Categories
Grafik Tasarım Rehber

Renklerin Dili ve Renklerin Anlamları

Renkler, ışığın yansıması sonucu gözümüzde oluşturduğu duyumlar olarak adlandırılsa da kendine özgü özellikleriyle dikkat çeken ve anlamlarıyla insanları psikolojik olarak etkileyen kavramdır.

Hepimiz gün içinde milyonlarca renk görüyoruz. Bu renkler, renk olmanın ötesinde sizi etkileyecek derin anlamlar taşır.

Bu anlamlar, markalar için o kadar önemlidir ki; hemen hemen her sektör renklerin anlamları için bir araştırma yapar ve bu özellikler doğrultusunda doğru rengi bulma çabasına girer.

Eğer sizin de böyle bir arayışınız varsa blog yazımızın devamını okumayı tercih edebilirsiniz.

mavi yesil turuncu sarı ve pembe tozlar halka oluşturmuşlar

Renklerin Anlamları

Haydi gelin, hangi renk psikolojide ne anlam taşıyor birlikte bakalım.

Kırmızı

kırmızı logolu markalar

Aşk veya tutku kelimelerini duyduğumuzda aklımıza gelen ilk renk olan Kırmızı; heyecan verici, harekete geçirici, dikkat çekici bir renktir.

Satış odaklı mağazalarda karşımıza çıkan kırmızı sadece gücü değil, aynı zamanda hırsı, kararlılığı ve iradeyi simgeler.

Bütün bunların yanında büyük bir acıktırıcı etkisi olan Kırmızı, günümüz yiyecek ve içecek sektörünün vazgeçilmez rengidir.

Mavi

mavi logolu markalar

Mavi, belki de denizi ve gökyüzünü çağrıştırdığından kan akışını yavaşlatıp, psikolojik olarak huzur veren ve sakinleştiren bir renktir.

Bu yüzden birçok banka ve hastane güven vermek amacıyla mavi rengini kullanır.

Ayrıca; güven, sadakat ve sorumluluk duygularını hissettirir. Ancak renklerin anlamları değişkenlik gösterdiğinden, tonuna dikkat edilmelidir çünkü yanlış kullanım, zıt bir anlam yaratabilir.

Daha fazla renk için renkler listesine göz atabilirsiniz.

Mormor logolu markalar

Mor renginin anlamı, asalet ve zarafet olarak adlandırılır. Kırmızı gibi tutkuyu simgelese de duygusallığı ve romantizmi de anlatır.

Bazı kültürlerde günah ve korkuyu ifade ettiği için kötü bir anlamı var gibi görünse de bizim kültürümüzde beyinsel gelişimi ve sanatsal düşünce kabiliyetini artırdığı söylenmektedir.

Mor rengine düşkün kişiler çoğunlukla sanata yönelimi olan insanlardır.

Sarı

Renklerin anlamları konusunda araştırma yaparken dikkatinizi çekecek bir başka renk de sarıdır.

Sarı, enerji veren bir renk olduğundan mutluluk, canlılık ve yaratıcılığı simgeler. Aynı zamanda zeka ve aklın rengi olarak da bilinir.

Sarı rengi, uzun süre bakıldığında gözü yoracağından ev veya ofis içinde sıklıkla kullanılmaması önerilir. sarı logolu markalar

Yeşil

Yeşil görünce aklımıza gelen ilk şey doğa olsa da markalar için önemli bir anlama sahip bir renktir yeşil.

Genellikle doğal içerikli ürünlerin ambalajında veya marka logosunda yeşil tonları kullanılır. Bu yüzden sağlık kuruluşları tarafından da tercih edilir.

Bankalar ve ekonomi ile ilgili kurum ve kuruluşlar da çoğunlukla yeşil rengi kullanabilir. İnsana parayı anımsattığından bu doğru bir hamledir.

Gözü yormayan, aksine dinlendiren yeşil rengini evinizde rahatlıkla kullanabilirsiniz.

yeşil logolu markalar

Turuncu

Renklerin anlamları nı incelediğimiz bu yazıda sırada turuncu var. Turuncu, güven veren, coşkuyu ön plana çıkartmak için kullanılan ve insanları satın almaya iten bir renktir.

Sırf bu yüzden birçok e-ticaret sitesinde turuncu detaylar görürüz. “Satın Al” veya “Sepete Ekle” butonlarının rengi genelde bu yüzden turuncu seçilir.

turuncu logolu markalar

Renklerin anlamları, yalnızca marka sahibi olan insanların değil, hemen hemen herkesin günlük hayatında işini kolaylaştıracak ve ilgisini çeken bilgilerdir. Bu yüzden doğru şekilde kullanılmalı, psikolojik anlamları göz önünde bulundurmalısınız.

Categories
Rehber SEO

Off-Page SEO ile Sıralamanızı Yükseltin

Site dışı SEO (Off-Page SEO) sitenizi öneren diğer tüm web siteleri için geri bağlantı araştırmasını kapsar. 

Ancak, Google artık güncelleme ve kurallar koyabilir. Bu, web sitesi alanı dahilinde gerçekleştireceğiniz backlink çalışmasıdır.

Örneğin, bebek giyim ürünleri satan bir web sitesine, web tasarım ajansının internet sitesini önermek domain otoritenizi düşürebilir.

Bu nedenle, bu şekilde yapılan bütün geri bağlantı çalışmaları spam geri bağlantıları olarak kabul edilir.

google logosunu gösteren bir büyüteç bilgisayar ekranına bakıyor

 

Off-Page SEO Nasıl Yapılır?

Yapmanız gereken, web sitenizin çeşitli bölümleriyle işbirliği ve backlink araştırması yapmaktır.

Bunun zor olduğu söylenebilir, çünkü aynı sektördeki diğer insanlar sizin potansiyel rakibinizdir ve size öneride bulunmak zordur. 

Ancak bunu başarmak ve web sitenizde Off-Page SEO çalışmaları yapmak size birçok ödül kazandıracak ve aynı zamanda ziyaretçilere alanınıza uygun bir web sitesi önerecektir.

Bir diğer önemli nokta, yayınlarınızın, özellikle bazı resimlerinizi ve içeriğinizi görüntüleyen yer imi sitelerine hedeflenmesini sağlamaktır. 

Site bağlantınızı daha fazla oku etiketiyle paylaşmaktır. Bu, en doğal backlink alımlarından biridir ve çok kullanışlıdır.

Yer işareti koyma siteleri iyi dizine eklendiğinden, Google robotları genellikle onları ziyaret eder.

Google’ın sürdürülebilir manipülasyon durumlarını azaltmaya yönelik algoritması; çok ciddi ve etkili bir konumda bu yüzden orijinal ve özgün içeriğe dikkat etmelisiniz.

Özellikle organik değilse; bu durum ciddi zararlara sebebiyet verebilmektedir. Aşırı bağlantı paylaşımının ilk etkisini hızla görün. 

Ancak asla uzun vadeli sonuçlar alamazsınız. Bu nedenle, bu pozisyonların aylarca hatta yıllarca dağıtılması gerekebilir. Bu, daha iyi sonuçlar için gerekli bir kuraldır.

Doğru zamanlama ve dayanıklılık, özellikle sosyal medyadan backlink almak için önemlidir.

 

Site Dışı SEO Çeşitleri Nelerdir?

fastntech ahrefs backlink profili

Site dışı SEO optimizasyonu için, “takip et” (backlink) ve “takip etme” (No Follow) bağlantılarına dikkat etmek gerekir. Ayrıca kod hataları tespit edilmeli ve düzeltilmelidir. 

Meta etiket analizi iyi yapılmalıdır. Google araçlarının ayarları yapılmalıdır. Google robotları ve Google Site Haritaları oluşturulmalıdır. 

İçerik analizi doğru yapılmalı ve bozuk bağlantılar temizlenmelidir.

Site içi SEO çalışması bitmeden backlink araştırması yapılmaması gerektiği unutulmamalıdır.

Web sitenizi arama motorlarının gözünde optimize ettikten sonra başlatabilirsiniz böylece kalıcı geri dönüşler elde edebilirsiniz. 

Site SEO’nun çalışmasına ek olarak, ilerleme kaydetmek ve hızlı geri dönüşler elde etmek için doğal ve organik bir şekilde reklamlar yerleştirmek için sosyal medya yönetimini de kullanabilirsiniz.

Off-Page SEO Neden Önemlidir?

Algoritmada, diğer sitelerden gelen bağlantılar hala önem arz etmektedir. Google’ın görüşüne göre, bu, web sitesinin toksik bağlantılara maruz kalmasına neden olabilir.

Bu toksik bağlantılar bir süre sonra hala yanıtlanmaz veya ilgilenilmezse para cezasına yol açabilir. Bu durumlardan kurtulmak için Off-Page SEO kullanılabilir.

Ayrıca uzaktan çalışırken yapılan hatalar da sitenin görünürlüğünü etkileyebilir.

Bu nedenle, bağlantı incelemesi yaparken kötü geri bağlantıların kaldırılması, organik ve doğal olan arama motoru sonuç sayfasının (SERP) sıralamasını korumak için çok önemlidir.

Riskli ve doğal olmayan bağlantıları ve bu bağlantıyı Google’a bildirme yöntemlerini reddederken dikkatli olun.

Burada yapılan profesyonel olmayan hatalar sitenin sıralamasını ciddi şekilde olumsuz etkileyebilir. Ayrıca site içi SEO ve site dışı SEO bir bütün olarak düşünülmemelidir.

 

Backlink ve Off-Page SEO

off-page seo stratejisini gösteren bir klavye tuşu

Backlink, sayfa dışı SEO için çok önemlidir.

Google, içeriğin kalitesini belirlemek için büyük ölçüde makalenin geri bağlantılarına güvenir, bu nedenle daha yüksek kaliteli ve yetkili geri bağlantılara sahip makaleler daha iyi sıralamalar alır.

