Categories
Dijital Pazarlama Rehber

Milenyum Çağına Hitap Edin: Mobil Pazarlama

Mobil pazarlama, web siteleri, e-postalar, SMS ve MMS, sosyal medya ve uygulamalar aracılığıyla akıllı telefonlar, tabletler veya diğer mobil cihazlarda hedef kitlelere ulaşmayı amaçlayan çok kanallı bir dijital pazarlama stratejisidir.

mobil pazarlamayı anlatan bir illüstrator telefonun yanında mail like play butonları var

Mobil cihaz kullanıcılarını çekmek için işletmenizi pazarlama sanatıdır. Etkili mobil reklamcılık, mobil kitlenizi tanımak, mobil platformları değerlendirirken içerik tasarlamak, mobil uygulamaları stratejik olarak pazarlamak ve kullanmak anlamına gelir.

Masaüstü bilgisayarlarda yapılabilecek her şey artık mobil cihazlarda kullanılabilir. E-postaları açmaktan web sitenizi ziyaret etmeye kadar her şey küçük bir telefon ekranında yapılabilir.

Mobilin pazarlamanın geleceği olduğunu söyleyebilirim, ama aslında mobil çağ çoktan geldi. Hatta bir mobil pazarlama stratejisi uygulamazsanız,  geride kaldığınızı söyleyebilirim!

Mobil Pazarlamanın Öncüleri

Mobil pazarlamanın geçmişi, 2003 yıllarında ilk ticari mobil SMS ve kısa kodların başladığı zamana dayanmaktadır.

Pontiac ve Nike, 2005 yılında SMS kampanyası başlatan ilk iki marka oldu. Bu, her iki markanın da mobil pazarlamanın gelecek vaat ettiğini fark ettiği zamandı.

 

2007 yılı itibariyle, dünya geneline bakıldığında 2,4 milyar SMS kullanıcısı vardı. Apple, ilk iPhone’unu ABD’de piyasaya sürdü ve QR kodları, 2010 yılında mobil pazarlamaya katıldı. Bu pazarlamada yeni bir dönemin başlangıcını başlattı.

2011 yılı itibariyle mobil pazarlama yaklaşık 14 milyar dolarlık küresel bir sektör haline geldi.

mobil pazarlamayı anlatan bir görsel tasarım. telefondan ikonlar çık

2013 yılı itibariyle, Android ve iOS piyasaya hakim olmuştu. Uygulamaların popüler hale geldiği ve akıllı telefonların artık geleneksel cep telefonlarının yerini aldığı zaman haline dönüştü.

2014 yılları itibariyle, cep telefonu kullanıcılarının sayısı bilgisayar kullanıcılarının sayısını geçti ve insanlar interneti telefonlarından kullanmaya başladılar.

Bugün mobil zamanın %89’luk kısmı uygulamalara, kalan %11’lik kısmı ise web sitelerine harcanmakta. Pazarlamacıların %71’inin mobil pazarlamanın işlerinin temeli olduğunu söylemesinin nedenlerinden biri budur. Bu nedenle, insanların %68’i mobil pazarlamayı genel pazarlama stratejilerine dahil ediyor.

Neden Mobil Pazarlama?

  • Mobil cihaz süresinin %80’i uygulamalara harcanıyor; oyun uygulamaları ise uygulama zamanının en büyük yüzdesine hakim olmakta.
  • Tablet kullanan insanlar, akıllı telefon kullananlardan %70 daha fazla web sayfasına göz atmakta.
  • Perakende dönüşüm oranları tablet kullanıcılarında %2,2’lik orana sahip, akıllı telefonlarda ise %0,7’de, ancak geleneksel PC dönüşüm oranları %3,3 ile en yüksek oranla yer alıyor!
  • Mobil aramalar 2018’de yıllık baz alındığında %200 arttı.

telefonu tutan adam mobil pazarlamayı simgeliyor

Erişim

Erişim hakkında bir endişe söz konusu olduğunda, hedef kitlenize ulaşmak için cep telefonundan daha kolay bir araç yoktur. Akıllı telefon kullanıcılarının% 79’u, sabah kontrol ettikleri ilk şeyin cep telefonu olduğunu ve tüm gün yanlarında taşıdıklarını söylüyor.

Ama bu hepsi değil. Ortalama bir cep telefonu kullanıcısı her gün telefonda 90 dakika, Amerikalı tüketiciler ise her gün telefonda 220 dakika geçiriyor. Üstelik ortalama süre her geçen gün artıyor. Bu, tüketicilerinizi çekmenin daha kolay bir yolu olmadığı anlamına gelir. Güvenilir bir mobil pazarlama stratejisi geliştirdiğiniz sürece, onlarla istediğiniz zaman, istediğiniz yerde iletişim kurabilirsiniz.

Kişisel

Cep telefonları kişisel cihazlardır. Tüketicilerle mobil cihazlar aracılığıyla bağlantı kurarken markanız, kullanıcıların arkadaşları ve ailesiyle aynı kategoriye girer. İnsanlar bire bir iletişim kuran markalara daha yakın hissederler.  Bu tür bir kişisel teması cep telefonundan başka bir şeyin başarması oldukça zordur.

Anında

Müşterilere anlık mesaj göndermeniz gerekse hangi aracı seçerdiniz? Araştırmalar, metin mesajlarının %90’ının üç dakikadan daha kısa sürede okunduğunu gösterirken, başka bir araştırma kısa mesajların %98’inin okunduğunu gösteriyor. Mobil pazarlama sadece inanılmaz derecede etkili olmakla kalmıyor, aynı zamanda bilgileri anında iletebiliyor. E-posta pazarlamasından farklı olarak, e-posta pazarlamasının yanıt oranı yalnızca% 6 iken, metin mesajlarının yanıt oranı %45’tir. Kısa mesajlar anında iletilebilir, hemen okunabilir ve marka için şaşırtıcı sonuçlar sağlayabilir.

Mobil E-Ticaret

Tüketiciler birçok ürünü mobil cihazlarından almayı tercih ediyor. İnternette geçirilen sürenin %44’ünden fazlası cep telefonlarına harcadığından, cep telefonu görüşmelerinin %78’i satın alma ile sonuçlanıyor. 2017’de mobil e-ticaret, küresel e-ticaretin %43’ünü oluşturuyordu ve 2020’ye kadar %39 oranında büyümesi bekleniyordu.

Uygun Maliyetli

Diğer pazarlama teknikleriyle karşılaştırıldığında mobil pazarlamanın maliyeti çok düşüktür. Örneğin, TV’de reklam vermek, bir SMS kampanyası yürütmekten veya mobil cihazlar için optimize edilmiş bir web sitesi oluşturmaktan çok daha pahalıdır.

Müşteri Katılımı

Markanızın cep telefonları konusunda iyi bir deneyimi varsa müşterileriniz size daha çok güvenecektir. Araştırmalar, insanların %61’i web sitesine cep telefonlarından erişebildiklerinde iyi bir marka imajına sahip olacaklarını göstermiştir. Mobil uygulamalar için optimize edilmiş ise, müşterilerin %30’u web sitenizden ayrılacaktır.

Categories
Dijital Pazarlama Rehber SEO

SEO 101: Arama Motorları Nasıl Çalışır?

Aslında, arama motorları nasıl çalışır sorusu, altında daha detaylı bir soruyu barındırır:

Arama motorları web sitelerini kategorize etmek, web sayfalarını yapılan arama sorguları doğrultusunda kullanıcılarına geri sunmak için nasıl bir algoritma kullanır?

Markanızın, web sitenizin veya şirketinizin öne çıkmak istediği sorgularda arama yapanlar tarafından bulunmak istiyorsunuz. Yani, arama motorları sonuç sıralamasında yükselmek istiyorsunuz. Öyleyse, SEO teknikleri uygulamalısınız.

Bir kullanıcı olarak, internet üzerinden herhangi bir ürün veya bilgi araştırması yaparken arama motorlarını ne sıklıkla kullandığınızı düşünün. Peki, neden kullanıyorsunuz?

Başarılı SEO Sonuçları İçin Optimizasyon

seo uzmanı kadın ekibine arama motorları nasıl çalışır konusunu anlatıyor

Bir SEO uzmanı olarak söylemeliyim ki, Google’ın önerileri doğrultusunda geliştirilen SEO stratejileri her yıl değişiklik gösterirken, aslında temel ilkeler hep aynı kalmaktadır.

Google, 1990 sonlarında ortaya çıktığından beri, SEO çalışmaları üç temel bileşen altında yönetilmektedir:

1. Teknik SEO,

2. Sayfa içi SEO ve

3. Sayfa dışı SEO.

Teknik SEO, sitenizi geliştirmek için tasarlanmış, ancak doğrudan içerikle ilgisi olmayan etkinlikleri tamamlama sürecidir. Genellikle perde arkasından yönetilir ve web site kullanıcılarının bakarak fark edemeyeceği geliştirmelerdir.

Site içi SEO, içeriğinizde kullanacağınız anahtar kelimeyi doğru bir şekilde hedefleme, site içeriklerinizin hedef anahtar kelimelerle doğrudan alakalı olmasını sağlama ve kullanıcı deneyimini olabildiğince yükseltebilme sürecidir.

Site içi SEO yapılabilmesi için, bir içerik yönetim sistemi gerekmektedir. Böylece, SEO amaçları için optimize edilmiş sayfa başlıkları ve açıklamalar oluşturulabilir.

İçerik Yönetim Sistemi Nedir?

İçerik yönetim sistemi, veya CMS, bir web sitesini yönetmek için kullanılan yazılım parçasıdır. Metin, resim ve video gibi içeriklerin web sitesine eklenebildiği veya değiştirilebildiği paneldir.

Sayfa dışı SEO, web sayfaları dışında yönetilen etkinlikler aracılığıyla, web sitenizin arama motoru sonuç sıralamalarını geliştirme sürecidir. Büyük ölçüde sitenin otoritesini artırmaya yardımcı olan geri bağlantılar oluşturmak, sayfa dışı SEO’nun ana hedeflerindendir.

Off Page SEO ile Sıralamanızı Yükseltin

Arama motoru algoritmaları, arama yapan kişiye aradıkları kesin sonuçları sunabilmek için geliştirilen bilgisayar programlarıdır. Arama motorları, web sayfalarını bulmak, tanımlamak ve hangi anahtar kelimede görüneceğine karar vermek için algoritmalarına güvenir.

Arama motorları nasıl çalışır sorusuna üç adımda cevap verelim:

1. Tarama

Tarama, arama motoru botlarının web sitenizi ziyaret ederek, UI & UX tasarımdan yayınlanan içeriklere kadar tüm sayfaları keşfetmesi sürecidir.

