirip ilgilediğimiz IKEA ürün kataloğunun doğuşu tıpkı böyle oluşmuştu. Güçlü bir tanıtım katalogu ile kitlelerde ilgi dalgalanması yaratan IKEA’nın stratejisi, şüphesiz örnek alınacak boyuttadır.

En Etkili Pazarlama Envanteriniz Marketing ve Müşteriniz Olsun!

Doğrudan pazarlama nedir?” sorusunun yanıtı birden fazla teori kapısını da aralıyor.

Günlük yaşantımızda 2000-3000 arası, ilgimizi çeken veya çekmeyen reklamlara maruz kaldığımızı düşünelim. İnsanların %84’ü bu tanıtımların hiçbirini hatırlamıyor. Yeni dünya teknolojisinde kitle iletişim araçlarındaki reklama alaka şiddeti gittikçe düşüyor. 4P faktöründe uzaklaşmada güçlü bir açık fark ediliyor.

Doğrudan pazarlama stratejileri istatistiğine göre, ürüne ulaşılabilirlik artıyor ve ürün daha cazip gözükmeye başlıyor.

Artık markalaşmanız için ne bir televizyona ne de şahsi tanıtımınızı sürdürmeye gerek var. Elinizde tutmanız gereken iki şeye; öykü anlatmaya ve müşterilerinize hayal kurdurmaya ihtiyacınız var.

Tüketicileri mutlu olmak, kendilerini değerli hissedecek ürüne sahip olmak, kısacası ”dünyadaki en özel kişi” fikrini özümsemek istiyorlar.

Fotoğrafta gri gömlek giymiş bir adamın sadece gövdesi görünüyor. Adam üst üste binmiş dokuz tane şeritin üstüne parmağını koymuş. En üst şeritte ''project''; onun altındaki şeritte ''management'' yazıyor. Diğer şeritte bozuk paralar; diğerinde yine bozuk paralar var. Onun altında istatik ve grafik çizimi illüstrasyonları bulunuyor. Altında çark; diğer altında iki yana dönmüş megafon ve insan bedeni silüeti illüstrasyonları var. En altta ise insan bedeni topluluğundan oluşmuş illüstrasyon çizimi bulunuyor. Şeritlerin üzerinde küçültülmüş bir adam görseli var. Bu adam kollarını yukarıya doğru açmış. Ellerinin arasında kupa çizimi illüstrasyonu tutuyor. Beyaz masanın üstünde üst üste duran şeritlerin çevresinde, dağılmış altı tane kahverengi şerit var.

”Sürdürülebilir iletişim”; ardında stratejik bir zeka oyunu gibi gerçekleşen doğrudan pazarlama sistemini getiriyor. Bu da ürünün albenisini bir hayli artırıyor.

Milenyum çağı marketing sistemi, eski kalıpları kırmalıdır. Odak noktasında, ürün ve ürün pazarlaması yerine; müşteri ve onun tatminkarlığını gözetmelidir. Pazarlamacı, müşteri topluluğunu istatiksel yükseliş olarak görmekten uzak kalmalı, onun hayal dünyasını dinamik tutmalıdır.

Ürününüzü tanıtırken bilgi vermekten çok; ürün odaklı yaşanacak deneyimi tüketici üzerinde maksimize edebilirsiniz. Sunacağınız ürünü ise diğer markalardan farklı kılmalısınız.

Müşteriniz kendi kendine ”neden diğerleri yerine bu markayı seçmeliyim?” ve ”bu ürün hayatımı nasıl değiştirecek?” sorularını sorarken, etkili bir anlatımla ona bu cevapları sunabilirsiniz. Bu sorulara verilecek her yanıt seçilebilirlik puanınızı artıracaktır.

Yeni dönemde mevcut olan en büyük marketing yarışı; tüketiciye en yakın olan olmak, doğru seçilmiş kitleye hitap etmek ve onlara, karar vermeye çok zaman bırakmadan, en uygun teklifleri sunmaktan geçiyor.