Backlinklerde Dikkat Edilecek Konular

  • Backlink veren web sitesi ne kadar popüler?
  • Backlink veren sitenin içeriği, kendi sitenizle alakalı mı?
  • Verilen backlink hala güncel mi?
  • Kullanılan backlinkin anchor texti ne?
  • Backlinki kullanılan site güvenilir ve otoriter mi?

 

Categories
Dijital Pazarlama Rehber SEO

SEO Uzmanı Kimdir? SEO Uzmanı Seçerken Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Google, internet sitelerinin sıralamasını belirlemek için site sahiplerinden birtakım isteklerde bulunur. Bu isteklerin bazıları net olarak kendi yazılarında anlatılırken, bazıları ise tamamen deneme yanılma yoluyla bulunur.

SEO uzmanı ise deneme yanılma yolu ile ve Google’ın yönergeleri doğrultusunda, bulduğu ideal ayarları hizmet verdiği sitelerde uygulayarak sitenin daha üst sıralarda çıkmasını sağlar.

seo uzmanı müşterisini google arama motoru sonuç sıralamasında yükseltebilmek için çalışıyor

Bu ayarlardan bazıları şu şekildedir;

  • Sayfa açılma süresini kısaltarak ziyaretçinin sitede daha rahat dolaşması,
  • Özenle seçilmiş sitelerden backlink alımı,
  • Hali hazırdaki içeriklerin incelenerek gerekli olması halinde düzenlenmesi ve yeni içeriklerin eklenmesi,
  • Site temasının uygun olmadığı durumlarda (mobil kullanımının kötü olması, sayfa yüklenme süresinin çok yüksek olması, temanın ilgi çekici olmaması ve benzeri) temanın değiştirilmesi,
  • Siteye önceden yapılan olumsuz çalışmaların bulunarak temizlenmesi,
  • Rakip analizinin yapılarak sitenin ihtiyacı olan eksiklikleri bulunması.

SEO Uzmanı Kimdir?

SEO yapan bir kişinin kendine profesyonel diyebilmesi için senelerini bu işe vermesi gerekir. Bunun temel sebebi, arama motorlarının her sektörde farklı isteklerde bulunmasıdır.

Örneğin bir blog sitesinde SSL büyük bir ihtiyaç değilken, e-ticaret sitelerinin olmazsa olmazdır.

İnternet üzerinden, tüm sektörlerle alakalı bilgilere ulaşılabilmektedir. Fakat bu bilgilerin doğruluk payını öğrenmek için bir veya birden fazla sitede deneme yapılmalıdır.

Ayrıca internetteki her yazı doğru bile olsa, Google gibi sürekli güncellenen sistemlerde 1 yıl önceki bilgilerin geçerliliğini yitirmesi de söz konusudur.

SEO, Türkiye içerisinde yanlış anlaşılan iş kollarından bir tanesidir. Bir berberde yıllarca çalışarak çıraklıktan ustaya geçildiği gibi, SEO uzmanı olabilmek için de yıllarca çeşitli siteler üzerinde çalışma yapılmış olması gereklidir.

Bu süre boyunca, işleri kolaylaştıracak SEO araçları kullanılabilir. Bir kişi SEO nedir sorusunun cevabını tam olarak kavrayıp tüm adımlardan geçtiğinde ise, bilgilerini başkalarına aktarmak için SEO eğitimi verebilir ya da firmalara SEO danışmanı olarak hizmet verebilir.

SEO Uzmanınızı Seçerken Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Site sahiplerinin kolaylıkla SEO analiz araçlarını kullanarak sitenin eksikliklerini görüp kendine SEO uzmanı demesinden beri, çoğu firma ucuz fiyatlara hizmet almak istemekte ve bu durum da sitelerinin geleceğini mahvetmektedir.

Site sahipleri, SEO uzmanı seçerken kurumsal firmaları veya freelance çalışan kişileri tercih edebilirler. Fakat, sitenize gerçekten faydalı olabilecek birini seçmek istiyorsanız, sizin sektörünüzdeki bir firmayı referans olarak gösteren uzmanlara bakabilirsiniz.

Eğer bu da mümkün değilse aşağıdaki uyarıları dikkate alarak seçiminizi yapabilirsiniz.

Referans Sorun

Hizmet alacağınız firmanın daha önceki işlerini isteyin. O sitelerin anahtar kelimelerinde kaçıncı sırada olduklarını inceleyin. Böylece o uzmanın veya firmanın işinde ne kadar başarılı olduğunu görebilirsiniz.

FastnTech olarak hizmet verdiğimiz markaların başarı hikayelerini okumak için hemen tıklayın.

fastntech dijital pazarlama ajansı olarak çalıştığımız markalar referanslar

Detay İsteyin

Hizmet alacağınız SEO uzmanına sitenizde nelerin değişmesi gerektiğini ve nelerin yapılması gerektiğini sorun.

Bazı kurumsal firmalar yapılacaklarını yüzeysel olarak anlatır (site hızınızı arttıracağız, backlink vereceğiz gibi).

Bazıları ise, yapacağı işi en ayrıntısına kadar anlatır. Bu iki durum arasında kalırsanız detay veren uzmanı seçin. Bu seçim, genellikle olumlu sonuçlara vesile olacaktır.

Dijital Ajansın Web Sitesini Kontrol Edin

Bir uzmanın işini nasıl yaptığını bilmek için biraz onu araştırmanız gerekiyor. Örneğin Google üzerinde “SEO” ve “SEO fiyatları” anahtar kelimelerini aratın.

Anahtar kelime nedir?

Üstte çıkan siteler, profesyonel olduklarının görsel belgesidir. Tabii ki freelance çalışmak isterseniz sitelerin en üstte çıkması neredeyse imkansızdır.

İlk sayfada yer alan arama motoru sonuç sıralamalarına bakabilirsiniz; fakat, aramanızın şehirlere göre farklılık gösterdiğini unutmayın.

Eğer Ankara’da ikamet ediyorsanız, İstanbul firmaları çıkmayacak ya da daha az çıkacaktır (şehir farkından dolayı daha iyi firmaları gözden kaçırıyor olabilirsiniz). Ayrıca inceleme yaparken reklamları göz ardı ettiğinize emin olmalısınız.

FastnTech, uzman kadrosu ile beraber, çeşitli SEO hizmeti de vermektedir. Bu hizmetin içeriğinde şunlar bulunmaktadır;

  • Backlink edinim çalışmaları,
  • Site içi SEO hizmeti,
  • SEO danışmanlığı,
  • Aylık SEO raporu,
  • Site hızlandırma operasyonları (gerekli eklentilerin kurulması, Cloudflare kurulumu, AMP kurulumu ve benzeri),
  • Meta analizi,
  • Kırık bağlantı tespiti,

Kırık bağlantı nedir?

  • Anti SEO analizi (Google sıralamasında sitenizi aşağıya çekmek için yapılan işlemlerin listesi).

Daha fazla bilgi almak için SEO hizmet sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Google, tamamen düzene önem veren bir arama motorudur.

UI & UX tasarımı, SEO için tam da bu yüzden önemlidir. Bu düzenin sağlanabilmesi içinse, tek başına SEO danışmanlığı almak yetmez.

İhtiyaç duyduğunuz tüm dijital süreçlerde yanınızdayız. Bizimle büyüyün, gelişin, dönüşün.

Categories
Rehber Web Geliştirme

Tensorflow NLP: Doğal Dil İşleme ve Kelime Tahmini

Yapay zeka sistemlerinin iniş ve çıkış dönemleri olduğunu artık hepimiz biliyoruz. Teknoloji geliştikçe yapay zeka alanına yapılan yatırım farklı evrelere dönüşerek bir anda karşımıza çıkıyor.

Artık hayatımızın her alanında irili ufaklı yapay zeka sistemlerinin çıkmasını bu evrelere borçluyuz. 

Sosyal mecralarda teknoloji ile ilgilenen insanları takip ediyorsanız akışınızda kesinlikle yapay zeka ile ilgili içerikler çıkmıştır.

Genellikle basit yüz tanıma, maske kontrolü, cisim tanıma ve yaş tahmini gibi işlerin yoğun olduğunu görebiliriz. Bu işleri yapmanın artık zor bir yolu -tabi isterseniz- yok.

Artık her yapay zeka aracı, bahsi geçen tüm işleri yapabilecek modüller içeriyor.

Bizim bu yazımızda kullanacağımız kütüphane Tensorflow. Bu aşamada amaç, sizlere kurulum ya da başlangıç öğretmek değil, bir dil işleyebilen ağ oluşturmak olduğunu belirtelim.

Tensorflow ile Doğal Dil İşleme

“Tensorflow Nedir?”, “Neural Network Nasıl Çalışır?” gibi sorularınız için farklı kaynaklar bulmanız gerekecektir. Buradaki amacımız net olarak “Tensorflow ile doğal dil işleme” dir. 

Kodlarımızı Google Colab üzerinden yazacağımız için kendi makinenizi yormaya ya da kurulumları yapmaya ihtiyacınız yok.

Colab üzerinden yeni bir Notebook oluşturalım. Açılan sayfada menüden “Çalışma zamanı” sekmesine gelip “Çalışma zamanı türünü değiştir”’e tıklayalım.

çalışma zamanı seçeneğinden çalışma zamanı türünü değiştir butonunu işaret eden bir ekran görüntüsütürünü

Açılan popup içerisinde “Donanım hızlandırıcı” olarak “GPU” seçeneğini seçelim. Bu işimizi hızlandıracaktır.not defteri ayarlarından bir düzeltme göstermek için alınan bir ekran görüntüsü

Genel bilgileri vermeyeceğimizi söylemiştik ancak yazacağımız her satır kodun ve kullanacağımız kütüphanelerdeki alt modüllerin neden import edildiğini, ne için kullanılacağını açıklayacağım.

import tensorflow as tf

Öncelikle “Tensorflow” import ediyoruz. Versiyon öğrenmek için aşağıdaki komutu kullanabiliriz. 

print(tf.__version__)

Çıktımız bu şekilde görünecektir.

tensorflow kod görüntüsü

Bizim yapacağımız proje, vereceğimiz metin ya da kelime üzerinden sonraki kelimeninin ne olacağını tahmin eden bir proje olacak. Gerekli kütüphanelerimizi eklemeye başlayalım.


import tensorflow as tf

from tensorflow.keras.preprocessing.text import Tokenizer

from tensorflow.keras.preprocessing.sequence import pad_sequences

from tensorflow.keras.models import Sequential

import numpy as np

İlk satırda Tensorflow ‘u tf adıyla ekliyoruz.