Arama motorları, internette yayınlanan yeni web sayfalarını bulmak ve bu sayfalarla ilgili bilgileri kaydetmek için düzenli olarak arama motoru botlarını dünyada yer alan tüm web sitelerine gönderir. Bu botlara, “web tarayıcıları” veya “örümcekler” de denmektedir.

Arama motoru botlarının amaçları, oluşturulan yeni web sayfalarını keşfetmek ve var olan web sayfalarında yapılması gereken düzenli değişiklikleri kontrol etmektir. Bu işlemleri yaparken, daha önce keşfettikleri site içi bağlantıları izleyerek web sayfalarını tarar.

Bu nedenle, web sitenize eklediğiniz yeni bir sayfayı anasayfanızda göstermek akıllıca bir strateji olacaktır. Anasayfanızla bağlantılı sayfalar, arama motoru botları tarafından hızlıca keşfedilebilir.

2. İndeksleme

İndeksleme, web sayfalarının hangi konularla ilgili olduğunu tespit etme ve arama motoru veritabanına sayfanızı kaydetme işlemidir. Bir arama motorunun taradığı içeriği kullanıp kullanmayacağına karar vermesi de indeksleme sırasında belli olmaktadır.

Taranan bir web sayfası, arama motoru botları tarafından değerli görülüyorsa, dizine eklenecek ve sonuç sıralamalarında gösterilecektir.

Değerli içerik sunan web siteleri arama motorlarının sayfa dizinlerinde yer alırken, kalitesiz içerikler arama motoru sonuçlarında gösterilmez.

Kalitesiz içerik derken neyi mi kastediyorum?

  • Mobil uyumlu olmayan içerikleri,
  • Özgün olmayan içerikleri (spam olarak kabul edilir),
  • Herhangi bir geri bağlantısı olmayan sayfaları ve
  • Herhangi bir bağlantı çıkışı olmayan sayfaları.

3. Sıralama

Sıralama, arama motoru veritabanına kaydedilen ilişkili parametreler doğrultusunda, arama sonuçlarında web sayfanızın konumlandırılmasıdır.

Arama motorları, herhangi bir anahtar kelime için arama yapan kişilere, bulabilecekleri en faydalı ve en alakalı sonuçları vermek için web sayfalarını sıralar.

Sıralama, yalnızca tarama ve dizine ekleme adımları tamamlandıktan sonra gerçekleşebilir. Dolayısıyla, arama motoru sonuç sıralamasında görünüm elde etmek istiyorsanız, beklemeniz gerekir.

Arama motorlarının web sayfalarını sıralarken baktığı 200’den fazla gereksinim vardır. Bu gereksinimlerinden en önemlileri;

  • Başlık etiketinde anahtar kelime kullanımı,
  • İçeriğin kopya olup olmadığı,
  • Web sayfasının yüklenme hızı,
  • Web sayfasının mobil uyumluluk durumu ve
  • Domain otoritesidir.

Google Algoritmaları

google da çalışan iki geliştirici yazılımcı web site botlarının getirdiği bilgileri veritabanına aktarıyor

Google’ın kullandığı ana algoritmaya Google Hummingbird adı verilir. Arama motoru sonuçlarının nasıl sıralanacağına karar vermekten sorumludur.

Ekstra: 2018’de Google, BERT algoritmasını tanıttı. BERT, daha iyi sonuçlar elde etmek için arama yapan kişinin dili hakkında daha fazla bilgi edinilmesi için geliştirilen bir yazılımdır.

Ayrıca Google, RankBrain adı verilen bir makine öğrenimi yetisine sahip arama motoru alt algoritmasını kullanır. RankBrain, aşina olmadığı bir kelime veya kelime öbeğiyle karşılaşırsa, daha iyi anlamak için yapay zeka kullanır.

Google’ın arama motoru çubuğuna yazdığınız bir sorgu için arama önerisi yapması RankBrain sayesinde gerçekleşir. Yani, arama sorguları olağandışı oladığında bile sonuç gösterimi sağlanabilir.

RankBrain, anahtar kelime için optimize edilmiş en iyi sonucu bulmanın yanı sıra, kullanıcı memnuniyeti sağlayan ve kullanıcının beklediği sonuçları sunan web sitelerini sonuç sıralamalarında yükselterek ödüllendirir.

İyi SEO stratejileri, RankBrain’in sıralama faktörlerini iyi bir şekilde anlayıp geliştirilenlerdir. İşte, 3 etkili SEO statejisi;

1. 3 veya daha fazla kelime içeren anahtar kelimeleri hedefleyin.

2. Meta başlıklarınızı ve açıklamalarınızı ilgi çekici tutun.

Böylece, tıklama oranınızı artırabilirsiniz. Tıklama oranı, web sayfanıza tıklayan kişilerin, web sayfanızı Google arama sonuçlarında gören kişilere oranıdır.

Tıklama oranı nedir?

Meta başlık ve açıklamalarınızda anahtar kelimenizi içeren call to action kullanımı, parantez kullanımı, rakamsal veya yüzdesel ifade kullanımı tıklama oranınızı artıracak bazı yöntemlerdir.

Call to action nedir?

Web sayfanız Google arama motoru sonuçlarında nasıl görünüyor? Ücretsiz test edebilirsiniz.

3. Kullanıcılarınızın web sitenizde kalma süresini artırın ve web sayfanızın hemen çıkma oranını düşürün.

Hemen çıkma oranı nedir?

Arama motorları nasıl çalışır sorusuna özet bir cevap vermek gerekirse, üç önemli sıralama faktörüyle çalışır:

Bağlantılar – Farklı web sitelerinden olabildiğince geri bağlantı edinin ve site içi linklemelerinizi doğru yapın.

İçerik – Özgün ve kaliteli içerik üreterek ziyaretçilerinizin web sitenizde uzun zaman geçirmesini sağlayın.

RankBrain – Makine öğrenimine sahip arama motoru alt algoritmasını etkileyerek ödüllendirilin.

İlk sayfa sonuçlarında olmak istiyor; ancak, web sayfalarınızı nasıl optimize edeceğinizi bilmiyor musunuz? Hemen FastnTech ile iletişime geçerek SEO hizmeti alın.

Categories
Dijital Pazarlama Rehber SEO

SEO Uzmanı Kimdir? SEO Uzmanı Seçerken Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Google, internet sitelerinin sıralamasını belirlemek için site sahiplerinden birtakım isteklerde bulunur. Bu isteklerin bazıları net olarak kendi yazılarında anlatılırken, bazıları ise tamamen deneme yanılma yoluyla bulunur.

SEO uzmanı ise deneme yanılma yolu ile ve Google’ın yönergeleri doğrultusunda, bulduğu ideal ayarları hizmet verdiği sitelerde uygulayarak sitenin daha üst sıralarda çıkmasını sağlar.

seo uzmanı müşterisini google arama motoru sonuç sıralamasında yükseltebilmek için çalışıyor

Bu ayarlardan bazıları şu şekildedir;

  • Sayfa açılma süresini kısaltarak ziyaretçinin sitede daha rahat dolaşması,
  • Özenle seçilmiş sitelerden backlink alımı,
  • Hali hazırdaki içeriklerin incelenerek gerekli olması halinde düzenlenmesi ve yeni içeriklerin eklenmesi,
  • Site temasının uygun olmadığı durumlarda (mobil kullanımının kötü olması, sayfa yüklenme süresinin çok yüksek olması, temanın ilgi çekici olmaması ve benzeri) temanın değiştirilmesi,
  • Siteye önceden yapılan olumsuz çalışmaların bulunarak temizlenmesi,
  • Rakip analizinin yapılarak sitenin ihtiyacı olan eksiklikleri bulunması.

SEO Uzmanı Kimdir?

SEO yapan bir kişinin kendine profesyonel diyebilmesi için senelerini bu işe vermesi gerekir. Bunun temel sebebi, arama motorlarının her sektörde farklı isteklerde bulunmasıdır.

Örneğin bir blog sitesinde SSL büyük bir ihtiyaç değilken, e-ticaret sitelerinin olmazsa olmazdır.

İnternet üzerinden, tüm sektörlerle alakalı bilgilere ulaşılabilmektedir. Fakat bu bilgilerin doğruluk payını öğrenmek için bir veya birden fazla sitede deneme yapılmalıdır.

Ayrıca internetteki her yazı doğru bile olsa, Google gibi sürekli güncellenen sistemlerde 1 yıl önceki bilgilerin geçerliliğini yitirmesi de söz konusudur.

SEO, Türkiye içerisinde yanlış anlaşılan iş kollarından bir tanesidir. Bir berberde yıllarca çalışarak çıraklıktan ustaya geçildiği gibi, SEO uzmanı olabilmek için de yıllarca çeşitli siteler üzerinde çalışma yapılmış olması gereklidir.

Bu süre boyunca, işleri kolaylaştıracak SEO araçları kullanılabilir. Bir kişi SEO nedir sorusunun cevabını tam olarak kavrayıp tüm adımlardan geçtiğinde ise, bilgilerini başkalarına aktarmak için SEO eğitimi verebilir ya da firmalara SEO danışmanı olarak hizmet verebilir.

SEO Uzmanınızı Seçerken Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Site sahiplerinin kolaylıkla SEO analiz araçlarını kullanarak sitenin eksikliklerini görüp kendine SEO uzmanı demesinden beri, çoğu firma ucuz fiyatlara hizmet almak istemekte ve bu durum da sitelerinin geleceğini mahvetmektedir.

Site sahipleri, SEO uzmanı seçerken kurumsal firmaları veya freelance çalışan kişileri tercih edebilirler. Fakat, sitenize gerçekten faydalı olabilecek birini seçmek istiyorsanız, sizin sektörünüzdeki bir firmayı referans olarak gösteren uzmanlara bakabilirsiniz.

Eğer bu da mümkün değilse aşağıdaki uyarıları dikkate alarak seçiminizi yapabilirsiniz.

Referans Sorun

Hizmet alacağınız firmanın daha önceki işlerini isteyin. O sitelerin anahtar kelimelerinde kaçıncı sırada olduklarını inceleyin. Böylece o uzmanın veya firmanın işinde ne kadar başarılı olduğunu görebilirsiniz.

FastnTech olarak hizmet verdiğimiz markaların başarı hikayelerini okumak için hemen tıklayın.

fastntech dijital pazarlama ajansı olarak çalıştığımız markalar referanslar

Detay İsteyin

Hizmet alacağınız SEO uzmanına sitenizde nelerin değişmesi gerektiğini ve nelerin yapılması gerektiğini sorun.