İkinci satırda vereceğimiz verileri kelime olarak parçalara yani tokenlara ayırarak indexlenmiş halde vermesi için “Tokenizer” modülünü içeri alıyoruz.

Üçüncü satırda eklediğimiz “pad_sequences” modülü sinir ağımıza verileri sabit matrix uzunlukları ile verebilmemizi sağlayacak.

Dördüncü satırda bulunan “Sequential” modülü sinir ağımızın oluşturulacağı modül yani modelimiz bu modül tarafından üretilecek.

Son satırda ise bolca kullandığımız numpy kütüphanesini ekliyoruz. Çeşitli array manipülasyonları için kullanacağız. 

Kendimize bir metin bulacağız. İster şiir ister bir imdb yorumu isterseniz de kaggle.com’dan bir veri seti kullanabilirsiniz. Ben imdb üzerinden birkaç yorumu ekleyerek ilerleyeceğim. Bunu bir text değişkenine atıyorum, tüm karakterleri küçültüp satır satır kesiyoruz.  

text = """

----

"""

lines = text.lower().split("\n")

Şimdi tokenlarımızı oluşturma zamanı içeri aldığımız “Tokenizer” modülünden bir tane türetip “fit_on_texts” fonksiyonuna “lines” arrayimizi gönderiyoruz. Bu sayede tokenlarımızı oluşturuyoruz. Oluşan tokenların sayısını bir değişkene atıyoruz modelimizi oluştururken işimize yarayacak. “input_sequences” objemiz birazdan manipülasyona uğratacağımız, modelimize girdi olacak tokenlar içerecek.

tokenizer = Tokenizer()

tokenizer.fit_on_texts(lines)

total_words = len(tokenizer.word_index) + 1

input_sequences = []

Şimdi “input_sequences” ın içerisini dolduracağız. Buradaki amaç her bir kelimeden sonra gelecek olan kelime için yeni bir varyasyon, yani bir veri oluşturmak. Kod harici örnek vermek gerekirse “güç: 1, tuşuna: 2, entegre: 3, şekilde: 4” şeklinde oluşan bir token indexin ana verimize eklenmesi bu şekilde olacaktır.

[1 2]            // güç tuşuna

[1 2 3]         // güç tuşuna entegre

[1 2 3 4]      // güç tuşuna entegre şekilde

for line in sliced_lines:

    token_list = tokenizer.texts_to_sequences([line])[0]

    for i in range(1, len(token_list)):

        tokens = token_list[:i + 1]

        input_sequences.append(tokens)

Hemen projemizdeki çıktısına da bir bakalım.tensorflow kod görüntüsü

Şimdi “input_sequences” da bulunan en uzun satırın değerini alıp “maxlen” içerisinde atıyoruz. “pad_sequences” için padding değişkeni oluşturduk ve “pre” ataması yaptık. Yani “maxlen” den küçük olan her satırın ön kısmına bir tampon oluşturulacak.

Eğer sonuna isteseydik “padding” değerini “post” olarak atayacaktık. Dördüncü satırda verimizdeki her satırın son kısmını kesiyor ve “xs” değişkenine atıyoruz.

Son kısımları ise “labels” değişkenine. Bu sayede “xs” de predict edilecek bir kelimenin sonucu labels a düşmüş olacak.

Beşinci satırda ise “labels” değişkeni içerisinde bulunan verileri modele output olarak verebilmek amacı ile “tf.keras.utils.to_categorical” fonksiyonunu kullanıyoruz.

“num_classes” parametresi ile verimizde kaç farklı kelime olabileceği ile ilgili bilgiyi veriyoruz.

maxlen = max([len(x) for x in input_sequences])

padding = "pre"

input_sequences = np.array(pad_sequences(input_sequences, padding=padding, maxlen=maxlen))

xs, labels = input_sequences[:,:-1], input_sequences[:,-1]

ys = tf.keras.utils.to_categorical(labels, num_classes=total_words)

Bu durumda “preprocessing” aşamamız tamamlanmış oluyor şimdi sırada modelimizi oluşturmak ve eğitmek var.

Modelimizi oluşturuyor ve üç adet katman ekliyoruz. İlk katmanımız “Embedding”. Bu katman kelimelerimize bir vektörleme sağlıyor.

Kelimelerimize uzayda birer konum atıyoruz. Bu katman yerine GlobalMaxPooling1D katmanı kullanmamız da mümkün.

İçerisindeki parametrelere baktığımızda ilk parametre “dimension” yani kelimelerimizin bağlantıları ikinci parametremiz “total_words” yani toplamda uzaya yerleştirilecek kelime miktarı ve son olarak “input_length”, adından da anlaşılacağı üzere katmana girdi yapabilecek verinin uzunluğu.

Bidirectional katmanımız kısaca LSTM in verileri çift yönlü olarak hem normal hem tersten okuyarak tahmini kolaylaştırmasıdır. LSTM ler dil işlemede doğan sorunları ele alarak RNN ler için özellikle geliştirilmiş fonksiyonlardır. Detaylı bilgiye bu yazımızda yer veremeyeceğiz.

Son olarak çıkış katmanımız bulunuyor. Aktivasyonların detaylarına burada değinmeyeceğim. Modelimizi çalıştırıyoruz. “compile” içerisinde bulunan “loss” hariç diğer parametreler oluşturduğunuz yapıya göre ayarlanabilir durumdalar.

“loss” ise bu durumda bize bizim görmek isteyeceğimiz “categorical_crossentropy” fonksiyonu. “metrics” ise “fit” fonksiyonu sırasında modelin eğitim sürecinde görmek ve incelemek istediğiniz parametreler.

model = Sequential([

    tf.keras.layers.Embedding(total_words, 100, input_length=maxlen - 1),

    tf.keras.layers.Bidirectional(tf.keras.layers.LSTM(100)),

    tf.keras.layers.Dense(total_words, activation="softmax")

])

model.compile(loss="categorical_crossentropy", optimizer=tf.keras.optimizers.Adam(learning_rate=0.06), metrics=["accuracy"])

history = model.fit(xs, ys, epochs=30, verbose=1)

Verilerimiz ve modelimiz hazır. Şimdi sırada tahmin var.  Bir değişken oluşturuyor ve metnin bir kısmını giriyoruz.

Preprocessing aşamasında yaptığımız gibi tokenizer ile sequences larını oluşturuyoruz ve padding yapıyoruz.

Modelimize predict ettiriyoruz ve çıktıdan gelecek olan değeri tokenizer ile oluşturduğumuz index havuzunda eşleştiriyoruz ve sonraki kelimeyi buluyoruz.

seed = "every child who I have seen watch"

token_list = tokenizer.texts_to_sequences([seed])[0]

token_list = pad_sequences([token_list], maxlen=maxlen-1, padding=padding)

predicted = np.argmax(model.predict(token_list), axis=-1)

output_word = ""

for word, index in tokenizer.word_index.items():

    if index == predicted:

        output_word = word

        break

print(output_word)

Yukarıda yapılan geliştirmeyi bir loop a alabilir output_word ü seed e ekleyerek sürekli bir sonraki kelimeyi tahmin edebilir hale getirebilirsiniz.

Tensorflow doğal dil işleme ve kelime tahmini yazımızın sonuna geldik. İlgili kodların bulunduğu Notebook u aşağıda paylaşacağım.

Bu yazının üzerine devam edip geliştirmeler yapmak istiyorsanız bir sonraki aşama olarak Tensorflow un sitesinde bulunan şiir yazma tutorial ı ile devam edebilir.

Yeni kelimelerin oluşturulmasının nasıl yapıldığını farklı ve detaylı bir şekilde inceleyebilirsiniz. 

https://colab.research.google.com/drive/1fuIn7U4yS77xwg4GggkHv1FrrCrkvWKf

https://www.tensorflow.org/tutorials/text/text_generation

Categories
Rehber Sosyal Medya Pazarlaması

Dijital Satışları Artırmak İçin Sosyal Medya Pazarlama Stratejileri

 

Dijital pazarda satışların nasıl artırılacağı, her markanın göz önünde bulundurması gereken sorunlardan biridir. Nereden başlayacağınızı ve sosyal medya pazarlama stratejileri ile diğer e-ticaret siteleri arasından nasıl öne çıkacağınızı bilmek son derece önemlidir.

E-ticaretteki rekabet, satışları artırmak için gerekli potansiyel müşterileri kendi etki alanınıza çekmeyi zorlaştırdı. Bu soruna çözüm üretebilmek adına,  popüler bir pazarlama kanalı olan sosyal medyaya bir göz atalım. Sosyal medya pazarlama stratejileri satışlarınızı artırmak ve hedeflediğimiz ziyaretçi potansiyeline ulaşmak için size yardımcı olacaktır.

  • Sosyal medya pazarlaması nedir?
  • Sosyal medya pazarlamasının faydaları nelerdir?
  • Sosyal medya pazarlama stratejileri nelerdir?
  • Sosyal medya pazarlama stratejileri için ihtiyacınız olan yaratıcı dokunuşlar.

 

Sosyal Medya Pazarlaması Nedir?

Sosyal medya pazarlaması, ürünlerinizi, hizmetlerinizi, markanızı etkili bir şekilde tanıtmak ve satmak için sosyal medya platformlarını kullanma yöntemidir. Markalar, çevrimiçi satışları artırmak ve farkındalık yaratmak için hem ücretsiz (organik) hem de ücretli sosyal medya pazarlama yöntemlerini  kullanabilirler.

Sosyal medya dendiğinde, çoğu kullanıcının aklına Facebook ve Twitter gibi popüler kanallar gelse de markaların yararlanabileceği daha az bilinen sosyal medya uygulamaları da vardır. İhtiyaç duyulan sosyal medya uygulamalarının belirlenmesi, markanızın hedeflerine bağlıdır.

Sosyal Medya Pazarlamasının Faydaları Nelerdir?

Sosyal medya, etkili kullanıldığında işletmeniz için büyük faydalar sağlayabilir. Bir Smart Insight anketine göre, sosyal medya pazarlamasını kullanan şirketlerin yarısından fazlasının gelir ve satışlarını arttırdığı tespit ediliyor.

Sosyal medya pazarlaması, işletmelerin çevrimiçi satışlarını artırmasının yanı sıra, markaların tüketicilerle etkileşime girmesine olanak tanır. Uygulayacağınız sosyal medya pazarlama stratejileri, markanız, ürünleriniz, sektörünüz ve hatta rakipleriniz hakkında değerli bir geri bildirimler sağlar. Ayrıca e-ticaret markaları için harika bir test alanıdır.

Şimdi sosyal medya pazarlama ipuçlarını, stratejinize nasıl uygulayabileceğinizi inceleyelim.

Çevrimiçi Satışları Artırmak İçin 14 Sosyal Medya Pazarlama Taktiği

1.    Sık sık ilgi çekici içerikler yayınlayın.

2.    Sosyal incelemelerle etkileşimi otomatikleştirin.

3.    Sosyal akışlar için mikro içerikler oluşturun.

4.    Hedef kitlenizle bir Twitter sohbeti düzenleyin.

5.    Ürünlerinizi paylaşmayı kolaylaşırın.

6.    Doğru #hashtag üzerinde aktif olun

7.    İçeriklerinizi oluştururken trend olan konulara odaklanın.

8.    Etkileşim odaklı içerikler oluşturun.

9.    En iyi gönderilerinizi profilinizin en başına sabitleyin.

10.  Instagram’da alışverişi etkinleştirin.

11.  Bir Facebook grubuna sahip olun.

12.  Hedeflenen reklamları test edin.

13.  Bir Facebook mağazası açın.

14.  Influencer kampanyalar yürütün.

 

1.    Sık Sık İlgi Çekici İçerikler Yayınlayın

Sosyal takipçilerinizi zaman içinde artırmak ve ilgi çekmek için hazırladığınız içeriklerin tutarlı olması çok önemlidir. Yapılan araştırmalar, takipçilerinizin gönderi sıklığına bağlı olarak farklı tepkiler verebildiğini gösteriyor. Hedeflediğiniz kitleye ulaşabilmek için gönderilerinizin içeriğini ve doğru paylaşım zamanlarını analiz etmeyi unutmayın. Ayrıca, gönderi sıklığınızı ve etkileşim oranlarınızı rakiplerinizle karşılaştırmak size yeni stratejiler geliştirebilmeniz için olanak sağlayacaktır.

Gönderilerinizi planlamak için Hootside  ve Buffer önemli araçlardan bazılarıdır. Bunları, tarayıcınız ve kullandığınız diğer uygulamalara entegre edebilir ve sosyal ağlarınızda yayın planlayabilirsiniz. Bu uygulamalar sosyal medya pazarlama stratejilerinizi uygulamak için harcadığınız zamanı azaltmaya yardımcı olacaktır.

 2. Sosyal İncelemelerle Etkileşimi Otomatikleştirin

Güven oluşturmak ve ürünleriniz hakkında bilgi edinmek için ürün incelemelerini kullanmak, çevrimiçi satışları artırmanın harika bir yoludur.

Yotpo, Shopify sitelerinde bulunan ve müşterileri, satın aldıktan sonra yorum bırakmaya teşvik eden bir inceleme uygulamasıdır. Bu otomatik uygulama sayesinde müşterilerinize manuel olarak ulaşmanız gerekmez.

İşletmenizin  sosyal hesaplarını bu uygulamaya bağladığınızda incelemeleri doğrudan sayfanızda yayınlar. İncelemeler, size yeni içerikler sağlayarak sosyal medyadan sitenize trafik çekmeye yardımcı olur ve bu da çevrimiçi satışlarınızı artırır.

3. Sosyal Akışlar İçin Mikro İçerikler Oluşturun

Kullanıcının sosyal medyaya göz attığı zamanları bir düşünelim. Belki işe gidip gelirken mobil cihazlarından bağlanıyorlar, işyerinde masaüstünde hızlı bir beyin molası veriyorlar veya izledikleri bir program reklam arası verdiğinde zaman öldürüyorlar.

Tüm bu senaryoların ortak yanına baktığımızda kullanıcılarının genellikle gündelik görevleri arasında sosyal medya kullanmayı tercih ettiğini görebiliyoruz. Bu nedenle küçük boyutlu içerikler, izleyicilerinizi etkilemenin en etkili yollarından biridir. Bu sosyal medya pazarlama stratejisi , özellikle Snapchat gibi hızlı deneyimler için özel olarak yapılmış platformlarda işe yarar.

Örneğin, futbolcular için ürünler sattığınızı varsayalım. Sayfanızda “Futbol Becerilerinizi Geliştirmek İçin 7 Antrenman Egzersizi” başlıklı bir makale yazdınız. Daha sonra bu içeriği sosyal medyada kullanılmak üzere yedi parça mikro içerik olacak şekilde ( her egzersiz için bir tane ) yeniden düzenlersiniz. Bu, tüm bir makaleyi çok daha küçük bir sosyal medya deneyimine sığdırmak için çok iyi bir yöntem olacaktır.

4. Hedef Kitlenizle Bir Twitter Sohbeti Düzenleyin.

Herhangi bir çevrimiçi topluluğu hayatta ve iyi durumda tutmak için katılım çok önemlidir. Haftada bir Twitter sohbetleri düzenlemek, takipçilerinizi ve çevrimiçi satışları artırmak için harika bir taktik olacaktır.

İpucu: Twitter sohbetiyle ilgili bir hashtag seçin ve topluluğunuzdan bunu tweet’lerinde kullanmasını isteyin. Bu, markalaşmaya yardımcı olurken, kullanıcılar tarafından bilinirliğinizin artmasına da yardımcı olacaktır.

5. Ürünlerinizi Paylaşmayı Kolaylaşırın

Web sitenizde kullanacağınız sosyal medya paylaşım butonları, sitenizin “viralliğini” artırmanın önemli bir yoludur. Aynı zamanda site trafiğini oluşturmak ve çevrimiçi satışları hızlandırmak için bu yolu izlemeniz size avantaj sağlayacaktır. Popüler sosyal ağların (Facebook,Twitter ve Pinterest) butonlarını, kullanıcıların kolayca erişebileceği bir konumda olduğundan emin olmayı unutmayın.

Bu sosyal medya pazarlama ipucunu çevrimiçi mağazanızda uygulamak için, kendi analitiği olan, konumlandırmayı ve düzeni optimize etmenize yardımcı olabilecek AddThis gibi bir uygulamayı tercih edebilirsiniz.

 

6. Doğru #hashtag Üzerinde Aktif Olun

Pazarlama stratejilerinizde hashtag ne işe yarar? Hashtag, sosyal ağın büyük bir bölümünü konuşmalara göre düzenleyerek, markanızla alakalı olanları aynı başlık altında toplayıp tartışmalara ve etkinliklere katılmayı kolaylaştırır.

Hootsuite gibi bir sosyal medya izleme aracı, çeşitli hashtag’ler altındaki yayınları bulmanıza, beğenmenize, retweetlemenize ve yanıtlamanıza yardımcı olabilir. Hedeflemeye çalıştığınız hashtag’leri bulmak için Hashtagify gibi bir araç kullanabilirsiniz.

Hashtag’leri her kanalda aynı şekilde işlememeye dikkat etmek önemlidir. Çeşitli platformlar baz alınarak uygulanan en iyi uygulamalar şunlardır:

  • İyi yerleştirilmiş bir etiket içeren Twitter gönderileri, üç veya daha fazla tweet’e göre daha fazla etkileşim oluşturma eğilimindedir.
  • Instagram gönderilerinde ise, ne kadar çok hashtag kullanırsanız gönderinizin etkileşimi o kadar fazla olur.
  • Öte yandan Facebook gönderileri hashtag olmadan çok daha iyi sonuçlar verir.

7. İçeriklerinizi Oluştururken Trend Olan Konulara Odaklanın

Sosyal medya platformlarında paylaşmak istediğiniz içeriklerinizi, güncel konulara ve trendlere uyumlu hale getirerek yeni insanlara ulaşabilirsiniz. Hashtaglere ve haber döngülerine dikkat ederek , paylaşımlarınızı güncel bir sohbet içerisine dahil etme fırsatı bulabilirsiniz.

8. Etkileşim Odaklı İçerikler Oluşturun

Etkileşim odaklı içerikler oluşturmak için kullanıcılara, fikirleri konusunda bir test oluşturmanız gerekir, böylece kendi görüşlerini yansıtmak için bunu paylaşmak zorunda kalırlar. İnanın ki bu etkileşimli içerik parçaları, sosyal medyada oldukça işinize yarayacaktır.

9. En İyi Gönderilerinizi Profilinizin En Başına Sabitleyin

Profilinizin ne istediğinizi iletmesi ve tıklamaları istediğiniz yere yönlendirmesi için tüm özellikleri kullandığınızdan emin olun:

  • Bir satışı tanıtmak için kapak fotoğrafınızı ürün resmi veya afiş gibi dikkat çekici bir şeyle güncelleyin.
  • Biyografinize veya profilinize, sitenize ulaşabilmeleri geri bağlantılar ekleyin.
  • Bir yayını stratejik olarak öne çıkarın veya feed’inizin üst kısmına “sabitleyin”.