Bazı kurumsal firmalar yapılacaklarını yüzeysel olarak anlatır (site hızınızı arttıracağız, backlink vereceğiz gibi).

Bazıları ise, yapacağı işi en ayrıntısına kadar anlatır. Bu iki durum arasında kalırsanız detay veren uzmanı seçin. Bu seçim, genellikle olumlu sonuçlara vesile olacaktır.

Dijital Ajansın Web Sitesini Kontrol Edin

Bir uzmanın işini nasıl yaptığını bilmek için biraz onu araştırmanız gerekiyor. Örneğin Google üzerinde “SEO” ve “SEO fiyatları” anahtar kelimelerini aratın.

Anahtar kelime nedir?

Üstte çıkan siteler, profesyonel olduklarının görsel belgesidir. Tabii ki freelance çalışmak isterseniz sitelerin en üstte çıkması neredeyse imkansızdır.

İlk sayfada yer alan arama motoru sonuç sıralamalarına bakabilirsiniz; fakat, aramanızın şehirlere göre farklılık gösterdiğini unutmayın.

Eğer Ankara’da ikamet ediyorsanız, İstanbul firmaları çıkmayacak ya da daha az çıkacaktır (şehir farkından dolayı daha iyi firmaları gözden kaçırıyor olabilirsiniz). Ayrıca inceleme yaparken reklamları göz ardı ettiğinize emin olmalısınız.

FastnTech, uzman kadrosu ile beraber, çeşitli SEO hizmeti de vermektedir. Bu hizmetin içeriğinde şunlar bulunmaktadır;

  • Backlink edinim çalışmaları,
  • Site içi SEO hizmeti,
  • SEO danışmanlığı,
  • Aylık SEO raporu,
  • Site hızlandırma operasyonları (gerekli eklentilerin kurulması, Cloudflare kurulumu, AMP kurulumu ve benzeri),
  • Meta analizi,
  • Kırık bağlantı tespiti,

Kırık bağlantı nedir?

  • Anti SEO analizi (Google sıralamasında sitenizi aşağıya çekmek için yapılan işlemlerin listesi).

Daha fazla bilgi almak için SEO hizmet sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Google, tamamen düzene önem veren bir arama motorudur.

UI & UX tasarımı, SEO için tam da bu yüzden önemlidir. Bu düzenin sağlanabilmesi içinse, tek başına SEO danışmanlığı almak yetmez.

İhtiyaç duyduğunuz tüm dijital süreçlerde yanınızdayız. Bizimle büyüyün, gelişin, dönüşün.

Categories
Dijital Pazarlama Rehber SEO

Evergreen İçerik Nedir? Nasıl Oluşturulur?

Sektörel anahtar kelimeler bakımından zengin, yoğun bir şekilde organik trafik alan ve çokça geri bağlantıya sahip bir web sitesi oluşturmanın sırrını bilmek ister misiniz? Evergreen içerik oluşturmak.

Anahtar kelime nedir?

Bu makalede, evergreen içerik nedir, neden önemlidir ve evergreen içeriği içerik pazarlama stratejilerinizde nasıl kullanabileceğinize değineceğiz.

Evergreen içerik, güncelliğini hiçbir zaman yitirmeyen içerik türüdür. Güncel haberler ve mevsimsel olarak ilgi seviyesinin değişebileceği içeriklerden ziyade, okuyucuların her daim ilgisini çekebilecek içeriklerdir.

evergreen içerik nedir kapak fotoğrafı yeşillik içindeki tabelada evergreen içerik nedir yazıyor

Evergreen terimi, yıl boyunca yeşil yapraklarını dökmeyen bitkilerden esinlenerek ortaya çıkmıştır. Mantıklı bir adlandırma değil mi? Ancak, tanıma daha yakından bakacak olursanız, iki önemli konuya değinildiğini fark edeceksiniz: İçerik ve konusu.

 Evergreen İçerik Konu Örnekleri

Evergreen içerik, her zaman içinde tutarlı bir ilgi barındıran ve aranma hacmi her daim yüksek olan konularda yazılmaktadır.

Örneğin,

“Nasıl kilo verilir?” arama sorgusuna oluşturulacak bir içerik, bugün olduğu gibi, 50 yıl sonrasında da okuyucuların dikkatini çekecektir.

“Patlıcan yemeği tarifleri” hakkında yazılacak bir içerik, yemek pişiren kişileri her daim ilgilendirecek konuda olacaktır.

Öte yandan, yalnızca belirli bir dönem boyunca okuyucuların ilgisini çekecek konulardaki içerikler, evergreen olmayan içerik kabul edilmektedir.

Örneğin,

“COVID-19 PCR Testi” anahtar kelimesinde yazılan bir içeriğin, pandemi dönemi bittikten sonra aranma hacmi düşeceği için organik trafiğinin düşmesi beklenmektedir.

“Olimpiyatlar” ile ilgili üretilecek bir içerik, yalnızca yılda iki dönem boyunca okuyuculara hitap edecektir.

Evergreen içerik nedir sorusunun cevabı şudur: hiçbir zaman güncelliğini yitirmeyen, asla eskimeyen bir konuyla ilgili içeriktir.

Dün oynanan futbol maçı skorları hakkında bir yazı yazarsanız, konuya devam eden ilgiye rağmen, bir hafta geçmeden okuyucu ilgisinin düşmesi sebebiyle yüksek bir yatırım getirisi elde edemezsiniz.

Evergreen olmayan içerikleri yönetme yollarıyla ilgili daha detaylı bilgi almak istiyorsanız, okumaya devam edebilirsiniz!

Evergreen İçerik Neden Önemlidir?

2016’da Donald Trump seçimi kazandığında, New York Times kendi web sitesi üzerinden konuyla ilgili bir içerik yayınladı.

Konuyla ilgili içerik üreten ilk birkaç web sitesinden biri oldukları için, sitelerinin organik trafiğinde büyük bir artış gözlemlendi.

new york times dergisinin kendi web sitesinde yayınladığı donald trump seçimi kazandı yazısının aldığı organik trafiğin zaman içindeki grafiği

Ancak, bu ilgi yalnızca birkaç ay sürdü. Amerikan halkı, Donald Trump’ın iktidarda olmasına alıştıkça, “Donald Trump’ın seçimi kazanması” konusuna ilgilerini kaybettiler.

Bu nedenle, ilgili konunun bulunduğu web sayfasına gelen trafik hızla düştü.

Evergreen olmayan, ancak güncel dönemde ilgi çekebilecek bir konuda içerik yayınladığınızda, büyük ölçüde bir organik trafik patlaması yaşarsınız. Buna, “spike of hope” adı verilir. Zamanla, ilgi azaldıkça, aynı hızla düşen trafiğe ise “flatline of hope” denir.

Evergreen olmayan içerikler yazmanız gerekiyorsa, web sitenize düzenli olarak içerik girişi yapmanız gerekir. Aksi halde, durgun olduğunuz dönemlerde trafiğiniz hızla düşecektir.

İşte tam da bu yüzden, evergreen içerik nedir sorusunun yanıtını çok iyi biliyor olmalısınız.

Evergreen İçerik Yazmanın Avantajları Nelerdir?

Daha az iş.
Yayınladığınız evergreen içeriği sık sık güncellemeniz gerekmez. Bu da, farklı konularda içerik yazmanıza zaman yaratmak anlamına gelmektedir.

Düzenli organik trafik.
Google, web kullanıcılarının arama sorgularıyla en ilişkilendirilebilir sayfaları göstermektedir. İçeriğiniz güncel değilse, arama motoru sonuç sıralamasında yükselmek oldukça zordur.

Web sayfalarınızı iki ayda bir güncelleyecek iş gücünüz bulunmuyorsa, tek çareniz evergreen içerik üretmektir.

Gelecek hafta insanların ilgisini kaybedeceği haberleri içeriğinizde işlemeyin. Yalnızca eskimeyen konuları hedefleyin!

Nasıl mı? İki aşamalı bir süreçle;

1. Adım: Evergreen Konu Araştırması

Hiçbir zaman eskimeyecek konuları bulmak, trendlere göre değişebilecek konulardan uzak durmak, tutarlı arama trafiği olabilecek konulara odaklanmakla ilgilidir.

Bunu yapmak için öncelikle evergreen içeriğiniz için konu araştırması yapmalısınız.

Anahtar kelime araştırması ve içerik üretme gibi SEO çalışmalarına ayıracak vaktiniz yoksa veya yeterli bilgi birikiminiz olmadığını düşünüyorsanız, bizimle iletişime geçebilirsiniz!

Aranma Hacmi Yüksek Anahtar Kelimeler Bulun

Web sitenizde sunmak istediğiniz birkaç konu üzerinde beyin fırtınası yaparak işe başlayabilirsiniz.

Evergreen içeriğimiz için belirlediğimiz anahtar kelime “sağlıklı kilo verme” olsun.

sağlıklı kilo verme anahtar kelimesi ahrefs aranma hacmi gösterimi

Kelimenin aranma hacmine bakın: 1.800

Anahtar kelimenin yeterli organik trafik çekme potansiyeli var mı? Yoksa, insanlar konuyla ilgili satın alma gibi farklı bir eğilimde mi?

Durumun bu olmadığına emin olmak için, arama sorgusunu Google’a yazın ve çıkan sayfalarda bahsedilen konuları inceleyin.

Son olarak, arama motoru sonuç sıralamasında ilk 10’da yer alan web sayfalarının aldıkları trafiği kontrol edin, eğer rakam yüksekse, belirlediğimiz anahtar kelime evergreen içerik üretmede kullanılabilir.

sağlıklı kilo verme yazıldığında google ın gösterdiği sonuçlar ve bu web sayfalarının aldığı trafik ahrefs görünümü

Kullanıcı İlgisinin Zaman İçindeki Değişimini İnceleyin

Belirlediğiniz anahtar kelimenin yüksek aranma hacmi olabilir. Ancak, konuya olan ilginin zaman içinde nasıl değiştiğine emin olmalısınız.

Google Trends ücretsiz aracıyla, konunun zaman içindeki popülerliğini inceleyebilirsiniz.

“Sağlıklı kilo verme” anahtar kelimesinin trendine bir bakalım;

google trends sağlıklı kilo verme arama trendi zaman içindeki değişim evergreen içerik nedir

Şimdi de, “yılbaşı” anahtar kelimesi için kullanıcı trendini inceleyelim;

yılbaşı arama sorgusu google trends evergreen olmayan içerik

Gördüğünüz gibi, mevsimsel olarak yükselen ve yılın kalan aylarında düşen bir kullanıcı trendi söz konusudur.