Ürünlerinizden biriyle ilgili bir gönderi yayınlamak veya bir satışı tanıtmak gibi bir amacınız olsa da, özellikle iyi sonuç veren gönderileri sabitlemeyi unutmayın. Böylece etkileşimli kitlenizi, potansiyel hedef kitlenize göstermeye devam edebilirsiniz.

10. Instagram’da Alışverişi Etkinleştirin

Instagram’daki markalar için en büyük zorluklardan biri kullanıcılarla bağlantı kurmaktır. Ve asıl amaç, site trafiğini oluşturmak ve nihayetinde satışları artırmak olduğunda, bu büyük bir sorun olabilir. Çevrimiçi satışları artırmak için bu sorunu aşmanın bir yolu, Instagram yayınlarınıza ve hikayelerinize ürünler eklemektir.

Ürün fotoğraflarınıza veya Instagram hikayelerinize sanal ürün “etiketleri” koyarsınız, mobil kullanıcılar daha sonra bir ürünün fiyatını görmek için bu etiketleri tıklayabilir, daha fazlasını öğrenmek ve bir satın alma işlemi yapmak için web sitenizi ziyaret edebilirler. Bu da Instagram ile e-ticareti harmanlamanın en kusursuz yollarından biridir.

11. Bir Facebook Grubuna Sahip Olun

Facebook grupları, Facebook kullanıcılarının katılabileceği çevrimiçi topluluklardır. Bu gruplar genellikle ortak ilgi alanlarına dayalıdır, bu nedenle sektörünüzle ve hedef kitlenizle ilgili bir gruba katılmak ve katkıda bulunmak sizin için faydalı olabilir. Yaptığınız paylaşımlarla ilişkileri besleyebilir ve gruptaki güvenilirliğinizi oluşturabilirsiniz.

12. Yeniden Hedeflenen Reklamları Test Edin

İşletme sayfalarının haber kaynağında organik olarak ilgi görmesi zorlaştıkça, sosyal medyadaki ücretli, yeniden hedefli reklamlar birçok web sitesinin pazarlama stratejileri için çok önemli bir bileşen haline geldi.

Yeniden hedeflenmiş reklamlar yayınladığınızda, daha önce sitenizi ziyaret etmiş kullanıcılara reklam gönderirsiniz. Bu reklamlar, davranışlarına göre kişiselleştirilebilir.Bu sayede, organik çabalarla mevcut hedef kitlenizle sınırlı kalmanın aksine, içeriğinizi görmesini istediğiniz kişileri hedefleme konusunda daha fazla kontrole sahip olabilirsiniz.

13.Bir Facebook Mağazası Açın

Ürünlerinizi doğrudan Facebook üzerinden satabileceğinizi biliyor muydunuz? Mağaza bölümünü Facebook işletme sayfanıza eklemek, müşterilerinizle buluşmanıza yardımcı olabilecek yepyeni bir satış kanalı açar.

Facebook mağazası bölümü, çevrimiçi mağazanıza bağlanır. Böylece kullanıcılar ürünlerinizi Facebook arayüzünden satın alabilir.

Facebook’ta satış hakkında daha fazla bilgiyi buradan edinebilirsiniz.

14. Influencer Kampanyaları Yürütün

Günümüzde InstagramTwitter ve Youtube gibi sosyal medya platformları, çoğu kişinin vazgeçilmez adresleri arasında yer almaktadır. Fotoğraf, makyaj, oyun ve eğlence gibi değişik içerikler ile insanların ilgisini çekmeyi başaran ve yüksek sayıda takipçiye, etkileşime sahip olan kişiler sosyal medya fenomenleri ( influencer ) olarak bilinir.

Sosyal medya fenomenleri aracılığıyla marka bilinirliğini artırma, günümüzde kullanılan en yaygın web sitesi pazarlama stratejilerinden biri haline geldi.

Markanızın ihtiyaçları doğrultusunda, hedef pazarınızı temsil eden kitlelere sahip olan influencerları belirleyerek, işbirliği yapabilir, hedef kitleniz ile onlar aracılığıyla iletişime geçebilirsiniz.

 

Categories
Rehber Web Geliştirme

Mobil Uyumlu Web Sitesi Nasıl Oluşturulur? & Responsive Tasarım

Günümüzde akıllı telefonların kullanımının artması, alışveriş platformlarının ve diğer uygulamaların mobil uyumlu web sitesi tasarımı ile etkileşimi ve kullanımı yaygınlaştıkça, kullanıcı deneyimini kolaylaştıran tasarımların da önemi daha etkili hale geldi.

Responsive tasarım, web sayfalarının akıllı telefonlar, tabletler, dizüstü bilgisayarlar ve masaüstü bilgisayarlar dahil olmak üzere pek çok cihazda uygun boyutlarda görüntülenmesini sağlayan bir web tasarım türüdür.

Mobil uyumlu web sitesi oluşturma hakkında yeterli tecrübeniz veya bilgi birikiminiz yoksa, FastnTech olarak alanında uzman tasarımcı ve geliştirici ekibimizle sizlere yardımcı olabiliriz.

 

responsive tasarım illüstrasyon dizüstü bilgisayar masaüstü bilgisayar telefon alışveriş sepeti çizimleri var

Mobil Uyumlu Web Sitesinde Responsive Tasarım Nasıl Çalışır?

Responsive bir web sitesi, kullanıcıların eriştiği cihazın türünü tanımlar ve daha sonra siteyi, bu cihazların ekranına mümkün olduğunca uygun bir şekilde sığdırarak, en iyi görünümü elde edecek şekilde yapılandırır.

Bu yapı genellikle, sitedeki içeriğin herhangi boyuttaki bir cihazın ekranına en etkili görünümü ve düzeni baz alarak  kutular şeklinde, sitedeki içeriğe en etkili ve kolay erişimi sağlayarak tamamlar.

Neden Responsive Tasarım?

fastntech responsive tasarım web site mock-up

Dünya genelinde akıllı mobil cihaz kullanım oranı %67 iken, Türkiye’de bu oran %89’dur. Masaüstü ve dizüstü bilgisayar gibi cihazlarda ekran büyüklüğü ve görüntü açısının genişliği, web sitesinin kolay ve rahat bir şekilde görüntülenmesini sağlar.

Fakat mobil cihazlarda ve tabletlerde ekran boyutu küçüldüğü için, site tasarımını kullanıcıya dikey ekranda en etkili ve kolay bir şekilde sunmak gerekir.

Mobil uyumlu web sitesi için bütün bu etkenler göz önünde bulundurulduğunda, bütün cihazlar için uygun tasarımı oluşturmak ve görünümü en iyi şekilde optimize etmek, web sitesinin kalitesini ve uyumluluğunu önemli ölçüde artırır.

Sorunsuz Bir Alışveriş Deneyimi Sağlamak

Son yıllarda mobil cihazlar üzerinden yapılan alışveriş sayısı önemli ölçüde artmaktadır. Buna bağlı olarak insanların mobil cihaz üzerinden yaptığı gezinme ve etkileşimler, kullanıcı deneyimi açısından önemli bir hale gelmiştir.

Bu deneyimin sağladığı kolaylık, tek seferlik site ziyaretlerinin önüne geçerek, alışveriş yapılan web sitesindeki müşterileri de elde tutma olasılığını da arttırır.

Böylece responsive tasarımın oluşturduğu mobil uyumlu web sitesi, müşterilere tam anlamıyla alışveriş deneyimi sunmayı da sağlar.

Responsive Tasarım Yaparken Düşünülmesi Gerekenler

Kullanıcı deneyimi bizim için anahtar niteliğindedir. Responsive tasarım, bir masaüstü web sitesini mobil uyumlu yapmaktan daha fazlası olmalıdır. Çünkü bir mobil cihaz kullanılırken kullanıcının deneyimini, etkileşimini ve gerçekte aradığı en temel içeriği dikkate alarak, tasarım bu etkenlere göre yapılmalıdır.

Responsive tasarım için uygun fotoğraflar kullanmak, web sitesi yapısı ve görüntüsü için en önemli etkenlerden biridir. Fotoğrafların mobil uyumlu web sitesi ekranlarında nasıl ölçekleneceğini ve yerleşeceğini düşünmemiz gerekir.

Çünkü kısıtlı alanı olan mobil cihazlarda, kullanıcılara fotoğrafları ve içerikleri en net ve göze hitap edecek şekilde göstermek hem web sitesinin sürekliliğini hem de ziyaret süresini uzatır.

Responsive tasarımda, mobil uyumlu web sitesi menü görünümü büyük önem taşır.

Masaüstü ekranlar için tasarlanan menülerin genişliği mobil cihazlara sığmadığı için, küçük ekranlarda hamburger menü kullanılır. Bu menü geniş olan menü kısmını dikey olarak yerleştirir. Böylece kullanıcı rahat bir şekilde erişim sağlarken, web sitesinin de kullanılabilirliği artar.

Adaptive Tasarım ve Responsive Tasarım Arasındaki Farklar

Adaptive tasarımlar genelde sabit genişlikteki cihazlar için kullanılır. Örneğin genişliği 16:9 oranında olan bir masaüstü bilgisayar ekranı için güzel görünüme sahip olan bir web sitesi, 4:9 – 8:9 gibi orana sahip olan cihazlarda kaymalara, taşmalara ve görüntüde eksilmelere neden olur.

Responsive tasarım ise Adaptive tasarımın aksine, görüntülendiği her cihaza uyacak şekilde tasarlanır. Bu durum, sitede uygulanan temanın daha farklı boyutta cihazlara hitap etmesini sağlar.

Fakat kodlaması ve tasarımı, Adaptive tasarıma göre daha uzun olsa da, web sitesinde sürekliliği ve görünümü her zaman en üst noktaya taşır.