Yukarıda verdiğimiz iki örnekten de anlayabileceğiniz gibi, “yılbaşı” anahtar kelimesi hedeflenerek yazılacak içerik, evergreen olmayan içeriktir. “Sağlıklı kilo verme” anahtar kelimesi hedeflenerek yazılan bir içerik ise, evergreen içeriktir.

Kullanıcı Eğiliminin Tutarlı Olduğuna Emin Olun

Arama yapan kişinin Google’a bir arama sorgusu yazarkenki amacına kullanıcı eğilimi denir.

Kullanıcı eğilimi net olmayan bir anahtar kelime için içerik üretildiğinde, arama motoru sonuç sıralaması grafiğinizde dalgalanma olacaktır.

Bu durumda, içeriğiniz teknik olarak “güncel” bile olsa, Google kullanıcı eğilimine göre sıralama yapacağı için içeriğiniz ilk sayfada çıkmayacaktır.

Tek yapmanız gereken, Google’a anahtar kelimenizi yazmak ve çıkan ilk 10 sonucu incelemek! Eğer arama motoru sonuçlarında çıkan sayfalar blog yazılarından oluşuyorsa, kullanıcı eğilimi konusunda endişe etmenize gerek yoktur.

2. Evergreen İçerik Yazmak

Evergreen içerik oluşturmak işin en kolay kısmıdır. Arama motorlarının gözünde evergreen olmayı sürdürmek ise işin zor yanıdır.

Peki, bunu nasıl başarabilirsiniz?

10X İçerikler Üretin

Google’ın amacı, arama sorgusu yapan kullanıcılara en ilişkilendirilebilir sonuçlar sunmaktır.

En iyi sonuç sıralamasında olmak için ise, yüksek kaliteli içerikler yazmanız gerekmektedir. Çünkü, düşük kalitede içerikler herkes tarafından üretilebilir.

Belirlediğiniz konu hakkında üstünüze olmadığını göstermeniz gerekiyor. Dijital pazarlama dünyasında bu stratejiye 10x içerik denmektedir.

İçeriğiniz diğer web sayfalarındaki gibi 1X ise, web sitenizle rekabet etmek oldukça kolaydır. Rakiplerinizin sayfalarında yer alan 2X içerikten daha yüksek kelime sayısına sahip bir içerik üretebiliyorsanız, şansınız daha yüksek olur.

Özellikle aranma hacmi yüksek ve rekabetin çok olduğu bir anahtar kelimede yazdığınız içeriğin gösterim elde etmesini istiyorsanız, 10X içerik stratejisinden başka çareniz yoktur.

10X içerik stratejisinin bir diğer artısı, uzun vadede ilk sayfa sıralamanızı koruma şansınızın daha yüksek olmasıdır.

İçeriğinizi oluşturduktan sonra, aşağıdaki kontrol listesinin üstünden geçmenizi tavsiye ederiz;

Kalite.
Web sayfanızın tasarımınız kullanıcı dostu mu? İçeriğinizin okunması kolay mı? İçerik dili eğleceli ve faydalı mı?

Özgünlük.
İçeriğinizi oluşturduktan sonra, mutlaka özgünlük kontrolü yapmalısınız. 100% özgün yazılan içerikler, kullanıcılar ve arama motoru botları tarafından alanında uzman kabul edilmenize yardımcı olur.

Yazdığınız içeriğin özgünlük oranını, aşağıdaki ücretsiz araçlar üzerinden kontrol edebilirsiniz:

İçeriğinizin Ömrünü Kısaltacak Konulara Değinmeyin

Bazı içerik pazarlamacılar, makalelerinde popüler kültüre atıfta bulunmayı sever. Ancak, evergreen olmasını hedeflediğiniz içerikte, popüler dizi karakterlerinden veya güncel olaylara değinmek, uzun vadede yatırım getirinizi düşürebilir.

john snow içerik pazarlamasını öğretiyor makalesinin zaman içindeki organik trafiği

İçerik pazarlamacıların bunu yapmasının asıl nedeni, okuyucuların ilgisini artırmaktır. Bu strateji, kısa vadede organik trafik miktarında bir artışa neden olsa da, evergreen içerik oluşturma yöntemlerinden biri olarak kabul edilmemektedir.

İçeriğinizin Ömrünü Kısaltacak Bir Dil Kullanmayın

Mümkünse, evergreen içerik oluştururken aşağıdaki ifadeleri kullanmaktan kaçının:

  • Geçen ay,
  • Dün,
  • 201X.

Çünkü bu tür kelime grupları, içeriğinizin belirli bir tarihten sonra eskimiş olduğu izlenmini verecektir.

Öte yandan, meta başlığa yıl eklemek, içeriğinizin güncel bir içerik olduğu izlenimi dolayısıyla okuyucuların tıklama oranını artıracaktır. Bu durumda da, sayfanızın meta başlığını her yıl güncellemeniz gerekecektir.

Jeff Bezos’un da dediği gibi “değişmeyen şeylere odaklanın.”

Yazdığınız içeriklerin sürdürülebilir organik trafik almasını istiyorsanız, haftada on makale yayınlamaya olan ihtiyacınızın ortadan kalkmasını hedefliyorsanız, evergreen içerik tam sizin için!

Evergreen içerik nedir konusuna değinerek oluşturduğumuz içeriğin sonuna geldik. Düşüncelerinizi yorumlar üzerinden bizimle paylaşabilirsiniz!

 

Categories
Dijital Pazarlama E-Ticaret Rehber

Yeni Normalde E-Ticaret Uyarlamaları

Covid-19 küresel salgınının hayatlarımızda değişiklikler yapmamıza neden olduğu tartışılamaz bir gerçek. Çalışma hayatı, sosyal mesafe kuralları, toplu taşımalarda yeni düzenlemeler gibi birçok alanda düzenlemeler yapıldı.

Bu düzenlemeler arasında e-ticarette yerini aldı. Yaşadığımız yeni normal döneminde tüketicinin e-ticaret davranışlarında değişiklikler gözlemlense de kalıcı değişiklikler bu dönem sonrasında olacak gibi gözükmektedir.

Peki yeni normalde e-ticaret dünyasına işletmeler nasıl uyum sağlayacak? Aşağıda, yeni normalde e-ticarete uyum sağlamak için gereken bazı uyarlamaları inceleyeceğiz.

Yeni Normalde E-Ticaret İçin Bazı Uyarlamalar

E-ticaret ögeleri ve telefon tutan bir kadın eli.

Çevrim İçi Alışveriş Görsel Olarak Ayrıntılı Olmalıdır

Dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca insan artık evden çalıştığı veya eğitim gördüğü için çevrim içi alışveriş yapmak motivasyonu öncekine göre daha yüksektir.

Bu durum dikkate alındığında, tüketicinin dijitale geçişi hijyen veya sağlık nedenlerinden dolayı uzun ömürlü olabilir. Hatta insanlar çevrim içi alışverişi yeni rutinlerin olarak benimseyebilirler.

Bir tüketicinin ürününüz ile ilgili sahip olabileceği tek deneyim, ürün ayrıntıları sayfalarınızda (PDP’ler) sağladığınız görsellerdir. Yeni dönem öncesinde çevrim içi alışveriş için basit görüntüler işe yarıyordu. Ancak, yeni dönemde tüketicinin ilk deneyiminin çevrim içi olduğundan dolayı bu artık yeterli olmayacaktır. PDP’lerinizi zengin video ve artırılmış görsel deneyimlerle modernize etmenizi öneririz.

Doğrudan ve Daha Çevik Olmanız Gerekiyor

Zorluklar karşısında, tüketicilerin ürünlere olan ihtiyaçları ve harcama yetenekleri bir gecede değişebilir. Yeni normalde e-ticaret düzeninde, ilk başta tuvalet kağıdı, el dezenfektanı ve bakkaliye gibi temel ürünler akla gelirken, sonunda kısıtlı yaşam aşamasında odak nokta kıyafetler, çocuklar için eğitim yardımcıları, sanat araç gereçleri ve elektronik cihazlara geçti.

Ekonomik belirsizlikler çoğumuzu vururken, talep, arz ve fiyatlandırma dinamik olarak değişiyor. Doğrudan tüketiciye yönelik kanalınızın çevik olması ve yeni ürünleri satmak, ürünleri yeniden fiyatlandırmak ve tüketici hassasiyetlerine uyum sağlamak için sisteminizin hazır olması gerekir. Şirketler, e-ticaret ağının üstün iş çevikliği sağlayacak kadar esnek olmasını sağlamalıdır.

Güven ve Sadakat Kazanmak İçin Organik Bağlantılar Oluşturmalısınız

Bu yeni normalde e-ticaret ortamında, markaların sadık tüketicilerle organik bir bağlantı sağlamak gerekmektedir. Bunu sağlarken, kullanıcı tarafından oluşturulan görüntüleri ve videoları etkinleştirerek tüketicilerin ilgisine sunmak fayda sağlayacaktır.

Bu sosyal kanıt, mağaza içi sosyal alışveriş ziyareti için değerli bir araç olabilir. Elbette bu; denetleme, görüntü ve video otomatik kırpma ve görsel çekicilik için iyileştirmeye yardımcı olacak bir tür otomasyonun yanı sıra yükleme ve teslim performansı dahil olmak üzere daha birçok dijital husus gerektirecektir. Ancak bunların hepsi uzun vadede karşılığını alacak teknoloji yatırımlarıdır.

Yeni normalde e-ticaret İçin Ekip Ruhunu Kaybetmemek Gerekir

Bir firmanın e-ticret ekibi.

Oluşan bu yeni normalde pazarlama, yaratıcılık ve geliştirme ekipleri artık aynı yerde bulunmuyor. Hepsi evden çalışma hayatına alışmaya çalışmaktadır. Ancak çocuklar ya da evcil hayvanlar çalışma hayatını sekteye uğratabilmektedir.

Hepimiz bir süre sonra ofislere döneceğiz, ama bir şeyler sonsuza dek değişime uğramış olacak. Bu süre zarfında dağılmış ekibin işbirliğini mümkün kılan ve daha verimli iş akışları sağlamak için yeni düzenlemeler yapmak gerekir.

Yeni Normalde E-Ticaret İçin Sonuç Olarak

Covid-19 ile yaşamanın yeni gerçekliğine adım atarken, teknoloji hem tüketiciler hem de işletmeler için ileriye doğru bir yoldur. Bugün e-ticaret yetkinliklerine yatırım yapan ve yeni deneyimler sunan markalar, tüketicilerle bağlantı kurmaya daha iyi hazırlanmış olacaktır.