Günlük kullanımlarda en az 2 farklı cihaz kullanıldığını düşündüğümüzde, mobil uyumlu web sitesi için responsive tasarımın kullanıcılara daha tutarlı ve göze hitap eden bir görünüm sunduğunu söyleyebiliriz.

 

Categories
Rehber Web Geliştirme

Rekabetin Gerisinde Kalmayın: Web Site Hızlandırma Yolları

Web sitenizin iyi veya kötü performans gösterdiğini nasıl anlarsınız? Bu performansı ölçmek için hangi araçları veya metrikleri kullanıyorsunuz?

Bu sorulara cevap veremiyorsanız, iş dünyasında yalnız değilsiniz. Pek çok işletme, hiçbir fikre sahip değil veya bu konunun çok karmaşık olduğunu düşünüyor.

Tasarım ve içerik olarak ne kadar dolu bir siteniz olsa da sitenizin hızı düşük ise ziyaretçilerinizin %80’ini kaybediyorsunuz demektir.

Web site trafiğinizin artmasını ve ziyaretçilerinizin sitenizde daha fazla vakit geçirmesini sağlamak istiyorsanız, web sitenizin yavaş olmaması gerekir.

Ayrıca Google’un sıralama algoritmaları arasında 200’ün üzerinde farklı madde mevcuttur. Bunlar arasında ilk üç maddede sayfa açılış hızı yer alır.

Web Site Hızı Nasıl Ölçülür?

PageSpeed Insights

google page speed insights sayfa hızı ölçme aracı web sayfası ekran görüntüsü
Google ekibi her zaman web performansı optimizasyonu ve araçlarının ön saflarında yer almıştır. PageSpeed Insights sayfalarınızı analiz eder, daha sonra onları daha hızlı hale getirmek için öneriler oluşturur.

GT Metrix

gt metrix sayfa hızı ölçme aracı web sayfası ekran görüntüsü

PageSpeed Insights’a alternatif olarak kullanabileceğiniz, Google Page Speed ​​ve YSlow kullanarak sayfanızın hız performansını analiz eden ücretsiz bir araçtır.

Web sitemizin hızını nasıl ölçeceğimizi öğrendiğimize göre, 2 adımda web site hızlandırma yolları tavsiyelerimizi detaylandırmaya başlayalım.

1. Gzip Sıkıştırma

Gzip (GNU zip) bir dosya formatı ve dosya sıkıştırma ve açma için kullanılan yazılımdır. Gzip sıkıştırması sunucu tarafında çalışır ve html, css ve JavaScript gibi metin dosyalarınızın boyutunda azalma sağlar. Bu sayede sayfa açılış hızınızda fayda sağlamış olursunuz.

Gzip sıkıştırmayı etkinleştirmek için .htaccess dosyanıza erişmeniz gerekmektedir.

Aşağıdaki kodu .htaccess dosyanıza ekleyip, mod_deflate (önerilen) methoduyla gzip sıkıştırmasını başlatabilirsiniz.


<IfModule mod_deflate.c>
AddOutputFilterByType DEFLATE text/html
AddOutputFilterByType DEFLATE text/css
AddOutputFilterByType DEFLATE text/javascript
AddOutputFilterByType DEFLATE text/xml
AddOutputFilterByType DEFLATE text/plain
AddOutputFilterByType DEFLATE image/x-icon
AddOutputFilterByType DEFLATE image/svg+xml
AddOutputFilterByType DEFLATE application/rss+xml
AddOutputFilterByType DEFLATE application/javascript
AddOutputFilterByType DEFLATE application/x-javascript
AddOutputFilterByType DEFLATE application/xml
AddOutputFilterByType DEFLATE application/xhtml+xml
AddOutputFilterByType DEFLATE application/x-font
AddOutputFilterByType DEFLATE application/x-font-truetype
AddOutputFilterByType DEFLATE application/x-font-ttf
AddOutputFilterByType DEFLATE application/x-font-otf
AddOutputFilterByType DEFLATE application/x-font-opentype
AddOutputFilterByType DEFLATE application/vnd.ms-fontobject
AddOutputFilterByType DEFLATE font/ttf
AddOutputFilterByType DEFLATE font/otf
AddOutputFilterByType DEFLATE font/opentype

# For Older Browsers Which Can't Handle Compression
BrowserMatch ^Mozilla/4 gzip-only-text/html
BrowserMatch ^Mozilla/4\.0[678] no-gzip
BrowserMatch \bMSIE !no-gzip !gzip-only-text/html
</IfModule>

 

Kullandığınız sunucu mod_deflate’yi desteklemiyorsa mod_gzip uygulayabilirsiniz.

 


<ifModule mod_gzip.c>
mod_gzip_on Yes
mod_gzip_dechunk Yes
mod_gzip_item_include file \.(html?|txt|css|js|php|pl)$
mod_gzip_item_include mime ^application/x-javascript.*
mod_gzip_item_include mime ^text/.*
mod_gzip_item_exclude rspheader ^Content-Encoding:.*gzip.*
mod_gzip_item_exclude mime ^image/.*
mod_gzip_item_include handler ^cgi-script$
</ifModule>

Eğer WordPress kullanıyorsanız;  GZip Ninja Speed Compression eklentisini kurup gzip sıkıştırmayı etkinleştirebilirsiniz.

Joomla kullanıyorsanız; yönetici panelinin Sistem > Genel Yapılandırma > Sunucu bölümünden gzip sıkıştırmasını etkinleştirebilirsiniz.

2. Görsel Optimizasyonu

görsel optimizasyon örneği

Kalite ve Boyut Dengesi

Web sitenizde genellikle kullanıcılara kaliteli görseller sunmak istersiniz. Fakat kaliteli görseller, dolayısıyla yüksek boyuta sahip olacak ve web sayfanızın açılış hızını en çok etkileyecek faktörlerin başında gelecektir. Bu nedenle web sayfanıza yüklenecek tüm görselleri öncesinde mutlaka optimize etmeli ve kaliteden olabildiğince ödün vermeyerek küçültmelisiniz. Görsellerinizi optimize edebileceğiniz bir çok ücretli ve ücretsiz araç bulunmaktadır.

Ertelemeli Görsel Gösterimi (Lazy Load)

Geç yüklemenin temel fikri, görüntüleri yalnızca kullanıcıların bunları görüntülemesi gerektiğinde yüklemektir. Kullanıcılar sayfadaki tüm öğelerin yüklenmesini beklemek zorunda kalmazlar ve bu nedenle web sayfasını daha erken kullanmaya başlayabilirler.

Bu, sayfalarınızın yalnızca ekranın üst kısmındaki resimleri göstereceği anlamına gelir; geri kalanı, kullanıcı sayfayı kaydırır kaydırmaz gelecektir.

Teknik olarak konuşursak, Lazy Load ziyaretçilerinizin mevcut görüntü alanını kontrol eden ve yalnızca ekranın üst kısmındaki görüntüleri, yani onlar tarafından görülebilen görüntüleri yükleyen bir JavaScript’tir.

Lazy Load Nasıl Kullanılır?

  •  Pure Javascript

HTML:


<img class="lazy" data-src="Görselin Adresi veya Sitedeki Yolu" />

CSS:


.lazy{
display:block;
width:100%;
}

.text-area{
margin:30px 0;
}

JQuery:


$(document).ready(function () {
  $(window).scroll(function () {
    $(".lazy").each(function () {
      if (
        $(this).offset().top <
        $(window).scrollTop() + $(window).height() + 100
      ) {
        $(this).attr("src", $(this).attr("data-src"));
      }
    });
  });
});
  • 3. Parti Uygulamalar

Jquery Lazy Load

Vanilla Lazy Load

Dosya Formatı Seçimi

En çok kullanılan dosya formatları JPEG ve PNG dışında çok bilinmeyen WebP dosya formatını seçmek site hızımız açısından çok uygun olacaktır. Google tarafından JPEG formatının yerini almasını amaçlayarak geliştirilen WebP formatı, kaliteden ödün vermeden resim dosya boyutlarını küçültmek amacıyla son yıllarda oldukça yaygınlaşmıştır.

WebP’nin diğer formatlara göre birçok avantajı vardır.

  • Dosya boyutları çok daha küçüktür.
  • Boyutları küçük olmasına rağmen kaliteleri bozulmaz.
  • Her türlü görsel formatı WebP’ye dönüştürülebilir.
  • Diğer formatlara göre daha fazla sıkıştırılma özelliğine sahiptir.
  • Diğer formatlara göre daha hızlı yüklenen görsel formatıdır.
  • Kaynak tüketimini minimum seviyede tutar.

WebP’nin dezavantajları ise, formatı yaygın olarak desteklenmiyor. Adobe Photoshop gibi yaygın kullanılan görüntü işleme programları WebP’ dosya formatını desteklemiyor. ImageMagick, Pixelmator, XnConvert ve Leptonica WebP uzantısını destekleyen az sayıdaki uygulamalar arasında sayılabilir.

PNG ve JPEG dosyalarınızı WebP’ye dönüştürebileceğiniz web siteleri:

Web sitenizi hızlandırmak veya diğer hizmetlerimizle profesyonel yardım almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Categories
Dijital Pazarlama Rehber SEO

Evergreen İçerik Nedir? Nasıl Oluşturulur?

Sektörel anahtar kelimeler bakımından zengin, yoğun bir şekilde organik trafik alan ve çokça geri bağlantıya sahip bir web sitesi oluşturmanın sırrını bilmek ister misiniz? Evergreen içerik oluşturmak.

Anahtar kelime nedir?

Bu makalede, evergreen içerik nedir, neden önemlidir ve evergreen içeriği içerik pazarlama stratejilerinizde nasıl kullanabileceğinize değineceğiz.

Evergreen içerik, güncelliğini hiçbir zaman yitirmeyen içerik türüdür. Güncel haberler ve mevsimsel olarak ilgi seviyesinin değişebileceği içeriklerden ziyade, okuyucuların her daim ilgisini çekebilecek içeriklerdir.

evergreen içerik nedir kapak fotoğrafı yeşillik içindeki tabelada evergreen içerik nedir yazıyor

Evergreen terimi, yıl boyunca yeşil yapraklarını dökmeyen bitkilerden esinlenerek ortaya çıkmıştır. Mantıklı bir adlandırma değil mi? Ancak, tanıma daha yakından bakacak olursanız, iki önemli konuya değinildiğini fark edeceksiniz: İçerik ve konusu.

 Evergreen İçerik Konu Örnekleri

Evergreen içerik, her zaman içinde tutarlı bir ilgi barındıran ve aranma hacmi her daim yüksek olan konularda yazılmaktadır.

Örneğin,

“Nasıl kilo verilir?” arama sorgusuna oluşturulacak bir içerik, bugün olduğu gibi, 50 yıl sonrasında da okuyucuların dikkatini çekecektir.

“Patlıcan yemeği tarifleri” hakkında yazılacak bir içerik, yemek pişiren kişileri her daim ilgilendirecek konuda olacaktır.

Öte yandan, yalnızca belirli bir dönem boyunca okuyucuların ilgisini çekecek konulardaki içerikler, evergreen olmayan içerik kabul edilmektedir.

Örneğin,

“COVID-19 PCR Testi” anahtar kelimesinde yazılan bir içeriğin, pandemi dönemi bittikten sonra aranma hacmi düşeceği için organik trafiğinin düşmesi beklenmektedir.

“Olimpiyatlar” ile ilgili üretilecek bir içerik, yalnızca yılda iki dönem boyunca okuyuculara hitap edecektir.

Evergreen içerik nedir sorusunun cevabı şudur: hiçbir zaman güncelliğini yitirmeyen, asla eskimeyen bir konuyla ilgili içeriktir.

Dün oynanan futbol maçı skorları hakkında bir yazı yazarsanız, konuya devam eden ilgiye rağmen, bir hafta geçmeden okuyucu ilgisinin düşmesi sebebiyle yüksek bir yatırım getirisi elde edemezsiniz.

Evergreen olmayan içerikleri yönetme yollarıyla ilgili daha detaylı bilgi almak istiyorsanız, okumaya devam edebilirsiniz!

Evergreen İçerik Neden Önemlidir?

2016’da Donald Trump seçimi kazandığında, New York Times kendi web sitesi üzerinden konuyla ilgili bir içerik yayınladı.

Konuyla ilgili içerik üreten ilk birkaç web sitesinden biri oldukları için, sitelerinin organik trafiğinde büyük bir artış gözlemlendi.

new york times dergisinin kendi web sitesinde yayınladığı donald trump seçimi kazandı yazısının aldığı organik trafiğin zaman içindeki grafiği

Ancak, bu ilgi yalnızca birkaç ay sürdü. Amerikan halkı, Donald Trump’ın iktidarda olmasına alıştıkça, “Donald Trump’ın seçimi kazanması” konusuna ilgilerini kaybettiler.

Bu nedenle, ilgili konunun bulunduğu web sayfasına gelen trafik hızla düştü.

Evergreen olmayan, ancak güncel dönemde ilgi çekebilecek bir konuda içerik yayınladığınızda, büyük ölçüde bir organik trafik patlaması yaşarsınız. Buna, “spike of hope” adı verilir. Zamanla, ilgi azaldıkça, aynı hızla düşen trafiğe ise “flatline of hope” denir.

Evergreen olmayan içerikler yazmanız gerekiyorsa, web sitenize düzenli olarak içerik girişi yapmanız gerekir. Aksi halde, durgun olduğunuz dönemlerde trafiğiniz hızla düşecektir.

İşte tam da bu yüzden, evergreen içerik nedir sorusunun yanıtını çok iyi biliyor olmalısınız.

Evergreen İçerik Yazmanın Avantajları Nelerdir?

Daha az iş.
Yayınladığınız evergreen içeriği sık sık güncellemeniz gerekmez. Bu da, farklı konularda içerik yazmanıza zaman yaratmak anlamına gelmektedir.

Düzenli organik trafik.
Google, web kullanıcılarının arama sorgularıyla en ilişkilendirilebilir sayfaları göstermektedir. İçeriğiniz güncel değilse, arama motoru sonuç sıralamasında yükselmek oldukça zordur.

Web sayfalarınızı iki ayda bir güncelleyecek iş gücünüz bulunmuyorsa, tek çareniz evergreen içerik üretmektir.

Gelecek hafta insanların ilgisini kaybedeceği haberleri içeriğinizde işlemeyin. Yalnızca eskimeyen konuları hedefleyin!

Nasıl mı? İki aşamalı bir süreçle;

1. Adım: Evergreen Konu Araştırması

Hiçbir zaman eskimeyecek konuları bulmak, trendlere göre değişebilecek konulardan uzak durmak, tutarlı arama trafiği olabilecek konulara odaklanmakla ilgilidir.

Bunu yapmak için öncelikle evergreen içeriğiniz için konu araştırması yapmalısınız.

Anahtar kelime araştırması ve içerik üretme gibi SEO çalışmalarına ayıracak vaktiniz yoksa veya yeterli bilgi birikiminiz olmadığını düşünüyorsanız, bizimle iletişime geçebilirsiniz!

Aranma Hacmi Yüksek Anahtar Kelimeler Bulun

Web sitenizde sunmak istediğiniz birkaç konu üzerinde beyin fırtınası yaparak işe başlayabilirsiniz.

Evergreen içeriğimiz için belirlediğimiz anahtar kelime “sağlıklı kilo verme” olsun.

sağlıklı kilo verme anahtar kelimesi ahrefs aranma hacmi gösterimi

Kelimenin aranma hacmine bakın: 1.800

Anahtar kelimenin yeterli organik trafik çekme potansiyeli var mı? Yoksa, insanlar konuyla ilgili satın alma gibi farklı bir eğilimde mi?

Durumun bu olmadığına emin olmak için, arama sorgusunu Google’a yazın ve çıkan sayfalarda bahsedilen konuları inceleyin.

Son olarak, arama motoru sonuç sıralamasında ilk 10’da yer alan web sayfalarının aldıkları trafiği kontrol edin, eğer rakam yüksekse, belirlediğimiz anahtar kelime evergreen içerik üretmede kullanılabilir.

sağlıklı kilo verme yazıldığında google ın gösterdiği sonuçlar ve bu web sayfalarının aldığı trafik ahrefs görünümü

Kullanıcı İlgisinin Zaman İçindeki Değişimini İnceleyin

Belirlediğiniz anahtar kelimenin yüksek aranma hacmi olabilir. Ancak, konuya olan ilginin zaman içinde nasıl değiştiğine emin olmalısınız.

Google Trends ücretsiz aracıyla, konunun zaman içindeki popülerliğini inceleyebilirsiniz.

“Sağlıklı kilo verme” anahtar kelimesinin trendine bir bakalım;

google trends sağlıklı kilo verme arama trendi zaman içindeki değişim evergreen içerik nedir

Şimdi de, “yılbaşı” anahtar kelimesi için kullanıcı trendini inceleyelim;

yılbaşı arama sorgusu google trends evergreen olmayan içerik

Gördüğünüz gibi, mevsimsel olarak yükselen ve yılın kalan aylarında düşen bir kullanıcı trendi söz konusudur.

Yukarıda verdiğimiz iki örnekten de anlayabileceğiniz gibi, “yılbaşı” anahtar kelimesi hedeflenerek yazılacak içerik, evergreen olmayan içeriktir. “Sağlıklı kilo verme” anahtar kelimesi hedeflenerek yazılan bir içerik ise, evergreen içeriktir.

Kullanıcı Eğiliminin Tutarlı Olduğuna Emin Olun

Arama yapan kişinin Google’a bir arama sorgusu yazarkenki amacına kullanıcı eğilimi denir.

Kullanıcı eğilimi net olmayan bir anahtar kelime için içerik üretildiğinde, arama motoru sonuç sıralaması grafiğinizde dalgalanma olacaktır.

Bu durumda, içeriğiniz teknik olarak “güncel” bile olsa, Google kullanıcı eğilimine göre sıralama yapacağı için içeriğiniz ilk sayfada çıkmayacaktır.

Tek yapmanız gereken, Google’a anahtar kelimenizi yazmak ve çıkan ilk 10 sonucu incelemek! Eğer arama motoru sonuçlarında çıkan sayfalar blog yazılarından oluşuyorsa, kullanıcı eğilimi konusunda endişe etmenize gerek yoktur.

2. Evergreen İçerik Yazmak

Evergreen içerik oluşturmak işin en kolay kısmıdır. Arama motorlarının gözünde evergreen olmayı sürdürmek ise işin zor yanıdır.

Peki, bunu nasıl başarabilirsiniz?

10X İçerikler Üretin

Google’ın amacı, arama sorgusu yapan kullanıcılara en ilişkilendirilebilir sonuçlar sunmaktır.

En iyi sonuç sıralamasında olmak için ise, yüksek kaliteli içerikler yazmanız gerekmektedir. Çünkü, düşük kalitede içerikler herkes tarafından üretilebilir.

Belirlediğiniz konu hakkında üstünüze olmadığını göstermeniz gerekiyor. Dijital pazarlama dünyasında bu stratejiye 10x içerik denmektedir.

İçeriğiniz diğer web sayfalarındaki gibi 1X ise, web sitenizle rekabet etmek oldukça kolaydır. Rakiplerinizin sayfalarında yer alan 2X içerikten daha yüksek kelime sayısına sahip bir içerik üretebiliyorsanız, şansınız daha yüksek olur.

Özellikle aranma hacmi yüksek ve rekabetin çok olduğu bir anahtar kelimede yazdığınız içeriğin gösterim elde etmesini istiyorsanız, 10X içerik stratejisinden başka çareniz yoktur.

10X içerik stratejisinin bir diğer artısı, uzun vadede ilk sayfa sıralamanızı koruma şansınızın daha yüksek olmasıdır.