 

 

Categories
Dijital Pazarlama E-Ticaret Rehber

COVID-19 Krizini Dijital Pazarlama İle Fırsata Çevirin

dijital platformları kullanan bir kadın

 

Yenilenen dünya düzeninde sektör fark etmeksizin tüm şirketler ve işletmeler, internet dünyasında da varlığını koruyabilmeli, boy gösterebilmeliler. Ve tüm iş dünyası adına, şimdi ve gelecekteki en güvenilir dayanağın web siteleri, yani etkili bir arama motoru optimizasyonu olduğunu aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor.

Daha önce dijital dönüşümün gücünü sektörün yönlendirmeleri arttırırken, bugün Covid-19’un etkilerinin dönüşümü daha da hızlandırdığına, bireylerin talep ve beklentilerinin bu dönüşümü zorunlu hale getirdiğine şahit oluyoruz.

Covid-19 Tüketicileri Online Ticarete Yönlendirdi

Günlük hayatla birlikte iş hayatını da olumuz etkileyen Covid-19 virüsü, yaşamımızdaki pek çok şeyi kısa sürede zorunlu ve hızlı bir şekilde değiştirdi. Ezberlerin bozulduğu, alışkanlıklarımızın değiştiği ve yeni normallerin su yüzeyine çıktığı bu dönemde etki yaratmanın ve sürdürülebilirliğin yolu teknolojiden geçiyor.

Tüketicilerin karantina döneminde evde vakit geçirme zorunluluğu, onların tüketim alışkanlıklarına da yansımaktadır. Bu durum çok sayıda tüketiciyi e-ticaret platformları ve online marketleri kullanmaya yönlendiriyor ve dünyadaki dijitalleşmeyle birlikte perakende ticaret,    e-ticarete dönüşüyor.

Sizin hala bir e-ticaret web siteniz yok mu?

Ticaret Bakanlığı’nın açıkladığı verilerde, 2020 yılının e-ticaret ivmesini ele alan istatistiklerini görebiliyoruz. Bu verileri göz önünde bulundurduğumuzda Türkiye’deki e-ticaret hacmi, geçtiğimiz yılın ilk yarısında 83,3 milyar TL’yi gösterirken, 2020’nin ilk yarısında 91,7 milyar TL’ye yükselerek geçtiğimiz yılın aynı zaman dilimine oranla %19’luk bir artış gerçekleştirdiğini söyleyebiliriz.

Dünya genelinde perakende satışlardaki e-ticaret payı, 2015 yılında %7,4’lük bir oran gösterirken, geçtiğimiz yıl bu rakam %14,1’e kadar yükselmiştir.

Küresel perakende satışlarındaki e-ticaretin payının ise, 2023 yılında %22 oranına yükseleceği öngörülmektedir.

tablet kullanımında kullanılan örnekler eski bir adam

Dijital Dünyada Rekabet

Pandeminin yarattığı salgın ile mücadele ederken doğru bir strateji ile uzun vadede oldukça karlı çıkmak mümkün. Günümüzde yenilikçi dönüşüm yaşayarak dijital pazarda var olmak isteyen firmalar, burada artık dijital pazarlama alanında da rekabet etmek durumundalar. Bu da doğal olarak, dijital platformlardaki rekabeti de ciddi anlamda kızıştırmaktadır.

Dijital dünyanın avantajlarını fark eden işletme yöneticileri krizin ekonomik boyutu ile ilgili alınabilecek önlemler ve var olan krizi fırsata çevirebilme yolunda çalışmalarını sürdürmektedir. Bu toplumsal dönüşümde, tüketicilerin değişen alışkanlıklarını baz alan işletmelerin, kendilerini dijital pazarda konumlandırma girişimleri ve  ticarete bakış açıları ile yeni bir dünya düzenine geçeceğini göstermektedir.

Dijital Pazarlamada Başarılı Olmak İçin Nasıl Bir Yol İzlenmeli

İnternet dünyasında varlık gösterebilmeniz için, ihtiyaçlarınızı doğru şekilde karşılayabilecek, hedef kitlenize ulaşarak sadık bir müşteri kitlesi yaratabilecek, dijital dünyadaki güncel gelişmeleri  ve global kaynakları düzenli takip ederek, kullanıcılarınıza doğru pazarlama stratejileriyle ulaşabilmenize yardımcı olacak bir dijital reklam ajansına ihtiyacınız olacaktır.

Hedefleriniz doğrultusunda etkili bir analiz yapmak ve stratejilerinizi bu analizlere göre oluşturup, geliştirmek sizi her daim ön saflarda tutan unsurlardan olacaktır. Dijital reklam ajansları ise size bu konuda ışık tutarken, sonuç odaklı çözümler sunacak,  yaratıcı düşünce gücüne sahip yeni ve eşsiz içerikler üreteceklerdir.

Yapacağınız bu hamleler markanızı dijital pazarda tanıtmak, rakiplerinizden bir adım önde olmak ve başarı elde etmek için en önemli unsurlardır.

Trendleri takip edip, güncel durumlardan haberdar olarak, markanızı potansiyel müşterilerinize en iyi şekilde aktarabilecek bir ekip, sizi sektörünüzde üst seviyelere taşıyacaktır.

Klavyenin üzerinde içi sosyal medya platformlarıyla dolu bir alışveriş sepeti var.

Pandeminin Sosyal Medyaya Etkisi

Pandemi nedeniyle alınan önlemler, kullanıcıların evden çıkamamasına neden olmuş, tüm günlük faaliyetleri evden sürdürmeyi  zorunlu hale getirmiştir. Bu nedenle  bilgi almak, eğitim ve iş hayatındaki çalışmaları sürdürebilmek için dijital ortamlara duyulan ihtiyaç, her zamankinden daha fazla hissedilmeye başlandı.

Boş zamanları değerlendirmek, sanal toplantılar düzenlemek, alışveriş yapmak, yani tüm ihtiyaçları karşılayabilmek için sosyal medya kullanımı hayatımızın vazgeçilmezi haline gelmiştir. Bu sürecin etkisi, mobil kullanımlarda son derece yüksek artışlar yaşandığını göstermektedir.

Görünen o ki,  Covid-19 virüsünün yaratmış olduğu karantina süreci, sosyal mesafemizi uzatsa da dijital platformlarla yakınlığımızı artırmıştır. Böylece uzun yıllar sürmesi beklenen “dijital göç” çok daha kısa sürede kendini göstermiştir.

 

Categories
Dijital Pazarlama Sözlük

Hedef Kitle Nedir? Nasıl Belirlenir?

Hedef kitle, dijital pazarlamanın hız kazanmasıyla birlikte kullanılmaya başlayan bir kavram oldu. Bu yazımızda hedef kitlenin ne olduğuna, nasıl belirlendiğine dair bilgiler aktaracağız. Bu konularla birlikte, dijital pazarlamada kitleyi belirlemenin dijital pazarlama için faydalarını da inceleyeceğiz.

Hedef Kitle Nedir?

Hedef kitleyi belirlerken tüm faktörleri göz önünde bulundurmalıyız.

Hedef kitle, pazarlaması yapılacak olan ürün ya da ürünlerin kim tarafından, ne için satın alınacağına yönelik oluşturulan istatistiki çalışmalar olarak tanımlanabilir. Dijital pazarlamanın en önemli unsurudur ve dijital dünyaya girecek olan herkesin öncelikle satacağı ürünler doğrultusunda bir kitle araştırması yapması gerekir. Hedef kitleyi belirlerken atılacak doğru adımlar markanızın bilinirliği açısından çok önemlidir.

Hedef Kitle Nasıl Belirlenir?

Dijital pazarlama dünyasında yer almak istiyorsanız öncelikle hedef kitle araştırmasının yapılması gerektiğinden bahsettik.  Şimdi bu araştırmanın nasıl uygulanacağına dair bilgilerden bahsedelim.

  • Öncelikle markanızı rakiplerinizden ayıran özellikleri belirlemelisiniz.
  • İnsanların ürününüzü ne için satın alacağını göz önünde bulundurmalısınız.
  • Ürününüzü satın alacak olan kişilerin kimler olduğunu belirlemek de oldukça önemlidir.
  • Ürününüzü satacağınız kişileri belirlerken öncelikle genel bir profil oluşturmalısınız.
  • Genel profili oluştururken cinsiyet, yaş, eğitim, yaşanılan yer, ekonomik gelir gibi faktörleri filtrelemek gerekir. Daha sonra özelleştirmeniz gerekmektedir.
  • Belirlediğiniz hedef kitlenizde ki kişilerin günlük hayatını ve ürününüzün onların hayatında hangi konumda olduğunu düşünerek özelleştirebilirsiniz.
  • Hangi kanalları kullanarak pazarlama ve reklam yapacağınız önemlidir. Her kanalın farklı dinamikleri vardır. Bu bağlamda hedef kitlenizin daha çok hangi kanalı kullandığını belirlemek de önemlidir.
  • Bu kanalları belirlemek için  Google Analytics, Facebook Analytics ya da Instagram reklamları uygulamalarını kullanabilirsiniz.
  • Hedef kitlenizi belirledikten sonra pazarlama stratejileri geliştirmelisiniz.

Hedef Kitleyi Etkileyen Faktörler

Hedef kitleyi belirlerken belirli gruplar vardır.

Bu kitle belirlemesini yaparken bir çok faktörü göz önünde bulundurmak gereklidir.

  • Bireysel Faktörler
  • Grupsal Faktörler
  • Davranış Modelleri

Bireysel Faktörler

Demografik Faktörler

  • Yaş
  • Cinsiyet
  • Eğitim durumu
  • Medeni Durum
  • Meslek
  • Coğrafi yerleşim

Psikolojik Faktörler

  • Gereksinim ve güdülenme
  • Öğrenme
  • Kişilik
  • Algılama
  • Tutum ve inançlar

Grupsal Faktörler

1.Kültür

2.Sosyal Statü / Sınıf

3.Grup Etkileri

  • Bağlantılı gruplar
  • Özenilen gruplar
  • Reddedilen gruplar
  • Kaçınılan gruplar
  • Aile
  • Danışma grupları

Davranış Modelleri

Ekonomik Modeller

  • Mikroekonomik Modeller
  • Psiko-ekonomik Modeller
  • Sosyo-ekonomik Modeller

Davranışsal Modeller

  • Öğrenme Modeli
  • Psiko-analitik Model
  • Sosyo-psikolojik Model

Geniş Değişken Modeller

Hedef Kitle Belirlenmesinin Amaçları

Hedef kitlenin belirlemesinde ki amaçlar şu şekilde sıralanabilir;

  • Ürününüzün ya da hizmetinizin doğru kişilere ulaşmasını sağlayabilmek.
  • Sadık müşterileriniz oluşturarak müşterilerin bağlılığını sağlamak.
  • Reklam bütçenizin kontrollü kullanılmasını sağlamak.
  • Rakiplerinizin farkında olmak ve bir adım ötesine geçmek.