İçeriğinizi oluşturduktan sonra, aşağıdaki kontrol listesinin üstünden geçmenizi tavsiye ederiz;

Kalite.
Web sayfanızın tasarımınız kullanıcı dostu mu? İçeriğinizin okunması kolay mı? İçerik dili eğleceli ve faydalı mı?

Özgünlük.
İçeriğinizi oluşturduktan sonra, mutlaka özgünlük kontrolü yapmalısınız. 100% özgün yazılan içerikler, kullanıcılar ve arama motoru botları tarafından alanında uzman kabul edilmenize yardımcı olur.

Yazdığınız içeriğin özgünlük oranını, aşağıdaki ücretsiz araçlar üzerinden kontrol edebilirsiniz:

İçeriğinizin Ömrünü Kısaltacak Konulara Değinmeyin

Bazı içerik pazarlamacılar, makalelerinde popüler kültüre atıfta bulunmayı sever. Ancak, evergreen olmasını hedeflediğiniz içerikte, popüler dizi karakterlerinden veya güncel olaylara değinmek, uzun vadede yatırım getirinizi düşürebilir.

john snow içerik pazarlamasını öğretiyor makalesinin zaman içindeki organik trafiği

İçerik pazarlamacıların bunu yapmasının asıl nedeni, okuyucuların ilgisini artırmaktır. Bu strateji, kısa vadede organik trafik miktarında bir artışa neden olsa da, evergreen içerik oluşturma yöntemlerinden biri olarak kabul edilmemektedir.

İçeriğinizin Ömrünü Kısaltacak Bir Dil Kullanmayın

Mümkünse, evergreen içerik oluştururken aşağıdaki ifadeleri kullanmaktan kaçının:

  • Geçen ay,
  • Dün,
  • 201X.

Çünkü bu tür kelime grupları, içeriğinizin belirli bir tarihten sonra eskimiş olduğu izlenmini verecektir.

Öte yandan, meta başlığa yıl eklemek, içeriğinizin güncel bir içerik olduğu izlenimi dolayısıyla okuyucuların tıklama oranını artıracaktır. Bu durumda da, sayfanızın meta başlığını her yıl güncellemeniz gerekecektir.

Jeff Bezos’un da dediği gibi “değişmeyen şeylere odaklanın.”

Yazdığınız içeriklerin sürdürülebilir organik trafik almasını istiyorsanız, haftada on makale yayınlamaya olan ihtiyacınızın ortadan kalkmasını hedefliyorsanız, evergreen içerik tam sizin için!

Evergreen içerik nedir konusuna değinerek oluşturduğumuz içeriğin sonuna geldik. Düşüncelerinizi yorumlar üzerinden bizimle paylaşabilirsiniz!

 

Categories
E-Ticaret Sözlük

E-Ticaret Nedir? Avantajları Nelerdir? Nasıl Uygulanır?

E-ticaret COVID-19 salgınıyla beraber hayatımızda daha çok yer edinmiştir. Peki bu e-ticaret nedir?

E-ticaret, diğer bir adıyla elektronik ticaret, çevrim içi gerçekleştirilen alım satım işlemi olarak tanımlanabilir.

Kişiler ihtiyaç duyduğu ürünleri, farklı ekonomik maliyetler karşılığında e-ticaret ortamında satın alabilirler.

E-Ticaret Nasıl Ortaya Çıktı?

E-ticaret nedir sorusuna yanıt olarak online mağaza kullanarak ürün satın alan bir kadın ve içi ürün dolu market arabası maketi.

İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte ilk e-ticaret işlemi 11 Ağustos 1994 yılında gerçekleşmiştir. Her ne kadar farklı hikayeler anlatılıyor olsa da Dan Kohn’un kurucuları arasında olduğu NetMarket ağı üzerinden bu işlem gerçekleşmiştir.

Dan Kohn, NetMarket’ten 12.48 dolarlık bir Sting CD’si satarak ilk e-ticaret işleminin gerçekleştirmiştir.

E-Ticaret Nasıl Uygulanır?

“E-ticaret nedir?” konusu aydınlattıktan sonra cevap bekleyen diğer bir konu da e-ticaretin nasıl uygulanacağıdır. E-ticaret ağını kurarken dikkat edilmesi gereken noktalar vardır.

Etkili Bir Domain Belirlemek

Öncelikli olarak yapılması gereken bir domain satın almaktır. Seçtiğiniz domain, akılda kalıcı, kısa, okunması kolay ve ürettiğiniz marka ile ilgili olmalıdır. Bu şekilde, arama motorlarında markanızın aranması daha kolay olacaktır.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, patent araştırılması yapılmasıdır. Çünkü almak istenilen domainin patenti başka bir markaya ait olabilir. Bu da markaya zarar verebilir, reklam ve kurulum maliyetlerini artırabilir.

Ödeme Yöntemlerini Belirlemek

E-ticaret sisteminde, müşteriler ödeme yöntemini seçebilmek ister. Bu nedenle, aşağıdaki seçenekleri onlara sunmanız gerekir.

  • Sanal pos ile ödeme
  • Havale ile ödeme
  • Kapıda ödeme
  • Ortak ödeme merkezleri (Paynet, Payu, Paypal, iPara vb.)
  • Mobil ödeme

Web Tasarımı Oluşturmak

e-ticaret web sitesinden alışveriş yapan bir kadın.

Sitenizi diğer e-ticaret sitelerinden ayırabilecek en önemli özelliklerden biri web tasarımıdır. Web sitesi oluşturma işlemini yaparken kullanıcıların rahatlıkla kullanabileceği, son trendlere uygun ve markanızı doğru yansıtabilecek olmasına dikkat edilmelidir.

Piyasada var olan tasarımlar yerine, daha özel ve güvenli tasarımlar oluşturmak daha doğru bir yöntemdir. Web tasarımı için alanında uzman bir ekibiniz yoksa, FastnTech olarak sunduğumuz UI & UX hizmetinden faydalanabilirsiniz.

E-Ticaret Yazılımı Oluşturmak

Bir diğer önemli nokta da e-ticaret yazılımı araştırmasıdır. E-ticaret yazılımının alt yapısının güçlü, SEO uyumlu, geliştirilebilir ve yönetim paneli kolaylığı olması gereklidir.

Şimdi ve markanız geliştikçe tüm ihtiyaçları karşılayabilecek bir e-ticaret yazılım altyapısı olmalıdır.

Güvenlik Sertifikası

Alışveriş güvenliği için web sitesi geliştirme işlemi yaparken güvenlik sertifikası (SSL) mutlaka bulunmalıdır.

E-Ticaret Modelleri

“E-ticaret nedir?” sorusuna yanıt verdikten sonra, e-ticaret modellerine bir göz atalım. Dört farklı e-ticaret modeli vardır. Bu modeller şu şekilde sıralanır;

B2B E-ticaret

B2B e-ticaret, İngilizce “Business to Business” kelimesinin kısaltmasıdır. Bu model, bir işletmenin başka bir işletmeye bir ürünü ya da hizmeti toptan satması olarak tanımlanabilir.

B2C E-ticaret

B2C e-ticaret, çoğu insanın e-ticaret olarak tanımladığı modeldir. İşletmenin tüketiciye bir ürünü ya da hizmeti satması olarak tanımlanabilir.

C2C E-ticaret

C2C e-ticaret, üreticiden ürünü satın alan bir tüketicinin başka bir tüketiciye bu ürünü ya da hizmeti satması olarak tanımlanabilir. Bu modele örnek olarak Dolap gösterilebilir.

C2B E-ticaret

C2B e-ticaret, bir tüketicinin bir işletmeye bir ürünü ya da hizmeti satması olarak tanımlanabilir. Freelance bir web tasarımcının bir şirkete web tasarımı hizmeti sunması örnek olarak gösterilebilir.

E-Ticaret Avantajları ve Dezavantajları

E-ticaret nedir sorusuna yanıt olarak online dükkan görünümlü telefon.

Avantajları

Satıcı açısından;

  • Her zaman ulaşılabilecek bir şube olanağı sağlar.
  • Ürünleri hakkında daha detaylı bilgi sunulabilir.
  • Maliyet tasarrufu sağlar.
  • Ürünlerin reklamı daha kolay ve az maliyetli bir şekilde yapılabilir.
  • Müşteri ağı genişletilebilir.
  • İletişim masraflarında azaltma sağlar.
  • Kurulum maliyeti düşüktür.
  • Firmanın bilinirliğini arttırma imkanı sağlar.

Tüketici açısından;

  • Alışverişin hızlı bir şekilde yapılmasını sağlar.
  • Fiyat araştırması daha kolay bir şekilde yapılır.
  • Ürünlerin kıyaslanabilmesi için olanak sağlar.
  • Ürün çeşitliliği ve fiyat çeşitliliği daha fazladır.
  • Ürünü daha önce satın alan tüketicilerin yorumlarına anlık olarak ulaşılabilir.
  • İndirim ve kampanyalara ulaşım kolaylığı sağlar.
  • Gün içinde istenildiği zaman alışveriş yapma olanağı sağlar.

Dezavantajları

  • Tüketici ve satıcının yüz yüze görüşme olanağının olmaması,
  • Tüketicinin satın almak istediği ürünü canlı görebilme ve deneyebilme olanağının olmaması,
  • Alınana ürünün hemen elden alınamaması, kargonun beklenmesi,
  • Web sitesinde güvenlik açıklarının bulunabilmesi ve saldırıların olabilir olması,
  • Alınan ürünün iade edilme süreleri bire bir alışverişlerden daha uzun sürmesi,
  • Sanal ortamda yapılan alışverişlerde genellikle kredi kartının kullanılması ve tüketicinin güven beklentisi nedeniyle e-ticaret platformunda yer edinmenin biraz zaman alması,
  • Ürünler arasında kıyas yapma imkanının fazla olması nedeniyle rekabet ortamının çok olması.