Hedef Kitle Yanlış Belirlenirse Ne Olur?

  • Bütçenizin yanlış ve kontrolsüz kullanılmasına yol açar.
  • Ürünlerle ilgili geri dönüşü doğru alamazsınız ve gelişim sağlanamaz.
  • Zaman ve ürünler etkin bir şekilde kullanılamamasına sebep olur.
  • Güvenilirlik bakımından sıkıntılar yaşanabilir.
  • Markanız istenilen konuma ulaşamaz.

Dijital pazarlamada yerinizi almak, doğru hedef kitlesine ulaşmak ve marka bilinilirliğini kaliteli bir biçimde arttırmak için FastnTech ile iletişim kurmalısınız. 

Categories
Dijital Pazarlama Dijital Reklamcılık Rehber SEO

Hemen Çıkma Oranı Nasıl Düşürülür? Network Gücünüzü Keşfedin

Fotoğrafın arka planında beş tane insan silüeti var. Dördü erkek silüeti ve biri kadın silüetidir. Fotoğrafın sol ortasında sarı ışık patlaması ve sağ alt ortada mavi ışık patlaması bulunuyor. Silüetlerin üstüne mevi ağ şeması yerleştirilmiş

Kitleniz için en uygun içeriği verdiğinizi düşünüyor ancak sayfada kalma oranını yüksek görüyorsanız; hemen çıkma oranı nasıl düşürülür sorusu, sizi doğru cevaba sürüklemiş olabilir. Ulaşılabilirliğinizi büyük oranda yükseltecek planlamaları, misyonunuza yerleştirmekte kararlıysanız; okumaya devam edin.

Ziyaretçilerinizi, network diziliminde stabil tutmak web sitenizin rekabet gücünü artırır. Hemen çıkma oranı metriğini, sitenizde birden fazla fonksiyonla ilgilenen kitlenizin (kaydolmak, arattığı konu dışında konulara tıklamak, zaman geçirdiği süre) istatiğini tutmak gibi düşünebiliriz.

Hemen çıkma oranı (Bounce Rate); tekelinizde bulunan web sitenizi, network bağlamında geliştirmek için yararlanabileceğiniz en iyi metrik sistem denebilir.

Farklı Araçlardan Da Yardım Alın

Bounce Rate ile kazanabildiğiniz planlamalar; verdiği bilgilerle SEO çalışmalarınıza detay katmak ve Google Analytics üzerinden edindiğiniz istatikle web sitenize bir mantalite çizmek olacaktır.

Kullanıcı grubunuz, siteniz üzerinden salt ilgilendikleri konu hakkında kısaca kalıp, gezintiye girmiyorsa, belirli bir kitlenizin oluşması zor gözükebilir. Bu da web sitenizin bounce rate metriği için olumsuz şekilleniyor.

Hemen çıkma oranı nasıl düşürülür?” araştırması; doğru orantılı ilerleyerek, web siteniz ve ziyaretçileriniz için detaylı istatiği edinmenizde fayda sağlıyor.

Google Analytics, mevcut olan toplam oturum sayısını tek bir sayfa oturumlara bölerek metriği sunar. Örneğin; hemen çıkma oranı şiddetinin yüksek olması yahut artış yolunda ilerlemesi, web sitenizde birkaç güncelleme ve kontrol gerektiğinin alarmını veriyor olabilir.

Hemen Çıkma Oranı Neden Önemlidir?

Dijital pazarlama aplikasyonlarınız üzerinden edineceğiniz bilgi, çoğu zaman tıklama oranı ile karıştırılmaktadır. Bu metriği ilk duyduğunuzda aklınıza, arama motorlarında “hemen çıkma” gelebilir. Ancak anlam; hemen çıkma oranı nasıl düşürülür sorusu, sitenize ulaşan ziyaretçinizin hiçbir etkileşim yapmadan çıkmasını engellemektir. Dijital pazarlama ile imece olarak ilerleyen bounce rate, en sade haliyle ziyaretçilerinizin, açılış sayfasından başka hiçbir sayfaya geçmeden ya da etkileşim kurmadan yukarıdaki kapat tuşuna basması olarak bahsedilebilir.

Hemen çıkma oranı nasıl düşürülür?” sorusunun sonucuna gelmeden önce, web sitenizin algoritması hakkında detaylı bilgiye sahip olmanız gerekmektedir. Öncelikle sorunun hangi alandan kaynaklandığını tespit etmelisiniz. Genellikle “yüksek hemen çıkma oranı” kötü tasarlanmış sayfalarda görülüyor. Ziyaretçiniz bir kaostan çok; birincil sıraya estetik görselliği sonrasında ise bilgi kazanımını yerleştirir. Örneğin; kullanıcı dakikalarca beklediği fotoğrafları ve düzgün göremediği web site şemasını fark ettiyse, web siteniz fosilleşemeye yüz tutabilir. Salt görsellik değil; doğru anahtar kelime kullanımı da network oluşturmanız açısından son derece önemlidir. Mesela; “karnıyarık nasıl yapılır” diye aratan bir kullanıcıya, patlıcanın faydalarından bahsederseniz yine hemen çıkma oranı artacaktır.

Fotoğrafta soldan gözüken bir el vardır. El parmaklarını aralamış. Parmak uçlarında dünya yuvarlak şekilde ağ şeması duruyor. Yuvarlağın sağına gittikçe insan bedeni figürü illüstrasyonları bulunuyor. Şema ve insan figürleri mavi renkte. Fotoğrafın arka planı lacivert temaya sahiptir.

Ağınızı Genişletirken Doğru Metodu İzliyor Musunuz?

Hemen çıkma oranınızı düşürmek için en birincil mantaliteniz; ziyaretçileri olabildiğinde sayfa ağınız içerisinde kalmasını ve etkileşime geçmesini sağlamaktır. Olabilecek en uzun süre web siteniz üzerinde kalmalarını sağlamaktır. Bu oranı merak ediyor musunuz? Üç web site teması baz alınarak;

Üye Olma Siteleri: %30-50
İçerik Siteleri: %40-60
E-ticaret platformları: %20-40 oranları iyi ölçüde olumludur.

Hemen çıkma oranı nasıl hesaplanıyor diye merak ediyorsanız, Fastntech sözlüğümüzdeki “Hemen Çıkma Oranı Nedir?” içeriğine göz atabilirsiniz.

İnteraktif bir dijital pazarlama stratejisi sağlayarak, ziyaretçilerinizin web siteniz üzerinden ikinci sayfaya geçmesini temenni etmeden de bounce rate büyük ölçüde düşürülebilir.

  • Sağlayabileceğiniz en etkili adımlardan biri; Google Ads aracından etkinlik olarak tanımlayabileceğiniz video ve şema gibi görsel bilgiler olabilir. Böylece sayfa albenisi artacak, hatta sürekli etkileşime giren niş kullanıcı ağına sahip olabileceksiniz.
  • İlgi çekici konular hakkında, sayfa içinden linkler verebilirsiniz.
  • Kullanıcıların , aradıkları bilgiyi tek bir sayfada bulmasını engelleyin. Değinilen konu hakkında merak uyandırıcı sorular sormak, bu sorulara linkleme sağlamak bounce rate yüksekliğinizi düşürecektir.
  • Web sitenizin açılma hızını artırabilir böylece kullanıcılarınızı anında ağınıza yakalayabilirsiniz.

Fotoğraf tarayıcı çubuğunun makro çekimi yapılmasından oluşmuştur. Fotoğrafta arama çubuğunda, http://www. yazısı yer alıyor.

5 Güçlü Strateji İle Hemen Çıkma Oranınızı Düşürün

Okunabilir Başlıklar ve Keyifli İçerikler Yazın

Aradığı konuya anında ulaşmak ziyaretçi ağı için önemli düzeyde ihtiyaç görülen bir olgudur. Anahtar kelimenizin de yer aldığı can alıcı bir title, arama motorları sonuçlarında sizi öne taşıyacaktır. Belirlediğiniz bir içeriğe ek olarak merak uyandırabilecek soruları da web sitenize kazandırabilirsiniz.

Örnek verilirse; “badem yağı sütü” diye aratan bir kullanıcıya sunmuş olduğunuz yazı, şüphesiz estetik görsellerle sunulmuş badem yağı sütü anlatımı olacaktır. Site içinde gezinmeyi teşvik edecek bir içerik gelmeli aklınıza.

“Badem yağı sütü maskeleri” üzerinden bir title açarak konularınız arası seyahate yöneltebilirsiniz. Böylece hem bilgilendirici hem yararlı hem de ulaşılabilir bir tarayıcı keyfi sunmuş olursunuz. Bu da hemen çıkma oranı düşmesini sağlar.

Responsive Tasarım Uyumunu Yakalayın

Responsive tasarım; mobil, bilgisayar ve tablet olarak üç farklı algoritmaya göre kodlanmaktadır. Bilgisayarda harcanan grafik yoğunluğu; mobil ve tablet cihazlarda desteklenmediği için üç formata özgü bir tasarım oluşturuluyor.

Böylece kullanıcı, internet sitesine girdiği cihazda uyumluluğun keyfini çıkarıyor. Site arası menü, içerik, görsel ve videolar kaliteli bir şekilde akıyor.

Ziyaretçinin daha keyifli gezinmesi için, mobil platformda önemi daha düşük olan elementler gizlenerek, sayfanın en estetik hali verilmeye çalışılır.

İçerikleriniz Kullanıcıların Merakını Tatmin Etmeli

Web sitenize işlediğiniz içerikler kullanıcıyı aradığı bilgiye doğrudan ulaştırıyor mu? Hangi anahtar kelimeler aranmış ve hangi ilgili sitelerde gezinilmiş? Toplam kaç tıklanma almış? İçerik üzerine kullanıcılar ne kadar zaman ayırmış? Tüm bu sorular dijital platformlarda, “hemen çıkma oranı nasıl düşürülür?” olgusuna dair sizi başarıya ulaştırabilir.

Anahtar kelimeleri gelişigüzel kullanmak yerine, aratılan title’lara göre oluşturmanız, sağlıklı bir network trafiği sağlar.

Eğer bir title girmiş, ancak tıklanma ve vakit geçirme oranı beklediğinizin çok altındaysa;

  • Yanlış anahtar kelimeleri ve yanlış içeriği birleştirmiş olabilirsiniz.
  • Salt yazıdan oluşan sıkıcı bir metin yayınlamış olabilirsiniz.
  • İçerik diliniz uygun ve tatmin edici olmayabilir (konuyu, en çok merak edilen detayından bahsederek ve blog ya da makale üslubunu edinerek güçlendirebilirsiniz.

İçeriklerinizde Bağlantı Vermek Sağlamlığınızı Gösterir

Aradığı konu hakkında tatminliğini sağlamış bir ziyaretçi, farklı bir gönderi okuyamadığında web sitenizi terk edecektir. Bu sebeple ilgili olan kategori ve kelimelere bağlantı oluşturmak hemen çıkma oranı düşüşünüzde yardımcı olacaktır.

Başlığınızı ve İçeriğinizi Çekici Kılın

Tarayıcı üzerinde başlık ve açıklamalarınızla, bir nevi reklamınız yapıldığı için, ulaşılabilirliğinizi artırmayı sağlamalısınız. Farklı ve ilgi çekici başlıklarla başlayabilirsiniz. Unutmamak gerekir ki, insanların aradığı içerik hakkında tam bilgi sağlamış olsanız bile düşünceye hoş gelen başlığa göre tıklanma alacaksınızdır.

Tüm bu stratejiler eşliğinde “hemen çıkma nasıl düşürülür?” sorusu aydınlanmış bir yol çizmenizi sağlayabilir.

 

 

 

Categories
Dijital Pazarlama Email Pazarlama Rehber

Niş Kitleniz İçin Etkili Strateji: Doğrudan Pazarlama

Potansiyel müşterilerinize ulaşma ve genişleyen bir iş sahasına sahip olma planınızda, doğrudan pazarlama (direct marketing) odaklı stratejileri biliyor musunuz? Müşteri ile iletişime geçmek için outbound marketing yöntemini (dışarıda ürünü tanıtmak), yayımlanan dergi ve gazeteleri ve hatta billboardları unutun.

Doğrudan pazarlama, hizmetinize uygun gördüğünüz hedef kitleye, en hızlı şekilde ulaşabileceğiniz özgür bir metoddur.

Ürününüzü yahut hizmetinizi tanıtırken; saha alanında yapacağınız çalışmalar sayesinde müşterilerinizin istekleriyle yakından ilgilenebilir, aynı zamanda tüketici hareketlerini de doğrudan analiz ederek tatmin edici bir hizmet sunabilirsiniz.

Doğrudan Pazarlama İle Müşterilerinizi Doğrudan Kazanın

Fotoğrafta siyah takım elbisesi ve kravat giymiş bir adam var. Adamın avuç içleri birbirine bakıyor. Avuç içleri hafifçe aralık duruyor. Adamın avuç içinde insan silüeti illüstrasyonları var. Bu fotoğraf doğrudan pazarlama ile oluşabilecek hedef müşteri kitlesi avantajını anlatıyor.

Müşterilerin tüketim alışkanlıklarına göre olumlu beklentileri; satıcı ile samimi bir kişisel iletişime ve ihtiyaçları karşılayabilme oranıyla doğru orantılı olarak ilerlemektedir. Potansiyel kitleniz ile uygulayacağınız doğrudan pazarlama stratejisinden önce, müşterinizi iyi tanımak, arz-talep istatiğini saha alanında gözlemlemeniz gerekmektedir. Böylece hizmetinize uygun kitleye ulaşırken, sadık müşteriler kazanabilir, aynı zamanda kaybolan müşterileriniz ile yeniden iletişime geçebilirsiniz.

Bir zaman sonra dönüş sağlayan müşterilerinizin neden şirketinizle çalışmaya devam etmek istediğini görebilir, tüketici-satıcı ilişkilerinizi nasıl yeniden güçlendirebileceğinize dair öngörü kazanabilirsiniz.

Doğrudan Pazarlama Araçlarını Misyonunuzla Harmanlayın

1940’lı yıllarda televizyon kadar mucizevi bir cihazdan çıkan kelimeler, görseller sizce ne derece hayran bırakıcıydı? Herkeste olmayan bu cihazdan çıkan pazarlama reklamının oluşturabileceği dalgalanmayı hayal edebiliyor musunuz?

75 yıl önce sansasyon yaratan Bulova saat markasını takdim edeyim. NBC’de yayınlanan bir beyzbol maçı sırasında insanların televizyona büyük bir heyecanla kitlendiği an; çıkan reklamın, marka alıcılığını şiddetli bir yükselişe sokacağı beklenen bir olgudur. 1941 yılında yayınlanan bu 10 saniyelik reklamdan sonra sokak şıklığı Bulova saat olmuştur.

Bir pazarlama tipinin olmazsa olmaz iki faktörünün müşteriyi ikna edici güç ve inandırıcılık olduğunu hatırlarsak, Bulova’nın tam olarak nokta atışı yapmış olduğunu da görebiliriz. Bir Bulova fabrikası sahibi olmasanız da, onların fikirlerine sahipsiniz.

Hatta ki, o dönemin şartlarından çok daha fazla doğrudan pazarlama enstürmanına sahipsiniz. Bu bir internet sitesi olabilir, bir elektronik posta, promosyon mektubu yahut evlere gönderilen ürün tanıtım broşürü bile olabilir. Yüz yüze tanıtım, kiosk pazarlama, telemarketing olabilir.

Özelleştirilebilir Pazarlama Yöntemleri Müşteri Sadakatini Artırır

Doğrudan pazarlama yöntemleri ile perakendeci sistemleri arkanızda bırakırsanız. Hizmet tanıtımınızın interaktif olarak sonuçlara yakın olma ve sonuçları önceden kestirebilme avantajlarına sahip olursunuz. Tamamen özgür hissedebileceğiniz bir platform olan bu pazarlama tipinde, kendinizi en iyi şekilde ifade edebileceğiniz birçok yöntem bulunmaktadır.

 

Fotoğraf mavi bir zemin üzerine yerleştirmiş şehir illüstrasyonundan oluşuyor. Şehir fotoğrafı alt ve üst olmak üzere yansımalı perspektif oluşturmuş. Takım elbisesi giymiş bir adamın sadece kolu gözüküyor ve kolu fotoğrafın sol alt köşesinden uzanıyor. Avuç içi açılmış ellerin üzerinde şeffaf bir dünya illüstrasyonu bulunuyor. Dünyanın altında mavi ışık oluşmuş. Şehir fotoğrafı boyunca uzanan saydam ağ bağlantıları ışıkları yerleştirilmiş. Bu fotoğraf doğrudan pazarlama yöntemi ile güçlenen müşteri ağını sembolize ediyor.

Potansiyel kitlenize ulaşma yolunda bütçe planlamasını ve makul oranda satış hedeflerini ayarlayabileceğiniz birçok yol bulunurken; kişiselleştirebileceğiniz reklamlarla, tüketicilere yakından bağ da kurabilirsiniz

İşte sizlere, okuyup kendinizi tartabileceğiniz en etkili doğrudan pazarlama yöntemleri arasından birkaçını sunalım.

E-mail Pazarlama Yöntemi

Yaygın internet kullanımıyla oluşan ”çabuk elde etme” güdüsüne sahibizdir. Araştırmalar sonucunda, insanların internetten alışveriş yaparken para harcama ve zahmet gibi olumsuz düşüncelerden uzak olduğunu düşünürsek; potansiyel müşterilerinize ulaşmak için, e-mail pazarlama stratejilerilerini uygulamak verimli bir yöntem olabilir.

Hedef Odaklı Doğru Reklamlar İle İlgiyi Toplayın

İnternet kullanımının doğurduğu bir diğer etkili yöntem ise web reklamlardır. Ağ üzerinde araştırma yapılan, beğenilen, çok tıklanan her konu ve site kaydediliyor. İnternet reklamcılığı üzerinde sunacağınız reklam, sadece ilgili kitleye ulaşacağı için emek ve bütçe tasarrufunu da sağlamış olursunuz.

İnsanların bir konu üzerinde ne kadar tıklama düzeyi gerçekleştirdiği, en çok hangi sayfada vakit geçirdiği gibi birçok faktör baz alınarak robot bir zeka aracına kaydediliyor. Böylece her ülke veya şehirden ilgili müşterilerinize ulaşabilir, onlara kişiselleştirilmiş reklam deneyimiyle kendinize çekebilirsiniz.

Telemarketing Pazarlama Yöntemi

İlgili müşterilerinize doğrudan ulaşarak ürün hakkında tanıtım yapmak ve samimiyeti geliştirmek açısından en uygun yöntemlerden biridir.

Müşterilerin satıcı-alıcı ilişkisinden çok; dost-alışveriş kavramına göre daha ilgili olduğunu hatırlatırım. Müşterilerinizle yapacağınız sempatik ve doğrudan ihtiyaçları tatmin edici pazarlama yöntemi şansınızı oldukça artıracaktır.

Tüketiciyi ikna etme yolunda telemarketing pazarlama yöntemi, oldukça etkili ve masrafsız bir yöntemdir.

Kiosk Pazarlama ve İnteraktif İletişim Gücü

Şirketinizin ya da ürününüzün halka açılmasını, hem fiili hem de psikolojik olarak gerçekleştirebileceğiniz bir kiosk pazarlama yöntemi, saha alanında en başarılı olan stratejilerden biridir. İnteraktif bir tanıtımla beden dilinizi de güçlendirerek müşterilerinize doğru mesajları ulaştırabilirsiniz. Oldukça eğlenceli olan bu yöntemde kalabalık ortamlar ağlarınız olabilir.

Tüketicileri anketler, ürün tanıtım standları, ücretsiz mini tanıtım fuarı gibi alanlarda satın almaya çekebilir ve markalaşmanızı büyütebilirsiniz. Ayrıca saha alanında olmanın getirdiği avantajla tüketici davranışlarını gözlemlemek, ihtiyaç ve istekleri teyit etmek ve müşteriyi tanımak gibi birçok analize sahip olabilirsiniz.

Yüz Yüze Pazarlama İle Müşterinizin İsteklerini Önceden Sezin

Yüz yüze gerçekleştirdiğiniz doğrudan pazarlama süreci içerisinde; markanız hakkında pazarlamayı, seçtiğiniz alana dağıtabilirsiniz. Müşteriyi tanımak ve ihtiyaç-tatmin analizini edinmek için keyifli bir yöntemdir.

Yüz yüze pazarlama stratejisinde var olan en güçlü psikolojik sistem, tüm duyu organlarının aynı anda aktif olmasıyla artan ikna olma ve hizmete ilgi duyma düzeyinin büyük oranda değişmesidir.

Yüz yüze pazarlama yönteminde dikkat etmeniz gereken bir diğer unsur ise; her ne kadar ürün veya hizmet tanıtım odaklı olsanız da, aslında bunun pek de etkili bir strateji olmadığıdır.

Müşterilerinizin ”tüketiyorum” algısından çok; ”kendime değer kattım” düşüncesini benimsemeleri uzun soluklu müşteri ağınızı oluşturur.

Pazarlama Stratejileriyle İlgi Çeken Markalaşmanız Hayal Değil!

Klasik bir pazarlama sisteminden çok daha kitlesel ve sistematik bir yöntem var elimizde.

Doğrudan pazarlama ile müşterinin satın alım davranışlarını inceleyebileceğiniz benzersiz bir saha alanına sahip olabilirsiniz. Salt marketing değil; ihtiyaç-marketing-güçlü satış sirkülasyonunu da hedef kitleniz üzerinde analiz edebilirsiniz.

Klasik pazarlama yöntemlerinde kullanılan kitle iletişim araçları, hangi müşteriye hitap edileceği belirlenmeden gelişigüzel sunulurken; doğrudan pazarlama stratejileri ile, ürünle muhatabı olan tüketicileri belirleyerek ulaşıyor ve tüketiciyi kısa sürede eyleme geçirebiliyorsunuz.

Günümüzün ünlü şirketlerinden olan IKEA’nın başlangıçta düşük ücretlerle sadece kurşun kalem, cüzdan, masa örtüsü ve çerçeve, yerli mobilya ile çalıştığını unutmayın. Hala sayfalarını çevirip ilgilediğimiz IKEA ürün kataloğunun doğuşu tıpkı böyle oluşmuştu. Güçlü bir tanıtım katalogu ile kitlelerde ilgi dalgalanması yaratan IKEA’nın stratejisi, şüphesiz örnek alınacak boyuttadır.

En Etkili Pazarlama Envanteriniz Marketing ve Müşteriniz Olsun!

Doğrudan pazarlama nedir?” sorusunun yanıtı birden fazla teori kapısını da aralıyor.

Günlük yaşantımızda 2000-3000 arası, ilgimizi çeken veya çekmeyen reklamlara maruz kaldığımızı düşünelim. İnsanların %84’ü bu tanıtımların hiçbirini hatırlamıyor. Yeni dünya teknolojisinde kitle iletişim araçlarındaki reklama alaka şiddeti gittikçe düşüyor. 4P faktöründe uzaklaşmada güçlü bir açık fark ediliyor.

Doğrudan pazarlama stratejileri istatistiğine göre, ürüne ulaşılabilirlik artıyor ve ürün daha cazip gözükmeye başlıyor.

Artık markalaşmanız için ne bir televizyona ne de şahsi tanıtımınızı sürdürmeye gerek var. Elinizde tutmanız gereken iki şeye; öykü anlatmaya ve müşterilerinize hayal kurdurmaya ihtiyacınız var.

Tüketicileri mutlu olmak, kendilerini değerli hissedecek ürüne sahip olmak, kısacası ”dünyadaki en özel kişi” fikrini özümsemek istiyorlar.

Fotoğrafta gri gömlek giymiş bir adamın sadece gövdesi görünüyor. Adam üst üste binmiş dokuz tane şeritin üstüne parmağını koymuş. En üst şeritte ''project''; onun altındaki şeritte ''management'' yazıyor. Diğer şeritte bozuk paralar; diğerinde yine bozuk paralar var. Onun altında istatik ve grafik çizimi illüstrasyonları bulunuyor. Altında çark; diğer altında iki yana dönmüş megafon ve insan bedeni silüeti illüstrasyonları var. En altta ise insan bedeni topluluğundan oluşmuş illüstrasyon çizimi bulunuyor. Şeritlerin üzerinde küçültülmüş bir adam görseli var. Bu adam kollarını yukarıya doğru açmış. Ellerinin arasında kupa çizimi illüstrasyonu tutuyor. Beyaz masanın üstünde üst üste duran şeritlerin çevresinde, dağılmış altı tane kahverengi şerit var.

”Sürdürülebilir iletişim”; ardında stratejik bir zeka oyunu gibi gerçekleşen doğrudan pazarlama sistemini getiriyor. Bu da ürünün albenisini bir hayli artırıyor.

Milenyum çağı marketing sistemi, eski kalıpları kırmalıdır. Odak noktasında, ürün ve ürün pazarlaması yerine; müşteri ve onun tatminkarlığını gözetmelidir. Pazarlamacı, müşteri topluluğunu istatiksel yükseliş olarak görmekten uzak kalmalı, onun hayal dünyasını dinamik tutmalıdır.

Ürününüzü tanıtırken bilgi vermekten çok; ürün odaklı yaşanacak deneyimi tüketici üzerinde maksimize edebilirsiniz. Sunacağınız ürünü ise diğer markalardan farklı kılmalısınız.

Müşteriniz kendi kendine ”neden diğerleri yerine bu markayı seçmeliyim?” ve ”bu ürün hayatımı nasıl değiştirecek?” sorularını sorarken, etkili bir anlatımla ona bu cevapları sunabilirsiniz. Bu sorulara verilecek her yanıt seçilebilirlik puanınızı artıracaktır.

Yeni dönemde mevcut olan en büyük marketing yarışı; tüketiciye en yakın olan olmak, doğru seçilmiş kitleye hitap etmek ve onlara, karar vermeye çok zaman bırakmadan, en uygun teklifleri sunmaktan geçiyor.

 

Categories
Dijital Pazarlama Dijital Trendler Sözlük

Hemen Çıkma Oranı Nedir?

Web sitenizde kullanıcıların hareketlerini gözlemlemek işletmeniz için oldukça faydalı bilgiler sağlayabilir. Bu bilgiler performansınızı geliştirmenize ve ziyaretçilerinizi memnun etmenize olanak sağlar. Bu yazımızda o bilgilerden biri olan hemen çıkma oranından bahsedip nasıl kullanabileceğinizi sizlere anlatacağız. “Hemen çıkma oranı nedir?” sorundan başlayalım.

Bir diğer adı bounce rate olan hemen çıkma, sitenizi ziyaret eden kullanıcıların ilk geldikleri sayfa dışında başka bir yere uğramadan sitenizden ayrılmasıdır. Hemen çıkma oranı ise bu olayın istatistiğini tutar. Sektörel bazda değerleri değişebilse de kavramın anlamı ve hesaplanış biçimi aynı kalmaktadır.

hemen çıkma oranı infografik bilgisayar tarayıcı büyüteç web sitesi zıplayan top

Hemen Çıkma Oranı Nasıl Hesaplanır?

Basit bir örnekle bu kavramı somutlaştıralım. Bir online butiğinizin olduğunu ve pudra rengi etek kombinleri hakkında bir blog yazınız olduğunu hayal edin. Google’da kombin fikirleri aratan 1000 kullanıcı blog yazınızı ziyaret etti. Bu kullanıcıların 800 tanesi diğer yazılarınızı veya mağazanızı incelerken, 200 tanesi direkt çıkış yapmış olsun.

Bu durumda hemen çıkma oranınız 200 bölü 1000, yani olarak hesaplanır. Formülü açarsak “Siteyi Terk Eden Ziyaretçi Sayısı / Toplam Ziyaretçi Sayısı” haline gelir. Bu hesaplamayı sizin için yapan Google Analytics gibi araçlar da aynı formülü kullanır.

Hemen Çıkma Oranı Neden Önemlidir?

Ziyaretçilerinizin yalnızca bir sayfayı görüp çıkmasını istemezsiniz. Onların ilgisini çekerek sitede dolanmalarını sağlamak, hem sizi ve sunabileceklerinizi tanıtmanızı, hem de potansiyel müşteriler edinmenizi sağlar. İlk geldikleri sayfadan ayrılmaları, ziyaretçiler tarafından memnuniyetsizliklere bile işaret edebilir.

Bu durumda, hemen çıkma oranı size ziyaretçilerinizin davranışları arkasındaki motivasyon hakkında da bilgi sağlar. Eğer kullanıcıların memnuniyetsizliğin nedenini fark edip çözüm üretirseniz hemen çıkma oranınız düşebilir ve hem siz hem de kullanıcılar sitenizin içeriğinden etkin bir biçimde faydalanabilirsiniz.

Hemen Çıkma Oranı Nasıl Düşürülür?

Hemen çıkma oranınızı düşürmek için yapabileceğiniz birkaç küçük değişiklik bile büyük bir fark yaratabilir. Birkaç önerimizi sizler için listeledik:

  • Sitenizin açılma hızını arttırarak ziyaretçilerinizin sayfanın yüklenmesini beklemekten sıkılıp gitmelerine engel olabilirsiniz.
  • Sitenizdeki içeriklerin kolay okunabilir olması ilk intiba için önemlidir. Fazla uzun veya kafa karıştırabilecek içerikleri düzenleyebilirsiniz.
  • Web sitenizin tasarımı sade ve kullanımı kolay olmalıdır. Aksi takdirde ziyaretçiler bunalıp çıkış yapabilir.
  • Mobil uyumlu siteler artan bir öneme sahip. Telefonundan size ulaşmaya çalışan ziyaretçilerinizi kaybetmeniz hemen çıkma oranınızı arttırabilir.
  • Site içi linklerinizi yeni bir sekmede açılmaması için ayarlamanız olası hemen çıkmaları azaltabilir.
  • Reklamlar ve pop-upları kullanırken kullanıcı deneyimini de düşünün. Aşırı reklama veya ardı ardına ekrana fırlayan pop-uplara maruz bırakıldığında ziyaretçiler sitenizi başka yerlere bakmadan terk etmek isteyecektir.
  • Ziyaretçileri doğrudan sitenizde aradıkları yere yönlendirmeye özen gösterin. Mesela, yazımızdaki başlıkların nedeni sizin öğrenmek istediğiniz konuya daha hızlı ulaşabilmenizi sağlamak.
  • Kullanıcıların sitenizde sık ziyaret ettikleri yerleri belirleyerek onlarla uyumlu içerikler oluşturabilir ve ziyaret etmelerini sağlayabilirsiniz.

Hemen çıkma oranı nedir, nasıl düşürülür gibi birçok önemli sorunun cevabını bu yazımızda derledik. Sitenizin performansını iyileştirebilmeniz için bu değerin önemini anlayıp harekete geçmeniz oldukça gereklidir. Bu konuda desteğe ihtiyacınız varsa FastnTech ekibi olarak Web Sitesi Geliştirme hizmetimizle sizlere yardımcı olabiliriz.